• BIST 106.239
  • Altın 160,342
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 12 °C
  • Adana 13 °C
  • Antalya 12 °C

PKK'nın Ermenileri kızdıran sözlerinin kaynağı Abdullah Öcalan mı?

PKK'nın Ermenileri kızdıran sözlerinin kaynağı Abdullah Öcalan mı?
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın ağabeyi, PKK yöneticisi Nurettin Demirtaş, örgütün Avrupa'daki gazetesi Yeni Özgür Politika'da Ermeniler'e ağır eleştirilerde bulunmuştu.

Nurettin Demirtaş o yazısında, "Ermenistan cezaevlerinden çıkanların yanında Ermeni dostluğundan bahsetmeye korkuyor insan: 'Bana Ermenilerden bahsetmeyin' diye kestirip atıyorlar" ifadelerini kullanmıştı.

Agos gazetesi yazarları da geçen Pazar günü Demirtaş'ın o yazılarına sert yanıt vermişti. Gazetenin yazarı Karin Karakaşlı, Demirtaş'ın o yazısına "Allah akıl fikir versin demekten ötesi gelmiyor içimden"  diyerek karşılık vermişti.

Oda TV'nin aktardığı haberde Türkiye solunun bilinen isimlerinden Garbis Altınoğlu'nun Nurettin Demirtaş'ın o yazısıyla ilgili farklı bir iddiayı gündeme getirdiği belirtildi. Altınoğlu, Nurettin Demirtaş'ın yazdıklarının Abdullah Öcalan'ın düşünceleriyle benzeştiğini ileri sürdü. Öcalan'ın daha önceden benzer şeyleri söylediğini belirten Altınoğlu konuyla ilgili şu satırları kaleme aldı:

ÖCALAN: "BAŞBAKANA BİR ÇAĞRI YAPIYORUM"

Birileri çıkıp bu gerici, sakat ve savaş kışkırtıcısı görüşlerin yıllar önce söylendiğini ve artık ulusal hareket açısından yol gösterici bir nitelik taşımadığını ileri sürebilir belki. Ama, varsa eğer, böyle düşünenler yanılırlar. 1999'dan bu yana Öcalan da içinde olmak üzere PKK/ KCK'nın önde gelen isimleri pek çok benzer açıklama yapmış bulunuyor. Öcalan 2003'de yaptığı bir açıklamada şöyle demişti:

“Ben kendi modelime 'Büyük Demokratik Çözüm' diyorum. ABD ve AB'yi aşarak yükselme modeli diyorum. Türkiye aydınlarına şu çağrıyı yapmak istiyorum: 1071'de Alparslan Silvan'da Kürtlerle ilişkiyi nasıl düzenlediyse, 1516'da Yavuz -egemen temelde de olsa- nasıl Kürtlerle ilişki düzenlemişse, 1920'lerde Mustafa Kemal Kürtlerle nasıl ilişki düzenlemişse; günümüz için de Türk aydınları, Kürtlerle ilişkiyi bunlar gibi düşünmelidir. Başbakana da bir çağrı yapıyorum. Cem Uzan gibi Allah'sız demiyorum, Allah'ına ve peygamberine bağlıysan Kürt kardeşlerine doğru yaklaş diyorum. Genelkurmay'a da çağrı yapıyorum. Soruşturmada bir temsilcileri 'sorunun çözümünü ABD, Avrupa'ya bırakmayalım, kendi aramızda halledelim' demişti. Doğrudur. Ben de diyorum ki kendi aramızda halledelim. Genelkurmay'ı da buna çağırıyorum.” (Özgür Politika, 23-24 Ağustos 2003)

ÖCALAN'IN İTTİFAK ÖNERİSİ

Öcalan 23 Haziran 2006 tarihli görüşme notlarında bu görüşünü bir kez daha yineliyor ve “dördüncü Türk-Kürt bağlaşması”nı önerirken şunları söylüyordu:

“Tarihte üç kez Türklerle Kürtler stratejik ittifak yapmışlardır. Kurtuluş Savaşı’ndaki ittifakın sonucunda Kürt ve Türk halkının elde ettiği ortak başarısının yanı sıra Yavuz döneminde ve 1071 tarihinde Alpaslan döneminde de stratejik ittifak yapılmıştır. 1071'de Alpaslan Roma İmparatoru Romen Diyojen'e karşı Kürtlerle ittifakı yaparak Anadolu'ya girmiştir. Alpaslan Silvan taraflarına gelerek, Mervani Kürt kalıntıları ve geri kalan Kürtlerle işbirliği yapmıştır. Bunun neticesinde Kürtler 10 bin asker ile destek vererek Alpaslan'ın savaşı kazanmasını sağlamıştır. Aynı şekilde Yavuz döneminde de benzer şekilde Yavuz, Kürt ittifakını sağladıktan sonra Ortadoğu'ya girebilmiştir. Bugünkü Türkiye-İran sınırı o dönemde şekillenmiştir. Yavuz ittifakı sağladıktan sonra Çaldıran, Mercidabık, Ridaniye savaşlarını kazanarak Suriye, Arabistan, Mısır yani Ortadoğu'ya egemen olabilmiştir..."

BESE HOZAT O LOBİLER HAKKINDA NE DEMİŞTİ

Nurettin Demirtaş yazısında, “KCK Eşbaşkanı Bese Hozat”ın "çok isabetli şekilde, milliyetçi-komplocu lobi faaliyetlerinin tehlikesine dikkat çektiğin"e de işaret ediyor. Peki Hozat, 8 Ocak 2014'teki açıklamasında bu “milliyetçi-komplocu lobi”ler hakkında ne demişti? Aynen şunu:

“Türkiye’de resmi devletin dışında bir de oluşan paralel devletler vardır. Mesela Fethullah Gülen cemaati paralel bir devlettir. İsrail lobisi, yine milliyetçi Ermeni ve Rum lobileri paralel birer devlettir. Paralel devletlerin birbiriyle ortaklaştığı ciddi bir çıkar ilişkisi vardır. Paralel devletlerin resmi bir hukukları, anayasaları yoktur. Görünürde resmiyete kavuşmuş bir orduları da yoktur ama resmi olandan daha güçlü ve örgütlü bir güce sahiptirler. Özel harp dairesi ve JİTEM gibi güçler paralel devletin vurucu güçleridir, şimdi buna resmi kimlikli emniyet, polis ve yargı güçleri de eklenmiştir. Bunların bağlı kaldıkları hiçbir hukuk ve kural yoktur. Tüm savaş kurallarını kendileri belirleyip uyguluyorlar, kimseye de bir hesap vermiyorlar. Paralel devletin korkunçluğu esas burada ortaya çıkıyor. Paralel devlet Gladyo devletidir, NATO destekli cemaatin ve lobilerin illegal devlet örgütlenmesidir. Asıl amacı, Türkiye’nin demokratikleşmesini engellemektir.” (“Paralel devlet 9 Ocak komplosunun içindedir”, Firatnews.com, 8 Ocak 2014)

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)