• BIST 109.666
  • Altın 156,792
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 9 °C
  • Adana 11 °C
  • Antalya 10 °C

'One minute' oyunundan Filistin’i gaspa

Davos’ta Arap kalplerini kazanmak için oynanan oyunla Filistin hamisi ilan edilen Erdoğan, şimdi de Filistin’e gasp için göz dikmiş durumda.

Çağlar Tekin/ABC Gazetesi
HABER ANALİZ

Erdoğan, ‘Yeni Osmanlı’ sultanı olma hevesinin kursağında kaldığını İsrail’le ilişkilerin “yeniden” düzelebileceği açıklamasıyla beraber itiraf etmiş oldu. Aslında ülkenin dış politikada başını bu kadar belaya sokacağı “One minute”le beraber en önemli işaretlerinden birini vermişti. İçeride ve Arap halklarına “İsrail’e kafa tutan lider” olarak lanse edilen Davos’daki “One minute” şov, bir yandan da İsrail’den sessizce özür dilenerek geçiştirilmeye çalışılıyordu. Ne var ki, Yeni Osmanlı sitili “salla pati” siyaset üretmeyen İsrail, daha sonra bunun acısını çıkaracaktı ve çok da beklemedi.

Mavi Marmar’nın İsrail tarafından durdurulması ve gemiye yönelik saldırı Erdoğan’ı Ortadoğu’nun “güçlü adamı”ndan “mazlum” adamına çevirmiş ve şeklen Türkiye-İsrail ilişkileri bozulmuştu. Şeklen diyorum, çünkü Mavi Marmara saldırısının ardından diplomatik temsilcilik ikinci kâtip düzeyine indirilmiş olsa da, iki ülke arasında ticaret ve turizm rekorlar kırarak devam ediyordu. Türk limanlarından kalkan “Gemicik”ler içine Barzani petrolü katılmış IŞİD petrolünü İsrail’e taşıyordu. Hem de bu petrol, düşen petrol fiyatlarının da altında bir fiyatla gidiyordu işgal edilmiş Filistin topraklarına. Ayrıca Türkiye “İran tehdidi”nden korumak için İsrail’i, ülkemize radar ve füze üsleri de kurdurmuştu. Ama İsrail’le ilişkiler bozuktu. En azından Ortadoğu hamiliğine soyunan BOP Eş Başkanı Erdoğan, Arap coğrafyasında İsrail’le dargın olmadan adım atamayacağının farkındaydı.

ABD-NATO-AB yetmedi, bir de İsrail kucağı

Şimdi işler değişti. Rusya’nın uçağını düşüren ve bunun ardından ABD-NATO kucağına koşan “Erdoğan’ın Osmanlısı”, muhtemelen Obama’nın “ricası”nın da etkisiyle İsrail’le yeniden ilişkileri düzeltiyor. İsrail’le ilişkilerin düzeltilmesi başlığında öne çıkan argüman Rusya ile yaşanan krizden kaynaklanabilecek doğalgaz sıkıntısının önüne geçilmesi olarak lanse edilmesine rağmen durum bundan ibaret değil elbette.  Biz sadece doğalgaz başlığında kalalım şimdilik. İsrail, Türkiye’ye satabileceğini açıkladığı doğalgazı Gazze’den Lübnan önlerine dek uzanan bir kolidordan elde ediyor. Yani bahsettiğimiz doğalgaz aslında Filistin ve Lübnan’a ait. Yani Erdoğan liderliğinin gözü diktiği gaz, Filistin ve Lübnan halklarından gasp edilerek elde ediliyor. Türkiye bu hamleyle beraber adını Filistin gaspçıları arasına daha kuvvetli bir biçimde yazdırmaya hazırlanıyor. Veya başka bir şekilde ifade edersek Erdoğan döneminde Türkiye’nin alnına sürülen en alçaltıcı karalardan birisine daha niyetlenildi.

İslamcılar birbirini yine satıyor

Ayrıca, İsrail’le yaşanacak ilişki düzenlemesinin avantajlı yanı gibi gözükse de Türkiye, durum aslında daha farklı. Henüz detayları kesinleşmemiş anlaşma metnine göre, İsrail Mavi Marmara’da öldürdüğü insanlar için 20 milyon dolarlık bir ödeme yapmayı kabul ederken, Türkiye’nin de saldırı sebebiyle yönelttiği suçlamaları geri çekmesi söz konusu olacak. Ayrıca, Türkiye Hamas’la ilişkilerini sınırlamayı da kabul ediyor. Hamas da politik İslamcılığın en kritik özelliklerinden birisini taşıyor ve bunun mağduru da oluyor. Söz konusu kritik özellik kaypaklık. Türkiye ve Katar’ın teşvikiyle Filistin meselesini hiç satmamış tek ülke olan Suriye’yi terk eden ve militanlarını cihatçılara destek için Şam’a gönderen Hamas, önce Katar şimdi de Türkiye tarafından yalnız bırakılacak. Üstelik şimdi dönebileceği bir Suriye de yok. İran’a yanaşmaya çalışan örgüt ise şimdilik beklediğini bulabilmiş değil.

Türkiye’nin İsrail’den talep ettiği diğer bir şart ise Gazze ablukasının kaldırılması. İsrail’in Gazze’yi son dönemde bu kadar sıkıştırmasının kritik sebeplerinden birisinin de Gazze’den gasp edeceği doğalgaz olduğunu düşünürsek, Erdoğan bu gazı almak isterken ablukanın kalkmayacağını da bilerek bu adımı atıyor. Bu durumu göz önüne aldığımızda Gazze için Erdoğan’ın tabanı dışında kimseyi inandırmayacak ve memnun etmeyecek bir makyajın da ufukta olduğunu söylemek güç olmaz. Bu makyaj da muhtemelen Gazze’deki yaşam koşullarının kısa süreliğine biraz daha iyileştirmesinden öte geçemez.     

Bir örnek de Barzanistan için

Bu durum Türkiye için bir ilk de değil. Erdoğan’ın bölgedeki ikinci müttefiki Barzani’den aldığı petrol de uluslararası hukuka göre gasp edilmiş durumda. Bağdat’a rağmen Irak Kürdistan’ından gelen petrol Irak’ın egemenlik haklarının çiğnenmesi anlamına da geliyor. Bir önceki yazımda ABD’nin Irak’ın resmen 3’e bölünmesinin önünü kısa süre içinde ne şekilde açacağına değinmiştim. Irak içinden ve dışarda da özellikle Rusya ve İran’dan gelen dirence rağmen ABD bu başlıkta adım atmaya devam ediyor. Ve bunun için IŞİD önemli bir enstruman olarak kullanılıyor. Türkiye’nin de Irak’a giriş ve Barzani’nin bağımsızlığını sağlanması adına IŞİD’i bir argüman olarak kullanıyor olması bir başka veri. 

Türkiye’nin Tayip Erdoğan yönetiminde attığı dış politika adımları ülkeyi telafisi imkansız bir karanlığın içine sürüklüyor. Suriye politikasının açmazı ve yarattığı dram, Rusya’ya yönelik akıl almaz saldırganlık, Mısır’dan sürgün, Irak’ın bölünmesi için atılan adımlar… ve nihayet Filistin’den gasp edilmeye niyetlenilen doğalgaz. Bu liste daha da uzatılabilir ne yazık ki. Türkiye’nin elinde kalan müttefikler listesine, yani Barzani, İsrail, Katar ve Suud’a, bakınca içeride ve dışarıda hastalıklı politikalara dur denilmezse başımızın daha çok ağrıyacağını söylemek de müneccimlik olmasa gerek.  

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)