• BIST 82.779
  • Altın 147,577
  • Dolar 3,7780
  • Euro 4,0388
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 14 °C
  • Adana 16 °C
  • Antalya 15 °C

Prof. Dr. Muammer Aksoy ve tam bağımsızlık

İ.Melih BAŞ

23. Adalet ve Demokrasi Haftası izlencesinde, ölüm yıldönümü olan 31 Ocak’ta saygın hocamız Prof.Dr. Muammer Aksoy’un anılması da vardı. Cebeci’deki (Ankara) gömütünün başındaki anmanın ardından Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde anısına bir açık oturum düzenlenmişti.

Kurucusu olduğu ADD, başkanlıklarını yaptığı Ankara Barosu ve Türk Hukuk Kurumu’nca ortak olarak düzenlenen bu açık oturumun başlığı ‘Muammer Aksoy’un Anısına-Uğur’suz Yıllarda Hukuk’ idi. ‘Uğur’suz’ sözcüğü ile Uğur Mumcu’ya da bir yollama mı yapılmıştı? Her üç kuruluşu da kutluyoruz. Cefa ve sefa ikileminde sürüklenip giden toplumumuzda vefayı elden bırakmamak gerek.

31 Ocak 1990 günü Ankara’da katledilen M. Aksoy aslında bir hukuk uzmanıydı. Ama buna karşın yaşamın tüm alanlarına bütünsel bakabilen bir anlayışa sahip bir aydındı. Z kuşağının (hatta kimi Y kuşağı bireylerinin de) pek fazla tanımadığı Muammer hoca kimdi sahi?

1917 doğumlu olan hocamız, Türkiye’de hukuk okuduktan (1939), sonra Zürih’de yaptığı doktora çalışmasının ardından Türkiye’deki akademik yaşamına başlamış. Daha sonra 1957 yılında üniversite yasası değişikliklerini protesto etme bağlamında, bir süreliğine üniversiteden ayrılıp CHP’de siyasete girmişse de yine üniversiteye dönmüş.  1960 Anayasası’nın yapımında etkin bir rol alarak komisyon sözcülüğü yapmış. Türk Hukuk Kurumu ve Ankara Barosu başkanlıkları da yapmış. 12 Mart döneminde tutuklanıp sonra aklanan M. Aksoy, 1989 sonlarında kuruluşu tamamlanan Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kurucu genel başkanlığını yaparken, ertesi yılın başında öldürülmüş.              

M. Aksoy’un ölümüne ilişkin çeşitli savlar ileri sürülmüş. Tesettür vb. laiklik konusundaki tutumları nedeniyle dinci odaklar tarafından öldürüldüğü (‘İslami Hareket’ adlı bir örgütün adı geçmişti) söylenmişse de Kontrgerilla (Gladio) tarafından öldürüldüğü savı da ileri sürülmüş. İkinci sav daha açıklayıcı gözükmekle birlikte birincide belirtilen odaklar tetikçi olarak kullanılmış da olabilir.

Örneğin, aşağıda verilen ve O’nunla yapılmış bir söyleşinin görsel kaydındaki konuşmalarını izleyince M. Aksoy’a kimlerin kızacağı da net biçimde ortaya çıkıyor.

Okurların ilgisini çekebilecek bir karşılaşmaya değinelim. Muammer Aksoy, Zürih’te okurken, ilerde Enerji Bakanı olacak İhsan Topaloğlu ile tanışır ve dost olur. Daha sonra 1960’ların başında yabancı petrol şirketleriyle anlaşmazlıklar olduğunda Topaloğlu’nun hukuk desteği istem ve yönlendirmesi ile Aksoy, petrol ve giderek madenlerin sömürülmesi konularına girmiş oluverir. Hatta M. Aksoy bu konuda yayınlar (kitaplar ve makaleler) hazırlar. 1980’li yılların sonunda Türk Petrol Kanunu gündeme geldiğinde yasaya Aksoy’un çok sert eleştirileri olur. Örneğin M. Aksoy’un bu karşı çıkışı Gladio’nun hoşuna gitmemiş olabilir mi?

M. Aksoy, M. Kemal Atatürk’ün tam bağımsızlık yaklaşımı konusunu özel olarak incelemiş. Hoca önce, A.Ü. SBF Yayını Yavuz Abadan’a  Armağan’ adlı kitapta ‘Atatürk’ün Işığında Tam Bağımsızlık İlkesi’ adlı bir makale çıkarmış. Daha sonra onun devamı niteliğinde olan ‘Atatürk ve Tam Bağımsızlık’ adlı çalışmasını yapmış (kitap olarak Gündoğan Yayınları tarafından  1990’da basılmış).

kapak.jpg

Okurlarımıza bu kitabı bulup okumalarını salık veriyorum. Bu kitap çalışmasında M. Aksoy, M. Kemal Atatürk’ün çeşitli zaman ve yerlerdeki ifadelerinden yararlanarak bağımsızlığa bütünsel yaklaşımını ele almış. Alt yapıda da (eşdeyişle iktisadî olarak) bağımsız olunmadıkça üst yapıda (eğitim, hukuk vd. alanlarda) bağımsızlığın yeterli olup olmayacağı işlenmiş ve olamayacağı sonucuna varılmış.

M. Aksoy, ayrıca, tam bağımsızlığa giden yoldaki en önemli tuzaklardan birinin ekin yayılmacılığı (kültür emperyalizmi) ve bunun getirdiği bağımsız düşünme yeteneğinin yitirilmesi olduğunu vurgulamış.

Işıklar içinde yat, sevgideğer Muammer Hocamız…

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.