• BIST 107.673
  • Altın 151,891
  • Dolar 3,7069
  • Euro 4,3562
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 22 °C
  • Adana 26 °C
  • Antalya 23 °C

O uçak aslında Kaçak Saray'a düştü

Putin neden Erdoğan yönetimini aşağılamaya başladı?

M. ESEN / Moskova’dan yazıyor
Dün Rusya’da gelenek haline gelmiş olan “Yıl sonu basın toplantısını” gerçekleştiren Başkan Putin , Türkiye hakkında yönetimi hedefleyen çoğunlukla  sert, ama az da olsa Türk halkına yönelik yumuşak ifadelerin yer aldığı açıklamaları sırasında, hiç şüphesiz ki içinden seviniyordu.

Başkan Putin’in açıklamalarından sonra Rus medyasında yer alan yorumlar ve Rus kamuoyunun geldiği nokta içeride net bir zaferi ortaya koyarken, Ortadoğu ekseninde ise Rusya  bir uçağını vermiş, ama paha biçilmez kazanımları da hiç zorlanmadan elde etmiş gibi görünüyor.

RUS YÖNETİMİ İÇERİDE NELER KAZANDI?

Batı bloku tarafından başlatılan yaptırımlardan sonra Rusya’nın Batı mallarına uyguladığı karşı yaptırımlar esnasında  Ruslar bir şey keşfetti , örneğin yaptırımların ilk aylarında ciddi bir endişe doğuran süt ve süt ürünleri eksikliği -ki Süt ürünlerinin yüzde 69’u dışarıdan ithal edilmekteydi - adeta mucizevi bir şekilde bir kaç ay içerisinde giderildi. Peki ama nasıl ? Çok basit , Rusya’nın geniş coğrafyasına yayılmış küçük işletmeler , hızla atağa kalkarak üretimlerini artırdılar . Buna Belarus ürünleri de eklenince ortaya çok güzel  Rus süt ve süt ürünleri çıktı. Yani Rusya eksikliğini duyduğu ürünleri üretebileceğinin farkına vardı ve bu defa Sovyet dönemi kalite sorunlarını da yaşamadan elbette.

Tarım ürünleri ve seracılık için ülkenin çeşitli bölgelerinde hummalı bir faliyet olduğu da bir gerçek. Evet belki Rusya kendi tarım çeşitliliğini ülke iç tüketimine yetecek büyüklüğe ulaştırmak için oldukça uzun bir zamana gerek duyabilir, ama şundan emin olmalıyız gereken domatesi öyle veya böyle kısa süre sonunda üretecekler ve bu üretim düzeyine varıncaya kadar çeşitli kaynaklardan (biraz daha pahalı olsa bile) temin edecekler.

Hayvancılık sektöründe kendine rahatlıkla yetebilen Rusya, eksikliğini hissettiği beyaz et konusunda ise son yıllarda yine kamu destekli devasa şirketler eliyle bu eksikliğini de giderme yolunda. Örnek olması açısından belirtelim; koca bir şehir “Bryansk oblastı” tüm yerel imkanlarıyla bu işletmelerden birinin  emrine amade bir şekilde hizmet vermekte.

Tekstil ürünleri konusunda ise Rusya’nın eli çok daha rahat , Türkiye’ye alternatif bir çok pazar var. Çin büyük bir örnek. Yanı sıra Rusya içinde artık iyice yerleşmiş olan üretim merkezleri de umut vaat ediyor.

Rus Turizmi ise bu krizin belki de en büyük kazananı olacak, Sochi olimpiyatları vesilesiyle yapılmış dev yatırımların yanı sıra, cennetten bir parça olan Kırım’da artık Rusya’nın yeni tatil mekanı olacak. Bu merkezlerin gerekli altyapı ve yatırıma kavuşması çok uzun zaman almayacaktır. Evet belki Türkiye’nin turizm konusunda ki tecrübelerini yakalamaları zaman alabilir, ama Rus ruhundan bi haber Türk yönetici elitinin zırvaladığı gibi Ruslar, “bir şekilde” Antalyaya gelmeyeceklerdir.

BATI OYUNU KAYBETTİ!

Son yaptırımlarla zayıflatılmaya çalışılan Putin iktidarı geçen yıl Batı’nın oyununa karşılık gerçekleştirdiği ekonomik hamle ise gerçekten zeka ürünüydü. Geçen yıl tam da bu zamanlar Rusya’nın nabzını ölçmeye yönelik petrol temelli Batı spekülasyonu, Doları Ruble karşısında  1 Doları = 35 Ruble bandından alıp, 1 USD = 55 Ruble bandına uçurunca Putin yönetimi o günlerde kimsenin anlayamadığı şekilde kamu şirketleri eliyle doları ruble karşısında frenleyeceği  yerde  adeta gazlayarak  1 Dolar = 85 Ruble bandına kadar taşımıştı.

Herkesin şaşkınlıkla izlediği bu olayın anlamı şuydu; “Ey Batı bizi dolarla vs. terbiye edeceğini zannediyorsan yanılıyorsun, buyur dolar şimdi senin istediğin rakamın iki katı, başka kozun var mı?” sorusuydu. Batılı dehalar, ellerini ovuşturarak Rus halkının bu tirana karşı birleşeceğini sanmıştı, ama Putine olan halk destek misliyle artmıştı.

UÇAK KRİZİ PUTİN’İN ZAFERİNE DÖNÜŞTÜ

Rus yönetimi uçak krizi ile hem içeride hem de dışarıda bir dizi kazanım elde etti. Putin uçak krizi sayesinde içeride elde etiği en büyük kazanımı, fakirlik ve gelir adeletsizliğinin diz boyu olduğu ülkede (ama fakirlik demişken sakın Anadolu fukaralığıyla karıştırmayın, o konuda Ruslar kesinlikle elimize su dökemez) halkın en az bir kaç yıl daha vatan sevgisine sarılacak olmasıdır. Unutulmasın,  tarih bize göstermiştir ki, Rus halkının vatanseverliği hiç te yabana atılır bir gerçeklik değildir.

 

Rusya’nın Ortadoğu kazanımları saymakla biter mi bilmem, ama bu noktada en önemli gerçek Rusya’nın artık Suriye’nin sadece bir bölgesine değil tüm dünyanın kalbine oturduğu gerçeğidir. Bir uçağı düştü evet, ama doğalgaz arzı konusunda en büyük rakibi olan Katar şeyhinin ve ortağı bizim Halifenin hayali olan boru hattının tıpasını öyle bir çakmış oldu ki, artık o boru Türkiye üzerinden Avrupaya ancak fanatastik boru-kurgu  filimlerinde döşenir. Elbette bizim dahi dış politika üstadı Sayın Başbakanımız ve ekibi boruyu bu kezde Musul’dan dolaştırmaya kalktılar ama nafile , o mıntıkada artık parçalı bulutlu.

ABD ŞAŞKIN!

ABD yakın tarihte belki de ilk defa ne yapacağını tam olarak bilemez halde. İstediği elbette AKP-Barzani – Sünni ittifakı, ama PYD-PKK olgusunu da dengede tutmaya çalışıyor. ABD’nin bu konuda bir seçim yapma zamanı geldiğinde AKP politikaları bir kez daha çökecek gibi görünüyor. Zira ABD ve Batı, Sünni ittifakının dünyaya armağan edeceği şeyin terör ve kan olduğunun geç de olsa farkında.

PUTİN’İN AŞAĞILAYICI DİLİNİN ANLAMI

Başkan Putin Türkiye ile ilgili yaptığı açıklamalarda diplomatik dilin dışına çıkan öyle ifadeler kullandı ki, Putini yıllardır tanıyan Rus gazeteciler bile şaşkınlık içinde kaldı. Putin’in alay eden, belden aşağı benzetmelerle süslediği aşağılayıcı konuşması, elbette Türkiye medyasında yeterince yer bulamadı. Ancak, Rus kültürünü dikkate aldığımızda diplomatik üslup ve nezaket sınırlarını çok fazlasıyla aşan bu dilin ciddi bir anlamı var.

Putin’in kullandığı bu dil, Rus yönetiminin Erdoğan ve ekibini tamamen gözden çıkardığını gösteriyor.  Dahası sanılanın aksine Erdoğan yönetimine karşı Rusya’nın hiçbir zaman yumuşamayacağı ve ilişkilerin normalleşmeyeceği anlamına geliyor. Diğer bir anlatımla, Rusya-Türkiye ilişkilerinin ancak Erdoğan yönetiminin sonlanması ya da açıkça hatasını kabul edip gereğini yapmasıyla normale döneceğini bilmek gerekiyor.

Öte yandan artık bütün Dünya AKP gerçeğinin farkında; komik, ölçüsüz, korkak ve düzeysiz politikalarının sonuçlarını ölçmeye başladılar bile.

Rusya, uçak krizi nedeniyle NATO ‘nun ve ABD ‘nin seçim öncesi hiçbir hamlede bulunmayacağını açıkca gördü. Milyarlarca dolar değerindeki bu tecrübenin hemen sonrasında Suriye’ye inanılmaz ölçüde askeri yığınak yapmış oldu. Bundan sonraki adım, İsrail- Kıbrıs havzasındaki doğalgaz rezervlerinin çıkarılması ve işletilmesinde, Suriye dolayımıyla Rusya’nın devreye girmesidir. Artık Rusyasız Akdeniz mazide kaldı.

Elbette ‘zat-ı şahaneleri’nin bu noktada memleketin yüksek menfaatlerini korumaya yönelik adımlarının olacağı da kuşkusuz. Mesela  Putin için şöyle bir açıklama yapabilir; “İstediğimiz gibi boru döşeriz, boru döşemeyi senden öğrenecek değiliz eyyy Putin“! Valla kim boruyu nereye döşer bilinmez, ama bu ara döşeyen kişi bizden değil burası çok net.

Unutmadan akşam saatlerinde gelen yeni bir haber; “Rusya düşürülen uçağın Kara Kutusunu açıyor” şeklindeydi. Muhtemelen bir kaç gün içinde o uçağın Kara Kutusu açılırken birilerinin de kutusu yavaş yavaş kapanmaya başlayacak gibi.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)