• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C
  • İzmir 34 °C
  • Adana 32 °C
  • Antalya 31 °C

Oya Baydar, "Özeleştiri gerekiyor, AKP'nin gerçek yüzünü ve özünü göremedim" dedi

Oya Baydar, "Özeleştiri gerekiyor, AKP'nin gerçek yüzünü ve özünü göremedim" dedi
"AKP’nin gerçek yüzünü ve özünü doğru değerlendiremedim, özellikle Erdoğan faktörünü hesaba katmadım. Şimdi, Müslüman demokrat olunabileceğini ama siyasal İslam’ın özü itibarıyla demokrasiyle, özgür sivil toplumla bağdaşmadığını düşünüyorum"

Eski solcu/sosyalist, bir dönemin AKP destekçisi ve bugünkü dinci faşizan rejimin temellerini atan 12 Eylül 2010 referandumunda "Yetmez ama evet" diyen liberal yazar Oya Baydar da "kandırıldım, pişmanım" dedi. Baydar, "76 yıllık yaşamının en umutsuz, en karanlık günlerini yaşadığını" da söyleyerek, “Ama şafaktan önceki an gecenin en karanlık ânıdır, denir; bununla teselli bulalım” diye konuştu.

Oya Baydar'ın AKP konusunda yanıldığını ve "siyasal islamın özü itibarıyla demokrasiyle bağdaşmadığının ortaya çıktığını" belirtmesine karşın, bugünkü partizan ve siyasallaşmış yargı düzenini kuran 12 Eylül 2010 referandumunda  verdiği "evet" oyunu hala savunduğu dikkati çekti. Bu tutum, Baydar'ın yaptığı özeleştirinin semimiyeti konusunda kuşku yarattı.

SİYASAL İSLAM DEMOKRSİYLE BAĞDAŞMIYOR

Oya Baydar'ın Yarına Bakış gazetesinin sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

" (...)

"Sizi bu iktidarda en çok ne rahatsız ediyor?

"Bu iktidarın beni en çok rahatsız eden yanı, tek adamın keyfî uygulamalarının norm haline getirilmesiyle totaliter bir toplumun hedeflenmesi. En tepeden başlayan lümpen dilin, nefret söyleminin kitlelere yayılarak toplumu cepheleştirmesi, çürütmesi, vicdan ve ahlâk erozyonu yaratması.

"Türkiye’nin sorunu  Erdoğan’da mı düğümleniyor?

"Bu; Erdoğan’ı da aşan bir zihniyet ve bu zihniyet temelinde bir rejim değişikliği sorunu. Ne var ki, bu zihniyet ve siyaset tarzı Erdoğan’da somutlanıyor. Tarihte kişinin rolü önemlidir. Mesela İkinci Dünya Savaşı kaçınılmazdı ama Hitler olmasaydı Yahudi soykırımı olmazdı. Erdoğan’ın kişiliğinin ve partisi üzerindeki mutlak otoritesinin vahim gidişattaki payı görmezden gelinemez.

"Gerek Ergenekon davaları sürecinde gerekse 2010 referandumunda “yetmez ama evet” diyerek AK Parti’ye destek vermiştiniz. Pişman mısınız?

“Yetmez ama evet” meselesi başıma bela oldu, ulusalcı kesimlerde de siyasî değil, psikolojik bir hastalığa dönüştü. “Sol” mahalleye, ulusalcılara, demokrasiyi sadece kendileri için isteyen seçkincilere, istemezükçülüğü muhalefet sananlara yetmez ama evet’in anlamını anlatmak mümkün değil.

(...)

"Eleştirilere yine de bir cevabınız vardır…

"(...) 2010 referandumunda evet oyu kullandım çünkü getirilen değişiklikler daha demokratikti, sivilleşmeye dönüktü, darbe anayasasında delikler açıyordu. Bugün de olsa, belki birkaçı hariç, o maddelere yine evet derim. (...) 

"Bir özeleştiri yapmam gerekiyorsa, ki gerekiyor; demokrasiyi ilerletebilecek o maddelere evet dediğim için değil, AKP’nin gerçek yüzünü ve özünü doğru değerlendirmemiş, özellikle Erdoğan faktörünü hesaba katmamış olduğum içindir bu. Şimdi, Müslüman demokrat olunabileceğini ama siyasal İslam’ın özü itibarıyla demokrasiyle, özgür sivil toplumla bağdaşmadığını düşünüyorum.

"(...)

"Yazılarınızda gelecekle ilgili fazla ümitvar konuşmuyorsunuz. 'Bekleyin, daha dibe vurmadık…' diyorsunuz…

"Evet, 76 yıllık yaşamımın en umutsuz, en karanlık dönemini yaşıyorum. Ama şafaktan önceki an gecenin en karanlık ânıdır, denir; bununla teselli bulalım.

"(...)

"Cemaat’e dönük operasyonlar iktidarın kendisine muhalif gördüğü bütün kesimleri yok etme, kaynaklarını kurutma kararlılığının bir parçası. Aynı zamanda da, devlete ve orduya tek başına hakim olarak öngördüğü rejim değişikliğini gerçekleştirme operasyonu. Ancak Cemaat’in başına gelenlerden daha vahimi Kürt hareketine karşı uygulandı, uygulanıyor; bunu da unutmayın."

DÜRÜST ÖZELLEŞTİRİ İHTİYACI

Söyleşinin gelen akışına bakıldığında Oya Baydar'ın, "Ergenekon davalarında Cemaate bağlı yargının büyük hatalar yaptığı ve adalete olan güveni sıfırladığı" şeklinde ifadeler kullansa da, bu tertibin özünün hala doğru olduğunu düşündüğü anlaşılıyor. Sadece bu yaklaşımı bile olayın özünü kavramadığı gibi, dürüst bir özeleştiri yapmaktan kaçındığını, muhasebe yaparken verği kaçırmaya çalıştığını ortaya koyuyor. 

Ne demeli, doğru dürüst özeleştiri yapıp "pişman" bile olamayan liberallerin, gericiliğe verdikleri desteğin utancını örtmek için hala insanları aptal yerine koymaları sıkıyor artık. Döneklik ve liberal ahlak böyle bir şey demek ki!

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)