• BIST 105.026
  • Altın 163,361
  • Dolar 3,9326
  • Euro 4,6599
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 2 °C
  • Adana 7 °C
  • Antalya 14 °C

Portekiz kendi yaşadığı acıyı Fransızlara da yaşattı

Portekiz kendi yaşadığı acıyı Fransızlara da yaşattı
2004'de kendi evinde final maçında şampiyonluğu Yunanistan'a kaptıran Akdenizliler aynı acıyı Fransa'ya tattırdılar.

Ali Kaya Soysal 

Yarı final maçları bitip finale kalan takımlar belli olduğunda Portekiz -Fransa maç önü yorumumdaki son cümlem aynen şöyleydi: " iki kısmetli takımın mücadelesinde daha fazla bal yapan şampiyon olur.."

Bu görüşümün nedeni şuydu; finalistlerden Portekiz grup maçlarından üç beraberlikle en iyi 3. olarak 16'lara kalabilmiş, sonraki maçlarda 90 dakikalarda hiç galip gelememiş ama finale kalmışlardı. Fransa ise A grubunu 5 puanla lider bitirmiş, 16'lar ve çeyrek finali rakiplerini eleyerek yarı finale ulaşmış, mucize Almanya galibiyetiyle finalin diğer ayağı olmuştu. Eğer "netice değil hatice önemli olsaydı" , yani oynanan oyunlar skorlara yansıyabilseydi ve tabi eşleşmeler bu denli belirleyici olmasaydı, bana göre yarı finali Almanya, Fransa, Galler ve Belçika dörtlüsü  oynamalıydı ama olmadı. Gelinen son noktada ise finali de Almanya ile Galler haketmişlerdi, ama futbolun cilvesi dün gece Paris'te Portekiz ile Fransa'yı karşı karşıya getirdi. Sadece 7 maç oynayarak şampiyonluğa ulaşılan bu tip kısa boylu turnuvalarda böyle öngörülemeyen sonuçlar çıkabiliyor bazen.

Maça gelirsek; tüm otoriteler Fransa'yı bir adım önde gösteriyorlardı şampiyonluk için. 120 dakikanın tamamı bu görüşü doğrular şekilde oynandı aslında. Maçın ilk 30 dakikalık bölümünde Horozlar oyuna hükmeden taraftı. Özellikle Sissoko'nun yıpratıcı driplingleri, şutları ön plana çıktı. Bu dakikalarda Portekiz kalecisi Patricio mutlak 3 golü önledi. 17. dakikada Payet'in darbesiyle sakatlanan Ronaldo, 25'de gözyaşları içinde sahayı terk etmek zorunda kalırken aslında oyunun kaderi de değişiyordu. Kaptanlarının başına gelen bu talihsizlik takım arkadaşlarını bir anlamda kamçıladı, maçı adeta onun için oynamaya başladılar. 4-4-2 den 4-1-4-1'e dönerek Quaresma'yı kanata alıp, Nani'yi ileride tek bıraktılar ve devrenin son 15 dakikalık bölümünde oyunda dengeyi kurdular.

Buna karşın Fransa'da turnuvanın yıldızı olur dediğimiz Payet yokları oynadı, tek "olumlu!" işi Ronaldo'yu sakatlamasıydı. Zaten  Deschamps da 58'de onu çıkartıp Bayern München'de forma giyen Coman'ı oyuna soktu ve bu oyuncu çok etkili olarak üstünlüğün tekrar Fransa'ya geçmesini sağladı. Santos ise bu hamleye sahanın en kötüsü Adrien Silva yerine Moutinho'yu sokarak yanıt verdi. 65'de o ana kadar maçın en net pozisyonunu Griezmann yakaladı. Coman'ın uzaktan Portekiz kalesini yoklayan şutları, Giroud'un Patricio'da eriyen gollük atağı 65-75 arası gerçekleşdi. 78. dakikada maçın kaderini etkileyecek değişiklikler yapıldı iki takımda da. Fransa'da Giroud'un yerine Gignac, Portekiz'de ise iyi gününde olmayan Sanches'in yerine uzatmalarda maçın tek golünü atacak olan Eder oyuna girdiler. Son 10 dakikada önce Nani'nin vuruşunu Lloris, sahanın yıldızı Sissoko'nun gollük şutunu da Patricio kurtardı ve 90+2 de Gignac'ın vuruşu direkten dönünce Fransa'nın aslında çoktan hakettiği maç Avrupa şampiyonası finallerinde ilk kez uzatmalara gitti.

Uzatmalarda oyun dengeliydi ama pozisyonlara Portekiz girdi. 104'de Eder'in kafa şutunu Lloris engellerken, 108'de sahanın kötülerinden Guerreiro'nun frikiği Fransa kalesinin direğinde patladı. Ve bir dakika sonra Eder kendi bireysel çabasıyla sürüklediği atağı 20 metreden nefis bir şutla sonuçlandırınca Portekiz 1-0 öne geçti. Kalan dakikalarda şuursuzca karşı kaleye yüklenen Fransızlardan  gol sesi çıkmayınca Euro 2016'nın şampiyonu belli oldu, PORTEKİZ.

2004'de kendi evinde final maçında şampiyonluğu Yunanistan'a kaptıran Akdenizliler aynı acıyı Fransa'ya tattırdılar. Maç sonunda başta Ronaldo olmak üzere Portkekizlilerin sevinç gözyaşları ve tribünleri dolduran binlerce taraftarının çılgınca kutlamaları görülmeye değerdi.

Turnuvanın en çok gol atan ve Griezmann'ı gol kralı olarak çıkaran Fransa ev ahibi olduğu şampiyonanın son maçında hüsrana uğrarken , takımların oyun anlayışlarına yenilik getirmek, seyir zevkini arttırmak adına benim de beynimde bazı çözümler çakmaya başladı. Özellikle bu şampiyonada "konrollü oyun" çok ön plana çıktı, çünkü 5 maç oynayarak yarı finale kalınan, 2 maç sonrada mutlu sona ulaşılan bu sistemde takımlar hata yapmaktan korkuyorlar haklı olarak. Dünkü  final maçınında bile büyük bölümü yan pas, geri pas, sorumluluk almama, en yakınındakine pas verme, düşük tempo şeklinde geçti. İzlediğim en kalitesiz final maçıydı diyebilirim. FIFA'nın bu duruma çareler üretmesi gerekir.

Benim aklıma üç çözüm geliyor şimdilik:

1- grup maçlarında minimum 2 farklı galibiyete ekstradan 1 puan daha verilebilir..

2- eleminasyonlu maçlarda (mesela) ilk 10 dakikada taraflardan birinin (ve tabi ikisininde) atacağı gol 2 gol sayılabilir, basketteki "üçlük" gibi..Duyar gibiyim itirazları, diyelimki  x takımı 5. dakikada  gol attı, yani 2-0 öne geçti, "derhal savunmaya geçer, oyunu öldürmeye çalışır "  diyeceksiniz...Hayır beyler, y takımı saldıracak bu sefer, 10 dakika doluncaya kadar bir gol atıp skoru beraberliğe getirmek için..Veya atamazsa bile 11. dakikadan sonra rakip kaleyi ablukaya alacak kalan 80 dakika boyunca..Yani en azından bir takım kontrollü oynayamayacak bu ihtimalde, rakibin bir gol daha atıp maçı garantiye almak için hızlı kontralarınıda düşünecek olursak "oyun kontroldan çıkar" doğal olarak..

3- Final maçları için yukarıdakiler uygulanamayacağına göre 3. çözüm çarem "altın golü" geri getirmek.Öyle  bir durumda hiçbir takım berberlikle süren bir maçın 60. dakikasından sonra uzatmaları ve hatta penaltıları düşünerek oynayamaz, işini 90 dakika içinde bitirmeyi hedefler, şampiyonluğu  uzatmalarda bir şans golüne bırakıp, tersi bir durumda kahrolma rizikosuna giremez.

Bence 2018 Dünya Kupasına kadar , mesela,  U 21 şampiyonalarında  bunlar denenmeli, hayata geçirilmeli. Aksi takdirde futbol "aşırı kontrol yüzünden kontrolden çıkacak".. 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)