• BIST 101.892
  • Altın 189,295
  • Dolar 4,6043
  • Euro 5,3842
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 23 °C
  • Adana 25 °C
  • Antalya 25 °C

Önümüzdeki seçimleri iyi anlamak lazım

Cüneyt AYRAL / Paris

Önümüzde iki seçim var. 24 Haziran’da hem Milletvekili Genel Seçimi yapılacak hem de Cumhurbaşkanlığı birinci tur seçimi yapılacak. 

Yani Milletvekili Genel Seçimi bana çok sorulduğu gibi iki aşamalı değil. 24 Haziran’da parlamentoya göndereceğimiz milletvekillerini seçeceğiz ve bitecek. 
Cumhurbaşkanlığı için ise birinci turda %51 oy almış bir aday yoksa, ikinci tura geçilecek ve   yeniden en çok oy alan iki aday yarışacak.

İşte bu yüzden oylarımızı kullanırken çok dikkatli olmamız lazım, çünkü Cumhurbaşkanlığı seçimindeki ilk hedefimiz hali hazırdaki cumhurbaşkanından kurtulmaktır. Oysa milletvekili genel seçimlerinde istediğimiz demokratik bir parlamentonun oluşmasını sağlamaktır.

Partiler %10 barajından kurtulmak için ortak hareket etmekteler. AKP ile MHP ittifak yaptı, öte yandan CHP ile de, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti ittifakı kuruldu, ancak HDP tek başına kaldı ve %10 barajı ile mücadele etmek durumunda bırakıldı.

Demokrasi İçin Birlik Hareketi bu konu üzerinde çok duruyorsa da İYİ Parti’nin yükselişi  ve HDP ye karşı olması ve CHP içindeki HDP muhaliflerinin tutumu nedeniyle, HDP sıfır baraj ortaklığının dışında kaldı. 

Bu durumda milletvekili genel seçimlerinde yani 24 Haziran’da oy verirken buna dikkat etmeli ve HDP nin baraja takılmaması için elden gelen yapılmalıdır. Seçmenin bu konuda uyanık olması gerekiyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise hapiste olan HDP adayının hali hazırdaki cumhurbaşkanı karşısında alternatif olması pek olası değildir. 

İkinci turda, eğer hali hazır cumhurbaşkanı ile İYİ Parti adayı karşı karşıya kalırlarsa, HDP’li seçmenlerin oylarının İYİ Parti’ye gitmesi olasılığı ise çok zayıftır, çünkü sıfır baraj ortaklığına alınmamanın üzüntüsü ve tepkisi etkin olacaktır, o nedenle Cumhurbaşkanlığı seçiminide ilk turdan itibaren CHP adayının desteklenmesi en akla yakınıdır. 
Muharrem İnce’nin, yani CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının söylemlerine baktığımızda, HDP için sorun görülmemektedir, yani milletvekili seçimleri sonrasında oluşması muhtemel bir koalisyon hükümetinde, Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanlığı ile uzlaşmanın sağlanması çok olası görülmektedir.

24 Haziran seçimleri demokratik olmayan bir ortamda yapılacak. Hali hazırdaki cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanlığının getirdiği tüm olanaklardan sınırsız olarak yararlanabilecek. Basın tamamen hükümetin emrine girmiş durumda, birkaç özgür ve muhalif basının da başına neler geleceği henüz belli değil. Sözcü Gazetesi, Halk TV, TELE1, Birgün Gazetesi ve abcgazetesi.com gibi daha birkaç internet gazetesi halkı uyandırmaya, anlatmaya devam edecekler, ancak muhalefetin hiç bir eylemi devlet radyo ve televizyonlarında yer alamayacak, o endenle de sosyal medya çok önem kazanıyor.

24 Haziran seçimleri öncesindeki çok kısa zamanda muhalefetin sosyal medyayı en etkin biçimde kullanması gerekiyor. Örneğin “beğendim” tuşunu tıklamaktansa “paylaş” tuşunu tıklamak gerekiyor ve görüşlerin, düşüncelerin, desteklerin yaygınlaşması gerekiyor. Açık hava toplantılarında telefonlarla çekilecek olan videoların sıklıkla sosyal medyada yer alması ve paylaşılması önem kazanıyor. Bu seçimlerde sosyal medya gazeteciliğinin önemini kavramak ve bunu hayata geçirmek durumunda olduğumuzu vurgulamak durumundayım.

Hali hazırdaki cumhurbaşkanı toplantılarında muhalefete soruyor “ne vaad ediyorsunuz” diyor, temel olarak muhalefetin vaad ettiği “demokratik lâik cumhuriyetin” korunmasından başka ne olabilir? Hali hazırda sürdürülmekte olan korku ve baskı iktidarının ortadan kaldırılması ve özgürlüklerin yeniden inşa edilmesinden başka muhalefetten bir beklentimiz olmamalıdır. Çünkü demokrasinin ve özgürlüklerin olmadığı yerde hiç bir sorunu halletmek olası değildir. Muhalefet bize kardeşliğin geri gelmesini, özgürlüğümüzü, baskılardan ve korkulardan kurtulmamızı vaad etsin yeter demek durumundayız. Özgür ve demokratik ortamda ekonomi de düzelir, dış politika da düzelir, birlikte yaşama kültürümüz de geriye gelir.

Türkiye’de sorunların çözümünde en önemli sorun Kürt meselesinin özgür ve demokratik bir ortamda çözüme kavuşturulmasıdır, bunun için de HDP’nin baraja takılmaması ve TBMM nin dışında kalmaması gerekir. Bu durumda ille HDP’li olmak gerekmiyor, demokrat olmak ve özgürlüklere inanıyor olmak yetiyor.

Önümüzdeki seçimlerde oyumuzu kullanırken çok dikkatli olmamız, iyi düşünerek oy kullanmamız gerekli, çünkü çok ciddi bir dönemeci OHAL ve baskıcı bir rejimin gölgesinde geçeceğiz, demokratik olmayan bir ortamda, basının elinin kolunun bağlandığı bir dönemde, siyasal söylemlerin küfürle oluşturulduğu bir rakibin karşısında özgürlük savaşı veriyoruz, bunun bilinci ile hareket edersek kurtuluruz, yoksa yandım Allah çıra getir!

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)