• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 11 °C
  • Adana 14 °C
  • Antalya 16 °C

Orhan Kemal (3)

Orhan Kemal (3)
"...Bu satırları sabahın beşinde buz gibi bir odada yazıyorum. Ne odun, ne kömür, ne de odun kömür alacak param var. Borç, borç, borç...Tek iş yok; ne bir senaryo, ne de roman teklifi..."

Tahir Şilkan

Orhan Kemal'in hikayeleri dergilerde yayınlanmaya başlamıştır. Varlık Dergisi'nin okurları arasında  yaptığı soruşturmada, en beğenilen hikayeci seçilen Orhan Kemal tanınan bir hikayeci olmuştur. 1949 yılında babası hayatını kaybederken, ikinci  oğlu Kemali doğar. Aynı yıl Varlık Yayınevi Baba Evi romanı ile Ekmek Kavgası adlı hikaye kitabını yayınlar. 1950'de Avare Yıllar yayınlanır. Seçilmiş Hikayeler Dergisi iki sayı üst üste Orhan Kemal Sayısı olarak çıkar. 

Memleket sevgisi, gerçekçiliğe sonsuz bağlılık, insanlara karşı sevgi, derin şefkat Orhan Kemal hikayelerinin kısa özetidir. Konusunu, halkın hayatından alan gerçekçi hikayeler...

Adana'da üç çocuklu bir ailenin geçinebilmesinin koşulları yoktur. Orhan Kemal, İstanbul'a taşınır, üç ay bir arkadaşının evinde misafir olacaktır. Nuriye Hanım, küçük çocukları kızları Yıldız'a emanet ederek bir çorap fabrikasında çalışmaya başlar. Ay sonunda verilen ücret komiktir. 75 lira beklerken verilen para 12 liradır. 

Yoksunluklar ve yoksulluk içinde bir yaşam sürdürmektedirler. Adana'dan getirilen pompalı gaz ocağı ile ısıtılan bir evde yaşanmaktadır. Ev kirasını ödeyebilmek zordur, Orhan Kemal, delik ayakkabılarla, ıslak çoraplarla hikayelerini satmak için Babıali'ye yayan gidip gelmektedir. Sabah erkenden uyanarak saatlerce çalışılıp yazılan hikaye ve romanlar gazetelerde tefrika edildikten sonra kitap olarak yayınlanmaktadır.  

O günleri şöyle anlatır Orhan Kemal:

" ...1953 kışı...Vakit gece...Dışarıda sulusepken bir kar, Haliç'in, Fener'in ahşap evlerine, ıssız sokaklarına vuruyordu. Tükürsem donacak bir soğuk. Çocuklar daha küçük, Nuriye ile çocuklar her zamanki örtülerinin üzerine evde ne kadar battaniye, kilim varsa atmış, birbirlerine sokulmuş yatıyorlar; ben uyanığım, gözüme uyku girmiyor günlerdir, kirayı  bazen iki, üç ay ödeyemiyorum.  Evde soba, odun, kömür hak getire...Evin kaynaması gereken tenceresi, çocukların ayakkabısı, üst başı, çocukları bu kış dondurmadan bahara, yaza çıkarırsam iyi diye kara kara düşünüyorum..."

Arka Sokak 1956 yılında yayınlanınca soruşturma açılır. Yargılama sırasında hakim, konularını neden hep fakir fukaradan, işçilerden , emeği ile geçinenlerden seçtiğini, ülkemizde zengin hayatı yaşayanların da olduğunu, neden onların hayatını anlatmadığını sorar.  Orhan Kemal'in yanıtı anlamlıdır. " Ben gerçekçi yazarım; en iyi bildiğim konuları anlatıyorum. Zenginlerin hayatını bilmiyorum, nasıl yaşadıklarından haberim yok" diyerek savunma yapacak beraat edecektir. 

Birbiri ardına yayınlanan hikaye ve roman kitapları, geçinebilmek için yazılan senaryolara karşın yoksulluk alabildiğine sürmektedir. Öyle ki; çocukları sünnet ettirebilmek için evdeki kitapların Sahaflar'a götürüp satar. Yayınlanan görkemli romanlara "soldan" kişilerden, Demirtaş Ceyhun, Fethi Naci ve Tevfik Çavdar'dan yıkıcı eleştiriler gelir. Gazeteler eleştirileri yayınlar ama Orhan Kemal'in bu eleştirilere verdikleri yanıtları yayınlamaz. 

Onca çalışmaya karşın yoksulluk sürmektedir. Bu arada yeni bir oğlu, Işık doğar. İçinde bulunduğu durumu bir mektubunda şöyle anlatır:

"...Bu satırları sabahın beşinde buz gibi bir odada yazıyorum. Ne odun, ne kömür, ne de odun kömür alacak param var. Borç, borç, borç...Tek iş yok; ne bir senaryo, ne de roman teklifi.."

Bu satırları yazdığı sırada 20'den fazla kitabı yayınlanmış bir yazardır, Orhan Kemal.

Bir kaç ay sonra yazdığı mektup durumun daha da kötüleştiğini göstermektedir... 

"...İki buzdolabını taksitle alıp, yarı fiyatına peşin satarak dört aylık ev kirasını, birikmiş borçlarımı ödedim. Yani yüzde yüz faizle borçlandım... Türkiye'den göç etmeyi bile düşünüyorum. Dünyanın hiçbir yerinde tutunmuş bir romancı böyle bir duruma düşmez. Düşerse hapse düşer, ancak işsiz kalmaz, bırakılmaz..."


Editörün notu: Yazar Tahir Şilkan'ın ABC Gazetesi okurları için yazdığı Orhan Kemal dizisinin üçüncü bölümünü okudunuz. Önümüzdeki günlerde devam edecek yazı dizinde dört bölümlük bir Orhan Kemal portresi okuyacaksınız... Dizinin ilk iki yazısına ulaşmak için:

79373.jpg

79461.jpg

 

 

 

 

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • TEOG bahane oyun şahane! (1)28 Eylül 2017 Perşembe 13:36
  • Orhan Kemal (4)28 Eylül 2017 Perşembe 10:03
  • Irak Kürdistanı: Halkın iradesi mi? Aşiret sultası mı?27 Eylül 2017 Çarşamba 22:01
  • Orhan Kemal (3)27 Eylül 2017 Çarşamba 00:01
  • Orhan Kemal (2)26 Eylül 2017 Salı 07:07
  • Akrep sahibine döndü: AKP kendi cihatçısıyla savaşacak!25 Eylül 2017 Pazartesi 11:47
  • Orhan Kemal (1)25 Eylül 2017 Pazartesi 11:26
  • Kalkıp göç eyleyeli 32 yıl oldu ama... Ruhi Su’nun sesi bugüne nasıl ulaştı?20 Eylül 2017 Çarşamba 17:00
  • Tarık Akan'a gecikmiş bir veda yazısı16 Eylül 2017 Cumartesi 13:39
  • Hudutların Kanunu / Lütfi Akad Yılmaz Güney'i ve Sinamasını anlatıyor-416 Eylül 2017 Cumartesi 13:32
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)