• BIST 108.153
  • Altın 154,080
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 9 °C
  • Adana 7 °C
  • Antalya 10 °C

Putin’in intikamı

‘Zayıf halka’ kurban oluyor

Çağlar Tekin/HABER ANALİZ
ABC Gazetesi

Erdoğan’ın milliyetçileri İslamcılaştırarak “Yeni Türkiye” projesine perçinleme ve Suriye denklemine yeniden girme hamlesi Rus duvarına çarptı. ABD’nin dahi şimdiye kadar kalkışmadığı bir hamle yapan Erdoğan’dan Putin’in intikamı beklenildiği gibi olmayacak ama…

Türkiye’nin, Rusya’nın El Kaide unsurlarına müdahale eden savaş uçağını düşürmesi hem bölge dengelerini değiştirecek hem de Tayyip Erdoğan’ın kaderine bir dönüm noktası olarak geçeceğe benziyor.

Erdoğan’ın 7 Haziran sürecinde başlattığı ve dozunu 1 Kasım’a doğru artırdığı “milliyetçileri kapsama” hamlesinin seçim zaferi elde etmesi Kaçak Saray’ın sultanını bunu daha da ileri götürmeye itti. Rusya’nın vekalet savaşına son vererek Suriye’de cihatçı teröre karşı doğrudan müdahalede bulunması ve bununla beraber  bir dizi başka faktörün birleşimiyle komşuda manevra alanı neredeyse sıfırlanan Erdoğan yeni bir risk üstlenmek zorunda kaldı.

Türkmen oyunu

Suriye’nin Türkiye sınır hattında üstlenen Nusra, Ahrar, Faslı ve Orta Asyalı El Kaideli cihatçılara yönelik bir süpürme hareketine başlayan Suriye Ordusu ve müttefiklerinin Türkmenlere saldırdığını iddia etti Erdoğan. Bu iddia ile iki ayrı kuş vurma planı yapılıyordu. Bunlardan bir tanesi iç politikada “Yeni Türkiye” hayaline milliyetçileri de İslamcılaştırarak eklemek. Diğeri de IŞİD’in kontrolünde bulunan Azez-Cerablus hattının önümüzdeki süreçte Ankara’nın Halep’teki cihatçılara ikmal için kullanmasının sürekliliğini sağlamak.

Türkmenlerin katledildiği yalanı ülke içinde kimi çevrelerce kabul gördü ve iktidarın mezhepçi-ırkçı-ayrımcı politikasına milliyetçileri çok daha kuvvetli ve İslamcılaştırarak bağlama yolunda önemli bir rol oynamaya başladı. Oysa kimse Erdoğan’a, “Irak’ta IŞİD tarafından Türkmenler katledilirken neredeydin?”, “Ömerli Köyü IŞİD kuşatmasındayken neden ses çıkarmadın?”, “Tuzhurmatu’yu neden kınamakla geçiştirdin?” diye sormadı.   

‘Zayıf halka’ kurban oluyor

Oysa uluslararası alanda işler böyle gitmedi. Başından beri Batı ile beraber Suriye’deki cihatçı örgütlere her türlü desteği veren AKP-Erdoğan kliği IŞİD’in bölge dışındaki saldırılarıyla beraber yalnızlaşmış durumdaydı. Üstelik bölgede yer alan Türkmen örgütleri de El Kaide tandanslı ve dünyada Suriye’yi izleyenler tarafından yaptıkları katliamlarla tanınıyorlar. Mevcut haliyle içinden çıkılması oldukça güçleşen Suriye denklemine Rusya’nın müdahil olması ve aynı zamanda Paris gibi merkezlerde yaşanan saldırılar da Türkiye’nin yalnızlaşmasını çok daha hızlandırdı. Saldırıların Batı ülkelerine de sıçraması IŞİD dışındaki örgütlerin de artık fazlasıyla hak ettikleri terör örgütü sıfatını kazanmalarını sağlayan baş etken oldu. Çünkü artık biliniyor ki bu cihatçı örgütler farklı isimlerde olsalar da ideolojik kökenleri aynı. Hemen hepsinin sicili katliamlarla dolu. Hele ki Türkiye’nin arkasında durduğu Fetih Ordusu gibi oluşumlar tamamen El Kaide’ye bağlı. Fetih Ordusu’nun iki ana kuvvetinden Nusra, Türkiye’nin terör örgütleri listesinde yer alsa da fiilen bu bir anlam ifade etmiyor. İkinci büyük yapı olarak öne çıkan Ahrar’uş Şam ise Türkiye’nin terörö listesinde yer almadığı gibi açık destek verdiği örgütlerden. Ahrar’ın kurucusunun El Kaide’nin şu an ki lideri Zevahiri’nin kişisel temsilcisi olması ise sicilindeki en hafif suç. Bu örgütleri fiilen desteklemeleriyle bilinen Suud-Katar ve AKP üçlüsünün içerisinde AKP “zayıf halka” olmasıyla, yani yanan maşa haline gelmesinin en düşük maliyete sahip olmasıyla öne çıkıyor.

‘Terörün hamisi Türkiye’

Erdoğan’ın Suriye’de uzağında kaldığı denkleme tekrar girebilmek için AB’ye karşı göçmen kartını oynaması ise Paris katliamının ardından ters teperek yalnızlaşma ve teröre, en iyimser bakanların dahi, göz yummasının bu katliamlardaki ortaklığı olarak değerlendirmesine sebep oldu. Son birkaç ay içerisinde yapılan IŞİD’e yönelik kimi operasyonlarsa bu algının kırılması için oldukça zayıf kaldı. Batının kendisiyle beraber teröre destek veren ülkelerden en azılısını seçme yarışında Erdoğan hızla diğerleriyle arasındaki mesafeyi açtı. Avrupa’da bir süredir dillendirilen “IŞİD’in büyümesinde en büyük pay Erdoğan’ın” inancı bizzat Rusya Devlet Başkanı’nı tarafından da açıkça söyleniyor.

Hedefte Suriye uçağı vardır!

Gelişmelere bakılırsa Türkiye bir Rus uçağını değil de Suriye uçağını düşürmeyi planlıyordu. Düşen uçağın Suriye’ye ait olması durumunda ne Rusya bu kadar sert tepki verecek, ne de Batı Erdoğan’ı böylesine yalnız bırakacaktı. Ayrıca ülke içinde de “Türkmenleri Rusya’ya rağmen koruyan Erdoğan” figürü milliyetçilerin eklemlenmesi sürecini bambaşka bir boyuta taşıyacaktı.  Olmadı. Göçmen kartı ve 5 yıldır Suriye’de atılan tüm adımlar gibi bu da ters tepti.

Peki şimdi ne olacak?

Rus uçağının düşürülmesinin ardından Türkiye, Suriye denkleminin tamamen dışında kalacak. Belki tek iyi gelişme artık sınırlarımızın bizzat Rusya tarafından korunması olacak. Dünden bu yana konuşulan “doğalgazımız kesilir” gibi tartışmalar elbette altı boş durumda şu an. Rusya’nın Türkiye’ye savaş açmayacağı da aşikar. Peki Putin dün Soçi’de “bunun bedeli ağır olacak” derken ne yapmayı planlıyordu? Öncelikle, Rus dış politikası AKP’nin tarzından tamamen farklı. Yani Rusya, AKP bürokratlarının yaptığı gibi esip sonra da kuyruğu altına alan bir tarza tarihinde hiç sahip olmadı. Böyle bir saldırıya pek ihtimal vermemiş olsalar dahi buna hazırlıklı olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Ki böyle bir durumla karşılaşabileceğimizi seçimler öncesindeki yazımda da aktarmıştım.

Rusya öncelikle bu süreçten sonra Suriye’de teröre karşı çok daha sert bir tutum alacak. Putin, Erdoğan’ın hilafet hayalinin ne kadar büyük olduğu biliyor. Bu hayal artık üzerine soğuk su içilecek cinsten olmaktan ziyade rüyalarda dahi görülemeyecek. AKP artık Suriye’ye cihatçı veya cihatçılara herhangi bir doğrudan destek verebilecek kadar dahi muhtemelen burnunu sokamayacak. Rusya artık Türkiye sınırında korumasız uçaklarla değil çok daha tedbirli ve yoğun bir şekilde yer alacak. Nitekim hava savunma füze sistemleri bunun en önemli parçası olacak.

Ayrıca, dün Rus Genelkurmayı’nın yaptığı, “Türkiye Suriye hava sahasını ihlal ederek uçağımızı düşürdü” açıklaması da artık Ankara’nın uyguladığı garip angajman kuralını terse çevirecek gibi gözüküyor. Yani artık Türk jetleri, Suriye hava sahasına girdiklerinde Rusya’nın hedefinde olacak.

ABD ve AB’den dün gelen açıklamalar da “bizi bu işe bulaştırma” şeklinde oldu zaten. Türkiye’nin Rusya’nın bölgeye doğrudan gelmesinin ardından kopardığı fırtınaya Patriotları geri alarak tavrını koyan Batı, şimdi de ilk açıklamasından itibaren “bizimle bu konuların alakası yok” dedi. Elbette şeklen Türkiye’nin yanında olduklarını söylemek zorundalar. Ama kimse “terörü destekleyen ülke”nin yanında yer alarak Rusya’yı karşısına almak istemiyor. Ayrıca Türkiye şu an mağdur olan değil, saldırgan olan ve bu saldırganlığı terör örgütlerini korumak için yapan ülke konumunda. Putin, G20’deki üstü kapalı konuşma tarzını değiştirerek TSK’nın IŞİD’i koruduğunu, Ankara’nın IŞİD’in çıkardığı petrol satın aldığını ve terörü çok yönlü desteklediğini açıkça söyledi. Buna ne Erdoğan’dan ne de Batı’dan itiraz eden de olmadı. Bunun diğer anlamı da neredeyse beş yıldır Birleşmiş Milletler’e Türkiye-Suudi Arabistan-Katar üçlüsünü terörün hamiliğini yaptığına dair onlarca delil sunan Suriye bu konuda artık Moskova’yı önünde görecek. Üstelik bu listede şimdiye kadar Suud ve Katar’a öncelik verilip Ankara’yı geride tutan Moskova’nın sıralaması da değişecek. Putin artık dünyayı Erdoğan’ın savaş suçları mahkemesinde yargılanması ve Türkiye’nin terör destekçisi olarak resmen damgalanması için itecek.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Çimento devi Lafarge IŞİD’e milyonlarca avro haraç ödemiş13 Aralık 2017 Çarşamba 16:32
  • AB'den 'döner' kararı13 Aralık 2017 Çarşamba 15:57
  • Trump'tan flaş hamle: Asker sayısı artıyor!13 Aralık 2017 Çarşamba 15:54
  • Avusturya'da ikinci facia: Onlarca yaralı var13 Aralık 2017 Çarşamba 15:48
  • Trump'ın danışmanından Türkiye'ye 'cihat' suçlaması!13 Aralık 2017 Çarşamba 15:07
  • Mahmut Abbas İstanbul'da böyle konuştu: Meydan okuyorum!13 Aralık 2017 Çarşamba 14:00
  • Skandal fetvaya gözaltı!13 Aralık 2017 Çarşamba 13:03
  • İşgalci Suudiler Yemen'i vurdu: Onlarca ölü var!13 Aralık 2017 Çarşamba 12:57
  • Merkel’den Kudüs protestolarına sert uyarı13 Aralık 2017 Çarşamba 10:56
  • Rusya’dan ABD’ye SSCB hatırlatmalı Suriye yanıtı13 Aralık 2017 Çarşamba 10:49
  • 123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)