• BIST 102.270
  • Altın 149,236
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 24 °C
  • Adana 26 °C
  • Antalya 25 °C

Peki, şimdi sizi kim kandırdı?

Doğan YURDAKUL

Ergenekon, Balyoz, Odatv davalarından uzun zaman sonra “bizi kandırmışlar” demiştiniz. Artık yargıyı ve emniyeti Cemaatçilerden temizlediniz,  sonra da “ilhak” ettiniz, AKP’lileştirdiniz ve dikensiz gül bahçesi yarattığınızı sandınız. 

Dün gece yine iki gazeteci tutuklandı. Ortada suçu üstüne atacak kimse de kalmadı. Peki, şimdi sizi kandırdı? 

Can Dündar için televizyon ekranından “haberi yapan bedelini ağır ödeyecek, onu böyle bırakmam” demişlerdi. Acaba birkaç zaman sonra buna da, “o televizyon kanalına sızmış  paralelcilerin montajı” mı denecek? Yoksa “prompter’a virüs sokmuşlar” mı denecek? 

Gazeteci tutuklamaya bulunan bahane artık trajikomik olmanın bile ötesine geçti. Cemaatin bizi tutuklarken bulduğu bahane “ETÖ”ye (Ergenekon Terör Örgütü) yardım etmekti. ETÖ bitti, FETÖ başladı. Bütün Türkiye’nin kim olduklarını ve görüşlerini bildiği iki ünlü gazeteci, Can Dündar ve Erdem Gül, “FETÖ”ye (Fetullah Gülen Terör Örgütü) yardım etmekten tutuklandı! 

Olay yerinde bulunan Barış Yarkadaş Halk TV’de anlattı: Savcı, Can Dündar ile özel sohbetinde “ben sizi tanıyorum, FETÖ ile ilginiz olduğuna inanmıyorum” demiş.

Barış Yarkadaş duruşmada yaşananları anlattı:

Sonra duruşmaya çıkıp tutuklama talep etmiş. Bu bana şimdi firarda olan Savcı Zekeriya Öz’ü anımsattı.

O da tutuklanacağını zaten bildiği sanıkla önce sohbet eder, sonra içeri girince tutuklama talep ederdi. Değişen birşey yok. Nöbetçi mahkemede de aynı şey olmuş. Yargıçlar, önceden verilmiş olan kararı sözümona müzakere edeceklermiş gibi çekilirler, salona hızla girer, yerlerine bile oturmadan “tutuklandınız” der, giderlerdi. “Paralelciler” gitmiş ama yargılama yöntemleri değişmemiş! Hadi buna da “utançlarından” diyelim. 

SEVGİLİ KARDEŞİM CAN, SEVGİLİ KARDEŞİM ERDEM
Sizler “haber yapmanın” değil, her gazetecide olması gereken cesaretin bedelini ödüyorsunuz.  “Bizim için bu bir şeref madalyasıdır” demeniz de bunun bir kanıtıdır.

Silivri uzak, Silivri soğuk, Silivri bir tecrit kampı. Ama oradan söyleyeceğiniz her sözün o yüksek duvarları delerek geçip dışarıda yankılanacağını bilin. Bu iktidar, orasını gazetecilerin “basın özgürlüğü nöbeti” tuttuğu bir yer haline getirdi. İktidarın şiarı “bizim yalanımızı ortaya çıkaran her gazeteci bir gün Silivri’yi tadacaktır” oldu.

Olsun, arkanızda nöbeti devralmaya hazır bir sürü gazeteci var. Çünkü bizler halkın haber alma hakkını kimseye çiğnetmemeye kararlıyız. 

Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklama kararının açıklanma anı:

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)