• BIST 108.197
  • Altın 153,753
  • Dolar 3,8399
  • Euro 4,5165
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 16 °C
  • Adana 18 °C
  • Antalya 18 °C

Öcalan, Gülen Cemaatine 'ittifak' teklif etmiş!

Öcalan, Gülen Cemaatine 'ittifak' teklif etmiş!
18 Mart 2013 tarihindeki görüşme tutanaklarında HDP heyetinden Sırrı Süreyya Önder Cemaat yetkilileri ve o dönemde Cemaat'in yayın organı olan Zaman gazetesi genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı ile yaptığı görüşmeden söz ediyor.

HDP'nin İmralı Heyeti ve Abdullah Öcalan arasında 2013 yılında İmralı’da gerçekleşen görüşmelere ilişkin notların yer aldığı kitaptan önemli ayrıntılar yayınlanmaya devam ediyor.

Odatv editörlerinden Fethi Yılmaz İmralı tutanaklarından önemli bazı bölümleri derledi..

HDP'nin İmralı Heyeti ve Abdullah Öcalanarasında 2013 yılında İmralı’da gerçekleşen görüşmelere ilişkin notların yer aldığı "Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa" kitabından bazı önemli ayrıntılar şöyle:

ÖCALAN: GÜLEN'İ EN İYİ ANLAYACAK OLAN YİNE BENİM

18 Mart 2013 tarihindeki görüşme tutanaklarında HDP heyetinden Sırrı Süreyya Önder Cemaat yetkilileri ve o dönemde Cemaat'in yayın organı olan Zaman gazetesi genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı ile yaptığı görüşmeden söz ediyor. Bunun üzerine Abdullah Öcalan PKK'nın Cemaat konusundaki açıklamalarında dikkatli olması gerektiğini ve Fethullah Gülen'in sözlerine hak verdiğini belirtiyor.

O görüşmenin ilgili bölümü şöyle:

"S. Demirtaş: Önceki görüşmede aktarımlarınız yanlış anlaşıldı; Cemaat'e düşmanlık ve karşıtlık gibi yorumlandı. Gelmeden önce Sırrı Süreyya bazı temsilcileriyle görüştü. Onlar da bunu tam anla­yamadıklarını, tedirgin olduklarını söylemişler.

S. S. Önder: Evet, Ekrem Dumanlı'yla görüştüm. Bunun nedenini anlayamadıklarını, Bahoz Erdal'ın Cemaat'e yönelik sert açıklama­larıyla da birleşince kaygılandıklarını, AKP ile anlaşıp kendilerine yönelmek gibi bir niyetlerinin olduğunu düşündüklerini aktardı.

A. Öcalan: Bahoz Erdal'ın açıklamaları mı olmuş? Dikkat edil­mesi lazım. Aslında bu dönemde herkesin birbirine karşı kullanacağı dil ve üsluba dikkat etmesi gerekir. Cemaat'le ilgili şeye gelince, o dedikleri gibi değildir. Biz kendilerine Ortadoğu'da demokratik itti­fak bile teklif ettik, değil mi? Öyle düşmanlığımız falan olmaz. Söy­leyin, Gülen'i en iyi anlayacak olan yine benim. Hatta kendisi "Sulhta hayır vardır" demişti. Ben de aynen katılıyorum. O da barışı destek­liyor. Ortadoğu'da demokratik bir uzlaşı sağlayabiliriz." (s.42)

"MANDELA EMPERYALİZMDEN İCAZETLİYDİ"

Güney Afrika'nın eski lideri Nelson Mandela'nın hayatı Kürt hareketi tarafından Abdullah Öcalan'la benzeştirilirdi. Öcalan'ın da Mandela gibi yıllarca cezaevinde yattıktan sonra ev hapsine çıkması, Kürt siyasi hareketi tarafından Türkiye'ye örnek olması gerektiği belirtildi. Ancak 3 Nisan 2013 yılındaki görüşmelerde Öcalan, Mandela için dikkat çeken bir yorumda bulunuyor.

Tutanaklarda o bölüm şöyle geçiyor:

"Kendimle ilgili, özgürlüğüm meselesi de Türkiye'nin demokratik­leşmesi ve Kürtlerin özgürlüğü ile bağlantılıdır. Halkımızın özgür­lüğü garanti altına alınırsa cezaevinin anlamı kalmaz.

Beni Mandela'ya benzetmek de tam uymuyor. Mandela emperya­lizmden icazetliydi. Paralel devlet beni giderek emperyalizmden ica­zetli gibi göstermek istiyor." (S.57)

AKP KANDİL'DEN GELECEK PKK'LILARIN ÖCALAN'LA GÖRÜŞMESİNİ KABUL ETTİ Mİ?

3 Nisan 2013 tarihinde sonra yer alan, kitapta "Ekonomik Sosyal ve estetik yaşamı inşa edeceksiniz" başlıklı bölümde çarpıcı bir diyalog dikkat çekiyor. Kandil'e Öcalan'ın mektubunu vermek üzere giden Sırrı Süreyya Önder, PKK'nın Öcalan'la görüşme istediğini belirtiyor. Konuyu dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin'le görüştüğünü belirten Sırrı Süreyya Önder, "Sadullah bey Kandil'den bir heyetin görüştürülmesinin görüntüden daha kolay olacağını ve daha az risk içerdiğini söyledi" dedi.

İlgili bölüm şöyle:

"S. S. Önder: Talimatınız üzerine hem mektubu verdik. Hem ak­tarımlarımızı yaptık, hem de herkesi ayrı ayrı izledim ve imkanlar el­verdiğince tek tek de konuştum. Öncelikle mektupta da okumuşsunuzdur. Kandil'den bir heyetin sizinle doğrudan görüşme­sini önemli buluyorlar. Bunu iki açıdan istiyorlar: Birincisi size olan özlemleri, ikincisi gerilla üzerinde olumlu etki yaratacağı düşüncesi. Ben de döner dönmez bu durumu Sadullah beyle görüştüm. Bu hemen yapılamayacaksa, gerillaya doğrudan hitap eden bir görüntülü ses kaydının da şimdilik kaydıyla olabileceğini aktardım. Sadullah bey Kandil'den bir heyetin görüştürülmesinin görüntüden daha kolay olacağını ve daha az risk içerdiğini söyledi,

A. Öcalan: Peki, orada duralım. Bunu heyetle görüştüm. Zaten biliyorsunuz, benim de bu yönde bir talebim ve mutabakatım vardı." (s.60)

Aynı bölümde yer alan görüşmenin devamında Öcalan İmralı'ya gelecek heyetleri şöyle sıralıyor:

"A. Öcalan: Buraya gelecek olan heyetleri yazdırayım. 1- Kandil heyeti. 2- Akademisyenlerin de aralarında bulunduğu bir danışma kurulu oluşturacağım, onlar gelip gidecek. 3- Akil İnsanlar gelecek. Yalnız bu kurulun bir Başkanının olması gerekir, Bölgelerin Başkan­ları var, ama hepsinin bir Başkanı olmalı. Bu kurulun ayrıca bir Baş­kanı olmalı. Başkansız olması gülünç, bunu kendisine de söyledim. 4- Parlamentoda yeni kurulan komisyonun üyeleri. 5- Sivil toplum. 6- Medya. 7- AB bünyesinden birileri. 8-Geniş aile ve dostlar. 9- Bu dörtlü konferansın temsilcileri. 10- Güney heyeti." (s.65)

ÖCALAN'DAN SIRRI'YA: BENİMLE ÇALIŞIRSAN OSCAR'I ALIRSIN

Görüşme tutanak tarihinin yer almadığı "Ekonomik Sosyal ve estetik yaşamı inşa edeceksiniz" başlıklı bölümde Abdullah Öcalan'ın Sırrı Süreyya Önder'e film çalışmalarında yardım etmek istediğini söylemesi ve Oscar göndermesi dikkat çekiyor. Öcalan, İbrahim Tatlıses'e ilişkin de sert eleştiriler de bulunuyor.

Görüşmenin o bölümü şöyle:

"(Sırrı'ya dönerek) Daha önce sanatla ilgili konuşmuştuk. Sen Baba İshak'tan başlayarak Urfa-Antep-Halep üçgenindeki -ki Maraş ve Adıyaman da bunun içine girer. Araplar ve Kürtlerin harmanlandığı yerdir- Türkmen hareketliliğini araştır. Baba İshak direnişçidir. Al­evilik esas derinliğini buralarda almıştır. Bu bir kültürdür, bu kültürü özümseyebilirsiniz. Bununla ilgili de bir roman çalışman varmış, bu roman da olabilir. Ama film olursa benimle de çalışabilirsin, ben yar­dımcı olabilirim. O zaman Holywood'la yarışırsın, Oscar ödülünü alırsın.

S. S. Önder: Başkanım, sizin güveniniz her türlü ödülden daha önemlidir benim için.

A. Öcalan: Hep söyledim: Yılmaz Güney, İbrahim Tatlıses için "Bizim köklerimizi yozlaştırma projesidir" derdi. O başaramadan gitti. Sen bu alandaki ürünlerinle -Ki o da roman yazardı- buna izin vermemelisin. Ama sakın ha, siyaset şart. Daha önce de söylemiştim, bunları rahat yapabilmen için sana gereken korumayı sağlayacaktır." (s.71)

AKP, İMRALI'YA BASIN SÖZCÜSÜ VERECEKTİ

Tutanak tarihinin yer almadığı, "Ekonomik Sosyal ve estetik yaşamı inşa edeceksiniz" başlıklı bölümdeki görüşmede İmralı'ya basın sözcülüğü atanması dikkat çekiyor. 2013 Nisan sonrasında yapıldığı tahmin edilen görüşmede HDP'li Sırrı Süreyya Önder'in Öcalan'a "Basın açıklaması için bir öneriniz var mı?" diye sorması üzerine Öcalan, "Basın sözcülüğümün oluşmasından sonra daha sık bilgilendireceğiz." yanıtını veriyor. Bunun üzerine görüşmede bulunan devlet yetkilisi Öcalan'ı uyararak "Efendim, bu basın sözcülüğü meselesini tartışma ortamına sunmasak daha iyi olmaz mı?" diyor.

İlgili bölüm şöyle:

S. S. Önder: Basın açıklaması için bir öneriniz var mı? Bir açık­lama yapmamızı ister misiniz?

A. Öcalan: Evet, bunu yapın, ama vaktimiz kalmadı. Sen benim adıma teşekkürlerimi de içeren bir açıklama kaleme al. Daha umutlu bir noktada olduğumuzu vurgula. Basın sözcülüğümün oluşmasından sonra daha sık bilgilendireceğiz. Biz kamuoyundan hiçbir şey sakla­mayacağız.

Yetkili: (Başkan'a dönerek) Efendim, bu basın sözcülüğü mese­lesini tartışma ortamına sunmasak daha iyi olmaz mı?" (s.73)

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)