• BIST 109.330
  • Altın 155,771
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 10 °C
  • Adana 10 °C
  • Antalya 16 °C

Öcalan'a karşılık Gülen mi?

Yılmaz POLAT / Washington

Cumhurbaşkanlığı resmi web sitesinde, Erdoğan'ın Sarayda Hakim ve Cumhuriyet Savcı adaylarının  kura töreninde yaptığı konuşmada, şöyle dediği yazıyor:

'Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ meselesinin, sadece bir şarlatanın hezeyanlarının arkasından gidenler konusu olmanın ötesinde bir konu olduğunun altını çizdi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “FETÖ, ülkemizdeki ve tüm dünyadaki imkânlarıyla işte bu süreci Türkiye aleyhine şekillendirme amacıyla kullanılan bir araç hâline gelmiştir. Ne yaptılar? Bölücü terör örgütünün başını teslim ettiler, onun yerine bir başka terör örgütünün başını aldılar; oyun çok sinsi, bunlara çok dikkat etmemiz lazım. Eğer bu vermeme süreci uzarsa, devam ederse, seslendireceğimiz çok hassas şeyler de olacaktır."

Erdoğan'ın 'sinsi oyun' diye nitelediği , 'iade süreci uzarsa seslendireceğim' dediği şeyin ABD'nin 'Öcalan'a karşılık Fethullah Gülen'i aldığını kastettiği çok açık.

Resmi tarihler Abdullah Öcalan'ın 15 Şubat 1999'da Türkiye'ye teslim edildiğini, Fethullah Gülen'in de 21 Mart 1999'da ABD'ye gittiğini gösteriyor. 

Bu son derece önemli bir iddia.

Erdoğan sadece ABD'yi tehdit etmiyor.

İddia  dönemin koalisyon hükümetini, özellikle de 'Öcalan' konusunda  zaman zaman sert biçimde suçladığı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi ve koalisyon ortağı öteki partileri de ilgilendiriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 'FETÖ, ülkemizdeki ve tüm dünyadaki imkânlarıyla işte bu süreci Türkiye aleyhine şekillendirme amacıyla kullanılan bir araç hâline gelmiştir.' diye Türkiye'nin 'Ulusal Güvenliğini' ilgilendiren çok önemli bir iddiada bulunuyor.

Öcalan'ın iadesi sırasında Gülen nasıl kullanıldı?

ABD'yle bir pazarlık ya da takas yapıldı mı?

Erdoğan iddialarına açıklık getirmeli.

En önemlisi de,

'Ne istedinde vermedik' bu sürecin neresinde?

'Feto'yla ilgili ABD'den son haberler şöyle:

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın 25 Ekim'de Washington'a gideceği  bildirildi.

Bozdağ'ın ABD Adalet Bakanı Loretta Lynch'le yapacağı temaslardan 'tutuklama ve iade' konularında olumlu bir sonuç alması beklenmiyor.

AKP Hükümeti'nin Washington'a gönderdiği 85 'Fetö' kolisi Obama Yönetimi'nin politikasını değiştirmeye yetmedi.

Yönetim yetkilileri, Federal Mahkemenin vereceği kararla ilgili sürecin bekleneceğini tekrarlıyor.

Gülen'in ABD'den başka bir ülkeye kaçacağı yolundaki AKP Hükümeti'nin iddiaları da ciddiye alınmış görünmüyor.

Obama Yönetimi hukuki süreç başlayıncaya kadar  Fethullah Gülen'in tutuklanmasına ilişkin bugüne kadar bir çalışma  başlatmadı.

Başlatacağına ilişkin bir işaret yok.

Amerikalılar Gülen'in başka bir ülkeye kaçacağına inanmıyor.

Gülen'in Türk pasaportu iptal edildi, henüz vatandaş olmadığı için Amerikan pasaportu da yok.

Konuyla ilgili yönetimden bir yetkiliyle konuşuyorum.

'Fethullah kaçmak istese ABD dışına hangi yolla çıkacak' diye soruyorum

'Onu Türk Hükümetine sor' diyor.

İadesine ilişkin de;

'Türk Hükümetine ilk gün ne söylediysek o. Politikamızda bir değişiklik yok' diyor.

Ankara'nın bugüne kadar  Washington'da aldığı tek mesafe 'Fetö' demiyorlar ama dendiği zaman kimden söz edildiğini anlıyorlar!

Başlığa dönersek

Öcalan'a karşılık Gülen'e mi yol verildi?

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)