• BIST 102.381
  • Altın 197,740
  • Dolar 4,7193
  • Euro 5,5360
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 25 °C
  • Adana 28 °C
  • Antalya 24 °C

Orta Doğu’da kovboy diplomasisi...

Orta Doğu’da kovboy diplomasisi...
Prof. Dr. Sait Yılmaz yazdı...

​Orta Doğu kasabasının yeni Amerikalı müdavimi kovboy Donald Trump, 2015 yılında İran'la imzalanan nükleer anlaşmadan çekildiğini açıkladı. Trump ayrıca "İran terör örgütlerine destek vermektedir. İran, terörün devlet sponsorudur" dedi. Dünyanın en çok nükleer silahına sahip ülkesinin ve terörün baş sponsoru olan devletinin başkanı olan Trump, İran halkını da rejime karşı ayaklanmaya çağırdı. Uzun süredir bu kasabada bir türlü tutunamayan ve istenmeyen diğer haydut olan İsrail, kovboyu yoldan çıkarmışa benziyor. Trump yönetimi iki yıldır bölgede istediğine füze atıyor, istediğine silah satıyor, saray basıyor ve tehditler savuruyor. Orta Doğu’da çok tehlikeli sularda yol alıyoruz ve bunun temelinde İsrail lobisinin şantajı altındaki Trump’ın ülkesinin, bölgenin ve dünyanın çıkarlarını göz ardı eden, kovboy diplomasisi var.

KOVBOY DİPLOMASİSİ...
​ABD’nin Orta Doğu’da 1950 ve 60’lardaki acemi politikaları için “Kovboy dönemi” nitelemesi yapılır. Bölgede faaliyet gösteren CIA ajanlarının çoğu açıktan çalışıyor, ülkeler ve liderleri tehdit ediliyor, darbe yapmak için bol para harcanıyordu. Dünyayı Komünizm şeytanından kurtarmak için kısa süreli başarılara odaklanan Amerikalı politikacılar, geleceğe bakma ve faaliyetlerinin sonucunu düşünme ihtiyacı duymuyorlardı. CIA operatörleri hedef belirledikleri ülkelerde kralların, başkanların, başbakanların yerine askerleri getirdi. Bunları yaparken, etnik özürlüleri kullandı, barmenlerden taksi şoförlerine kadar işinin olduğu herkesi satın aldı. Bu atmosfer ancak 1970’lerin ortasında Amerikalı gazetecilerin dikkatini çekmeye başladı. 1976’da enatör Frank Church Komitesi’nin raporu gündeme düştü ve bu başıbozuk yöntemlere bir süre ara verildi. 

​Bugün 11 Eylül sonrası başlayan kovboy diplomasisi döneminde yeni ve tehlikeli bir aşamaya geldik; silahlar uzun zamandır açıkta taşınıyordu ama şimdi tehditler havada uçuşuyor. Son birkaç aydır olanlara bakalım;

  • Suriye’nin doğusunda YPG/PKK’nın nüfuz sahasını geliştirmek için IŞİD ile mücadele kılıfını kullanan ABD ve Batılı müttefikleri, Suriyeli Kürtlerden topraklarını kurtarmak isteyen Esat güçlerine 7-8 Şubat’ta Deyrizor’da hava saldırısı yaptılar ve rejim güçleri içindeki Rus vatandaşı savaşçıları öldürdüler.
  • ABD, Irak’ın kuzeyinden batıya Fayş Habur üzerinden Dicle’yi geçerek Suriye’deki Kürt bölgesine ve Deyrizor’a olan bağlantıları garanti altına almak, Irak ve İran’ı buralardan uzak tutmak istiyor. Buraları tutmak için hava harekâtının yeterli olmayacağını düşündüğünden yeni tezgahlamaya çalıştığı Arap NATO’sunu buraya taşımak istiyor.
  • İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Tahran yönetiminin Suriye’ye kalıcı olarak yerleşmesine izin vermeyeceklerini söyledi. Netanyahu, “Savaşa neden olsa bile İran’ın durdurmaya kararlıyız” dedi. 
  • İsrail, Lübnan ve Suriye’deki İran varlığını yok etmek için Esat’ı öldürmekle tehdit ediyor. İsrail, Rusya’yı Suriye’ye S-300 vermemesi konusunda uyarıyor ve eğer verilirse imha edeceklerini söylüyor. İsrail bir yandan ABD’yi İran’a yönelik olarak provoke etmek için uluslararası şov yapıyor. 

​İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD’nin nükleer anlaşmadan çıkması durumunda pişman olacağını ifade etti. İran lideri, “İhtiyacımız kadar füze ve silah üretip depolamaya devam edeceğiz” dedi. Trump’ın saldırgan tutumu barış yanlısı Ruhani yönetiminin kredisini bitiriyor ve sertlik yanlısı Ahmedinejat’ın şansını artırıyor. İran, ABD çekilse bile nükleer anlaşmaya devam ederek, Batılı diğer ülkeler içinde bir çatlak oluşturmayı düşünüyor. Ancak, İran şu ana kadar kaldırılacağı beyan edilen ambargolardan dolayı esaslı bir ekonomik fayda görmedi. Yani anlaşmaya uymaya devam etmesi için bir neden yok. İkinci bir seçenek, Kuzey Kore gibi İran da ABD ile nükleer poker oynamaya başlayabilir. Anlaşmadan tarafların çekilmesi Orta Doğu’da gerilim ve belirsizliği artırır.

ORDA DOĞU NEREYE GİDİYOR?
​ABD, Suriye’nin kuzeyi için Suudi liderliğindeki Körfez ülkelerinden bir Arap NATO’su kurarak koruma altına aldığı bölge için jandarma kuruyor. Mısır da bu öneriyi ciddiye aldığını beyan etti. ABD, “geriden idare etme” stratejisinde yeni bir modele geçmeye hazırlanıyor. Bu ittifakın görünen hedefi İran’ı çevrelemek gibi gösterilse de Suriye’nin doğusunda bir Kürdistan ve bir Sünnistan planları konuşuluyor. Rand Corporation’ın Ocak 2017’de yayınladığı Suriye Barış Planı’na göre Kürdistan’ın güneyinde kurulması öngörülen uluslararası bölge Arap NATO’suna verilecek. Böylece ABD ve Arap müttefikleri Suriye’de kendi yönetecekleri birer bölge bulacaklar yani “böl ve yönet” politikasının 21. yüzyıl modelini göreceğiz. Bütün bunlar aslında daha önce yazdığımız İran ile büyük savaş senaryosunun ayak sesleri yani sahne hazırlanıyor. 

​İsrail, Suriye’de her ne pahasına olursa olsun İran askeri varlığına müsaade etmeyeceği tehdidinde bulunsa da İran,müttefiki Suriye’yi kurtarmak için kan döktü ve servet harcadı. İran’ın Suriye’den çıkması beklenemez. İki tarafın caydırıcılık stratejisi artık kritik bir aşamaya geldi. Muhtemelen çatışmalar Suriye içinden başlayarak Lübnan ve İsrail’e de yayılacak. 2006’da Lübnan’da yapılan savaş 34 gün sürmüş ne İsrail ne de Hizbullah istediği sonucu alabilmişti. İran ve İsrail arasında artan gerilim, yeni bir Hizbullah-İsrail savaşı olasılığını oldukça artırdı. Düşmanlığının çatışmaya dönüşmesi ile İran, Hizbullah ve Irak’taki Şii militanları hem ABD ve hem de İsrail hedeflerine vurması için serbest bırakabilir. İsrail, Lübnan’da bir İran füze fabrikası kurulmasını savaş için kırmızı hat ilan etti ve askeri karşılık vereceklerini açıkladı. İsrail, Suriye’deki İran hedeflerini vurmak için egemenliğini hiçe saydığı Lübnan’ın hava sahasını kullanıyor.

​Ruslar ise İsrail’in Suriye içinde İran ile bir melez savaşa girmesi tehlikesini yönetmeye çalışıyor. İsrail, İran özel kuvvetleri ve Hizbullah’ın Suriye’den kademeli olarak çekileceği bir çözüm arıyor ve Rusya’dan İran’ı ikna etmesini bekliyor. Netenyahu, Moskova’ya bunun için gidiyor. Arap NATO’su da bunun için baskı yapacak ama İran olmadaninsan sayısı zafiyeti olan Suriye Ordusu çökebilir. Özetle İsrail, Rusya’dan en yakın müttefikinden vazgeçmesini istiyor.

SONUÇ YERİNE...
​Soğuk Savaş’ın bitiminden beri ABD’nin Orta Doğu’daki askeri maceraları neticesi bölge ülkelerinde milyonlarca insan öldü, yaralandı, göç etti ya da yer değiştirmek zorunda kaldı. ABD tarafında ise binlerce askerinin ölümü ve yaralanması yanında 5.6 trilyon dolardan fazla harcamaya neden oldu. ABD’nin Körfez petrolünü kontrol merakı Orta Doğu’nun mezhep savaşlarına ve küresel terörizmin yükselmesine neden oldu. Nihayetinde Orta Doğu’daki büyük dönüşümler daha çok Rusya ve İran’ın yararına gelişiyor. Orta Doğu coğrafyasında oynanan oyun, Türkiye’nin öncelikli çıkarlarını aşan oldukça büyük bir sahada oynanıyor. Türkiye, oyunu Misak-ı Milli sınırları içerisinde tutarak, terörle mücadele ve Türkmenlerin güvenliği dışına taşan bataklık sahaya geçmemelidir. ABD ve İsrail’in İran ile girişeceği bilek güreşinde Türkiye’nin rolü, sadece kendisi için değil dünyanın geri kalanı için de önemli sonuçlar doğurabilir.

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Seçimlerde Kürt denklemi13 Mayıs 2018 Pazar 16:55
  • Parti sözcülerimize öneriyorum…13 Mayıs 2018 Pazar 08:58
  • Orta Doğu’da kovboy diplomasisi...09 Mayıs 2018 Çarşamba 07:44
  • Bir soygunun hikayesi: GSS08 Mayıs 2018 Salı 16:55
  • Kitap Eleştirisi: Bora Abdo - Öteki Kışın Kİtabı08 Mayıs 2018 Salı 13:57
  • Bugün herkesten beklenebilecek olan nedir?08 Mayıs 2018 Salı 13:11
  • Abdullah Gül'ün imzaladığı mektup02 Mayıs 2018 Çarşamba 10:25
  • Başka bir toplum mümkün29 Nisan 2018 Pazar 18:53
  • 24 Haziran’a doğru: Muhalefet ne yapmalı?23 Nisan 2018 Pazartesi 17:00
  • Fethullahçı bir Amerikan Uşağının Hikayesi15 Nisan 2018 Pazar 17:00
  • 1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)