• BIST 106.862
  • Altın 145,124
  • Dolar 3,5263
  • Euro 4,1266
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 27 °C
  • Adana 28 °C
  • Antalya 26 °C

Ömer Ödemiş: Darbeye Darbe…

Ömer Ödemiş: Darbeye Darbe…
'Bir gece vakti bir grup askerin kalkıştığı başarısız girişim sonrasında bütün bir Türkiye de adeta bir cadı avı başlatıldı'

Darbe girişimini darbe ile atlatıyoruz. Bir gece vakti bir grup askerin kalkıştığı başarısız girişim sonrasında bütün bir Türkiye de adeta bir cadı avı başlatıldı. On binlerce insan çok kısa sürede işlerinden alınarak, önemli bir kısmı tutuklandı. Sanki önceden hazırlanmış tasfiye listeleri varmış gibi girişimden hemen bir gün sonra tasfiye operasyonlarına başlandı. Öncelikle orduda ve yargıda çok hızlı davranılarak 3 bine yakın yargı mensubu tasfiye edilirken 8000 e yakın asker ve polis tasfiye edildi.. önemli bir kısmı tutuklanarak cezaevine konuldu. Arkasından hemen her devlet kurumunda tasfiyeler yapılarak 50 bin civarında insan cemaat ilişkisi nedeniyle devletten çıkarıldılar.

Hemen her kuruma sızmayı başaran cemaat AKP’ye sızamamış görünüyor. AKP içine dönük tek bir operasyon henüz yapılmadı. Bu operasyonu yürüten savcılar her nedense devletin tüm kurumlarına kadar girerken, hızlarını alamayıp, devrimci demokrat, aydın insanlara dahi operasyon çekerken, her ne hikmet ise AKP’ye dokunamıyor. Üstelik bu AKP ki, yıllarca bu cemaat ile birlikte ülkeyi yönetmiş, cemaatin tüm kamu kurumlarına sızmasının önünü açmıştır. Devleti gerici güçler adına ele geçirmek için bu kadar sistemli ve uzun soluklu çalışabilen cemaat nasıl AKP’ye sızmaz, ya da sızamaz. Bu mümkün mü?

İktidar kendi partisine operasyon çekilmesine şu an izin vermiyor. Savcılar hemen her soruşturmada AKP’ye kadar gelip duruyorlar. AKP’nin iliklerine kadar sızmış olan cemaat ilişkisine karşı AKP içerisinde başlatılacak bir operasyonun nereye kadar varabileceği kestirilemiyor. Söylentiler 4 Bakan ve 60 milletvekilini de kapsayacağı şeklinde yayılıyor. AKP bu durumun yaratacağı sonuçları göze alamadığı için şimdilik operasyonların kendi içine yönelmesini engelliyor. Tüm korkularının asıl kaynağını da bu nokta oluşturuyor. Uzadıkça uzayan ve şeriat talebinin açıkça seslendirildiği demokrasi nöbeti saçmalığının da nedeni bu gibi görünüyor. AKP kendi içinde ki cemaatcılara ve dünya kamuoyuna yanında durduğunu iddia ettiği halk desteğini göstermek istiyor. Demokrasiden bir haber insan kitlelerinin toplumun muhalif kesimleri üzerinde baskı dönüşen bu demokrasi nöbetleri esas olarak AKP’nin çıkmazının açık göstergesidir. Ayrıca AKP’nin demokrasi bekçilerinin arasında çok sayıda cemaatçi olduğu, özellikle cemaatcıların kendilerine dokunulmaması için bu nöbetlerde en ön saflarda yer alarak en ateşli tavırları koydukları da eyleme katılan bir kısın insan tarafından ifade ediliyor.

MİT’e neden dokunulamıyor?

Darbe girişimi sürecinde açıkça ortaya çıktı ki, MİT darbe olacağını saatler öncesinden öğreniyor ancak Başbakana ve yetkili birimlere iletmiyor. MİT yalnızca 15 Temmuz günü saat dört gibi genel Kurmay başkanlığına bu bilgiyi iletmekle yetiniyor. Uzun bir süreçten beri hazırlığı içerisinde olunan darbe girişimini öğrenemeyen MİT,  darbe günü bu bilgiye ulaşıyor ancak etkin önlemler alınması için ciddi aktarımlar yapmıyor. MİT’ten darbe bilgisini alan Genel Kurmay da ciddi tedbirler almıyor ve Kuvvet Komutanları düğüne gidiyor.  Genel Kurmay Başkanı bir süre darbecilerle görüşüyor. Hatta birlikte oluyor. Sonrasında ise ne olduğu belli olmayan bir nedenden dolayı yanlarından ayrılarak Hükümet safında yer alıyor.

Süreç genel anlamından gözden geçirildiğinde ordunun hiyerarşisinin ve diğer güvenlik birimlerinin bazılarının darbe girişiminin ilk adımlarında birlikte oldukları ancak bilinmeyen bir nedenden dolayı geri çekilerek girişimcileri ortada bıraktıkları görülüyor.

Girişim sonrasın da orduda ciddi tasfiyeler yapılırken Milli İstihbarat Teşkilatında çok dar kapsamlı bir açığa alma operasyonu yapılarak durulması önemlidir. MİT müsteşarı Hakan Fidan’ın girişimde ki sorumluluğu ifade edilirken hala görevinin başında bırakılması, en iyimse yorumla görevini yerine getirmemesinde hesap sorulmaması yada sorulamaması dikkat çekicidir.

Darbe girişiminin bilgisine gerekli birimlere aktarmayan MİT, IŞID eylemlerinin bilgisini de aktarmamış olabilir mi? ABD istihbaratının bile yerini ve zamanını bildiği bombalı IŞID saldırılarını MİT’in bilmemesi düşünülebilir mi? MİT’i yöneten kadro, Cemaat girişiminin başarılı olabilmesi için bu bilgiyi aktarmamış ise, durum çok daha vahimdir. Aynı MİT yüzlerce insanın öldüğü bombalı saldırıların bilgisini de aktarmayarak, bu ülkede kaos yaratılmasına dönük bir tavır içerisine girmiş demektir.

MİT bünyesinde yapılacak ciddi bir operasyonla daha pek çok şey ortaya çıkacaktır. Suriye de üstlenilen rol böylesi bir soruşturma ile tüm kirliliği ile ortaya çıkacak ve devlet bekası için çalışması gereken kurumun kimler için nasıl çalıştığı gözler önüne serilecektir.

Türkiye arınmalıdır. Demokratik değerlere sımsıkı sarılarak bu süreci atlatmalıdır. Ancak görülüyor ki AKP bu süreci kendi diktasını pekiştirmek için kullanmaktadır.  Bu darbe girişiminden ders çıkartmak yerine toplumun tüm muhalif unsurlarını emline ederek, kendi tek adam diktatörlüğünü pekiştirmeye yönelmektedir. Darbe gerekçesiyle dikta planlanmaktadır. OHAL yasası bunu açık adımıdır. Hukukun bir tarafa bırakılarak, yerel birimlerin değerlendirmeleriyle binlerce insan hakkında hükümde bulunmak, muhalif unsurları da bu süreçte tasfiyeye girişmek başka bir planın parçası gibi görünüyor. En iyimse yorumla AKP fırsatçılık yaparak kendi iktidarını faşizan yöntemlerle pekiştirmeye çalışıyor.

Şunu açıkça belirtmek gerekir ki, tüm çabalarına rağmen AKP tükenmektedir. İleri demokrasi diye çıktığı yolda sivil faşist bir diktaya yönelmesi bunun en açık göstergesidir.  AKP eriyor. AKP’yi iktidar yapanlar bu gün ipini çekmişler gibi görünüyor. Özellikle dış politikada ki başarısız girişimleri ve  Suriye de ki savaşta üstlendiği kirli rol nedeniyle uluslararası arenada teşhir olmuş, kendi müttefiklerinin bile taşıyamayacağı duruma gelmiştir. Ömrü kısadır.

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)