• BIST 105.026
  • Altın 162,753
  • Dolar 3,9187
  • Euro 4,6430
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 5 °C
  • Adana 5 °C
  • Antalya 12 °C

'Rant değil insan' diye düşününce oluyor: Engelsiz Kafe

'Rant değil insan' diye düşününce oluyor: Engelsiz Kafe
Cem Kotan: Her şeyi para olarak görmekten vazgeçip insan odaklı bir yerel yönetim anlayışını hayata geçirmek zorundayız.

Çağdaş Gökbel/ABC Gazetesi/Antalya

Yeşilin içerisinde ve eşsiz deniz manzarasıyla insanların ilgisini çeken bir yer Engelsiz Kafe. Rant değeri böylesine yüksek bir yeri engellilere özel bir alan olarak tahsis etmek şu günlerde pek alışık olmadığımız bir durum. Bu yüzden sizin için Muratpaşa belediyesinin engellilere özel olarak hazırladığı Engelsiz Kafe'yi ziyaret ettik.
Antalya Muratpaşa Belediyesi meclis üyesi ve Adalya Vakfı müdürü Cem Kotan, Antalya’da engelli vatandaşlara yönelik olarak yapılan ilk sosyal merkezin kuruluş hikayesini Çağdaş Gökbel’e anlattı. 

Antalya’da ilk defa böyle bir yer açıldı. Bize engelsiz kafeyi ve hikayesini kısaca anlatır mısınız?
Burası eskiden başkanımızın kaldığı yerdi. Bir süre  başkanımız burada kaldı daha sonra başka bir yere geçme kararıaldı. Buraya Engelsiz Kafe adını Muratpaşa Belediye Başkanımız Ümit Uysal kendisi verdi. Engellilerin ve engelsizlerin biraraya geldiği, etkinliklerin yapıldığı, eğitim çalışmalarının yürütüldüğü böylesi bir projeyi hayata geçirmek için Adalya vakfını görevlendirdi.Proje belediye meclisinden geçti ve 3 yıllığına burası AdalyaVakfına verildi. Ondan sonra da Engelsiz kafe adıyla 2015 yılı mayıs ayında faaliyete geçti. 

Başka bir işletmede yapılabilirdi, neden Engelsiz Kafe?
Antalya’nın böyle bir şeye ihtiyacı vardı. Bugün engellilerle alakalı Antalya’da ciddi anlamda büyük eksiklikler var. Engellilerimiz için böyle bir sosyal ihtiyaç vardı. Bu tespit tabiî ki Belediye başkanımız Ümit Uysa’lın tespitiydi. Fikir tamamen ona ait bununla birlikteelbette ki Türkiye’de örnekleri olan bir proje ; İstanbul, Ankara, İzmir gibi kentlerimizde buna benzer çalışmalar yapıldı. Ancak bizim projemizin bir fark var. Şöyle düşün; deniz kıyısında falezlerin üstünde 80,90 tane ağacın ve elli yıllık çınarların bulunduğu,rantın çok yüksek olduğu bir yeri sen engelli ve engelsiz vatandaşlar için sosyal alan olarak, sosyal tesis biçiminde dizayn ediyorsun. Bu her babayiğidin harcı değil.

“TİCARİ KAYGILARLA DEĞİL, İNSANİ KAYGILARLA HAREKET ETMEK ZORUNDAYDIK”

Muratpaşa Belediyesine bağlı 50 den fazla mahallemiz var, böyle bir yeri iç mahallelerde de düşünebilirdik. Muratpaşa, Antalya’nın kalbi konumunda olan, birçok ilden daha fazla nüfusa sahip, katma değer üreten bir ilçe. İstanbul için kullanılan, ‘taşı toprağı altın’ tabiri, Akdeniz bölgesinde Muratpaşa ilçesi için geçerlidir. Böyle bir ilçenin değerlerini biz ranta değil halka açıyoruz. Engelsiz Kafe bulunduğu konum itibari ile bunun en güzel örneğidir. Pek çok park ve kamu alanı bu iş için elbette ki uygundu. Ancak engelli yurttaşlarımız için özgür ve mutlu bir ortam sağlamak istiyorsak ekonomik kaygılarla değil insani kaygılarla hareket etmek zorundaydık.Sosyal belediyeciliğin özü de buna dayanır. Herkesin gözü olduğu Antalya’nın en güzel manzarasını biz engelli dostlarımıza tahsis ettik. İnsanların gözü açıkçası bu arazinin üzerinde deniz manzarası doğayla olan yakınlığı dikkatleri çekiyor. Düşündüğünüz zaman iyi bir rant alanı burası. Ama konu insan olduğu zaman paranın önüne bazı değerlerin geçmesi gerekiyor. Engelsiz kafe kolay kurulmadı.  Birçok insanın maddi kaygı gütmeden gönül ve emek vererek  yarattığı bir yer. Halen daha bitirebilmiş değiliz sürekli yeniliyor çeşitli düzenlemeler yapıyoruz. Buraya gelen otistik ve Down sendromlu çocuklarımızı yine bu kafede istihdam etmeye ve topluma kazandırmaya çalışıyoruz. 

unnamed-(4)-021.jpg

Engellilere görev ve sorumluluk da veriyorsunuz.
İşin temeli oradan başlıyor zaten. Bu görevleri vermeye de devam edeceğiz. Burada çalışan Eyüp adında bir arkadaşımız var. Antalya’ya mal olmuş neşeli bir dostumuz. Sadece çalışmış olmuyor aslında gelen insanlarla da diyalog kuruyor ve iletişimini geliştiriyor. Gelen misafirlerimizde Eyüp’ten çok mutlu bizde insanları engelli vatandaşlarımızla buluşturmaktan dolayı ayrıca mutluyuz. Sonuçta engelli vatandaşlarımız da bu toplumun bir parçası, hatta asli birer unsurudur. Onları toplumdan izole mekanlara hapsedemeyiz. Engelsiz Kafe, engelli dostlarımızın özne olduğu, ürettiği, keyifle vakit geçirdiği, bütün engellerin ortadan kalktığı bir yerdir.  

Peki eğitimden bahsetmiştiniz engelli vatandaşlarımıza ne gibi eğitimler veriliyor?
Profesyonel manada bir eğitim gibi algılamamak gerekiyor bu çalışmayı. Haftada üç gün ve iki saat olmak üzere engelli yurttaşlarımızın düşünsel faaliyetlerini geliştirebilecek etkinlikleri organize ediyoruz. Eğitmenlerimizin hepsi en az 5 yıllık tecrübeye sahip. Bir buçuk sene sonunda engelsiz kafede belirli bir sistemi oturtmuş bulunmaktayız.

Ne gibi etkinlikler?
Bu gördüğün engelsiz kafe alanında engellilerle birlikte animasyon ve çeşitli dans gösterileri düzenliyoruz. Belediye başkanımız Ümit Uysal’da her etkinliğimize iştirak etmeye çalışıyor. Kendisi bir vesile ile gelemediğinde ise eşi Ümran hanım mutlaka bizimle ve engelli dostlarımızla birlikte oluyor. Geçtiğimiz ay 18 Ağustosta büyük bir etkinlik gerçekleştirdik. Engelli arkadaşlarımız 7 bölgeden halk oyunları ile bize güzel bir gösteri sundular. Etkinliklerimiz engelsiz kafe ile de sınırlı kalmıyor At çiftliklerine ve çeşitli bazı gezilere de gidiyoruz. Bahsettiğimiz engelli arkadaşlarımız genel olarak Downsendromlu ve otistik çocuklar o yüzden bu tarz organizasyonlar sayesinde hem sosyalleşiyor hem de aileleri ile güçlü bir bağ kuruyorlar. Şimdi ekim sonunda da sürpriz bir etkinliğe hazırlanıyoruz o yüzden yoğun bir çalışma halindeyiz.

unnamed-(2)-031.jpg

18 Ağustos etkinliğinde Murtapaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal engelli çocuklarla birlikte..

Bu sürprizi bizimle paylaşmayacak mısınız? 
Doğal bir yaşam alanı olduğu için, çocuklarımızın yine doğa ile sevgi bağlarını iyi bir şekilde kurabilmeleri için, güzel bir etkinlik planlıyoruz. İlerleyen süreçte bu tarz etkinliklerimizi kamuoyuyla paylaşacağız.

Bu hizmetlerin hepsi bildiğim kadarı ile ücretsiz sağlanıyor, değil mi ?
Evetherşey ücretsiz. Yaptığımız etkinliklerin masrafını Muratpaşa Belediyesi ve Adalya Vakfı karşılıyor. Sadece buradaki yiyecekler ve belirli bazı şeyler ücretli ama onların da fiyatı oldukça uygun. Ayrıca engelli ailelerimize %25 indirim uyguluyouz. Engelli vatandaşlarımızın ulaşımını daMuratpaşa Belediyesinin engelsiz aracı ve engelsiz taksileri ile sağlıyoruz. Ulaşım için bize müracaat edebilirler veyahut turunç masayı da aradıkları zaman arkadaşlarımız yardımcı olacaklardır.

Engelsiz kafe kurulduktan sonra engelli vatandaşlarımızın ailelerinden nasıl tepkiler aldınız?
Benden daha çok sahiplendiklerini söyleyebilirim. Kendi yerleri gibi görüyorlar, buranın ev sahibi konumundalar. Temizliğinden tutun, çayların ve hizmetin iyi işlemesine kadar ailelerimizin çok emeği var. Klişe bir cümle olacak ama gerçekten biz burada bir aile gibiyiz. Antalya’da bulunan yurttaşlarımızı mutlaka engelsiz kafeye bekliyoruz.

“AKDENİZDE BÖYLE BİR YER YOK VE BUNUN ÖNCÜLÜĞÜNÜ YAPMAK BİZİM İÇİN GURUR VERİCİ”

unnamed-(1)-046.jpg

Vatandaşların gittikleri mekanlarda engelli bir vatandaşın bağırması veya farklı tepkiler göstermesi yanlış algılandığı için burada belki daha rahat ve özgür hareket etme imkanı buluyorlar. Bu konuyla alakalı sizin gözlemleriniz nedir?
Burada o farklılığı hissetme imkanı yok Çağdaş. Değindiğin gibi engelli yurttaşlarımız bazı mekanlarda ya da sosyal alanlarda gösterdikleri davranış biçimiyle yanlış anlaşılabiliyor. Zaten direkt olarak böyle bir projeyi hayata geçirmemizdeki temel amaçlardan biriside buydu. Engelliler bizim yaramız ya da eksik bir yanımız değil. Onlarda bizimle eşit haklara sahip insanlar. Engelsiz Kafe’de ayrım ve ayrımcılığa yer yok.  

Tüm bunlardan hareketle biz engelli insanlarımızı burada diğer vatandaşlarımızla buluşturuyoruz ve bu sayede insanlarımızın bu alandaki ön yargılarını kırıyoruz. Burada engelli bir kardeşimiz bağırabilir ya da istediği bir şey biraz geç olduğunda aşırı tepki gösterebilir ama burada normaldir böyle şeyler. Bu tür bir olay yaşandığında engelli arkadaşımızı sakinleştirir türlü oyunlarla onun gönlünü kazanırız. Şunu belirtmekte fayda var burası gerçekten engelli vatandaşlarımız için nefes alma alanı olmuş durumda. Sadece engelliler için geçerli değil bizim içinde bir özgürlük atmosferi var burada. Akdeniz de böyle bir yer yok ve bunun öncülüğünü yapmak bizim için gurur verici. Biz Engelsiz Kafe’yi engelli vatandaşlarımız için, “kurtarılmış bir bölge” olarak görmüyoruz. Tam tersi, burası, engelli dostlarımızın “özgürlük alanı”dır. Amacımız, engelli vatandaşlarımızın kamusal hayattaki görünürlüğünü arttırmaktır. Bu noktada Engelsiz Kafe ile Akdeniz’de ilk çoban ateşini yakmış durumdayız.

unnamed-(1)-052.jpg 

Türkiye’de örnekleri var ama bu zamana dek Antalya gibi bir kentte böyle bir çalışmanın yapılmamış olmasını neye bağlıyorsunuz?
Sosyal demokrat bir belediye olmak kolay bir iş değil. Bakın bir yerde insana dönük bir hizmet varsa orada genellikle bir CHP’li belediye vardır. İnsanlar bize kendilerine hizmet götürebilmemiz için oy veriyor. Bizlerde bunun hakkını vermek zorundayız. Ben siyasetin bazı çürümüş yanları olduğunu düşünüyorum. Şöyle açıklayayım sadece oy kapma veyahut gelecek dönem tekrar seçilebilme kaygısıyla insanlara hizmet taşıyamazsınız. Diğer yandan insanların tercihlerini de sorgulayamazsınız bize oy vermemiş olmaları onların sunulan hizmetlerden mahrum bırakılacağı anlamına gelmez. Bize ayrılan bütçe kamu bütçesi ve bizler halkın parası ile bu hizmetleri sağlıyoruz. Bu yüzden aslında baktığınızda yaptığımız işi ateşten gömlek olarak nitelendirebiliriz. 

unnamed-(3)-024.jpg

Muratpaşa Belediyesi olarak sadece engelsiz kafeyle sınırlı kalmıyor projelerimiz. Pek çok yere emeklilerimizin sosyal ihtiyaçlarını karşılamak adına yaşlı evleri açtık. Hepsi Antalya’nın en güzel mevkilerinde bu yerler. İnsanlar rahatlıkla gidip görebilirler. Ayrıca dar gelirli mahallelerimize kreşler açıyoruz. Gençlerimiz için spor kursları düzenliyoruz. Üniversiteye hazırlanan gençlerimiz için TEOG kursumuz var. Üniversite öğrencilerinin en büyük sorunlarından biri olan barınma sorununa çare olması için, 2 tane gençlik evini hizmete açtık. Meslek edindirme kurslarımızla, vatandaşlarımızı üretmeye teşvik ediyoruz. Bütün bu projelerin ve hizmetlerin mimarı Muratpaşa Belediye Başkanımız Ümit Uysal’dır. Özetle kamu kaynaklarını doğru yerlere aktarabilmek adına üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. 

Antalya gibi bir yerde bugüne dek engellilere yönelik bir çalışmanın yapılmamış olması üzücü bir durum. Ama bu durduk yere sizin biranda oluşturabileceğiniz bir refleks değil. Yani makamınızda otururken hadi ben böyle bir proje yapayım diyemezsiniz. Bunun için belirli bir bilince sahip olmanız gerekir. O bilinçte kapitalistçe düşünmekten geçmiyor. Her şeyi para olarak görmekten vazgeçip insan odaklı bir yerel yönetim anlayışını hayata geçirmek zorundayız. Bizde Muratpaşa belediyesi olarak Ümit Uysalın başkanlığında bu anlayışla hareket ediyor ve bu istikamette projeler geliştirmeye çalışıyoruz. Muratpaşa Belediyesi, katılımcı ve sosyal belediyeciliği kurumsallaştırmaya çalışan bir belediye olma yolunda ilerliyor. 

Stadyumun olduğu bölge yıkıldı büyükşehir belediyesi oradaki o büyük alanı engellilere açar mı sizce?
Belirttiğim gibi bunu düşünebilmek için önce o bilince sahip olmak gerekir. Rant değeri yüksek yerlerle alakalı malum partinin bugüne dek nasıl bir tavır aldığını kamuoyu yakından biliyor zaten. Ancak bize bu konuyla ilgili yardım talebiyle gelirlerse desteğimizi de esirgemeyiz. A B C partisi önemli değil biz parti ayırt etmeden yardımcı oluruz. Yeter ki bu yönde bir irade koysunlar. Ama ben bahsettiğiniz bölgeyi büyükşehir belediyesinin bu şekilde değerlendireceğini düşünmüyorum.

Genç bir siyasetçi olarak yerel yönetimde siyaset yapmanın ne gibi zorlukları var?
Aslında sorun şuradan kaynaklanıyor gençlerin çoğu devlete yabancı ve uzak. Haksızda sayılmazlar çünkü; hantal bir bürokratik yapıyla cebelleşiyorsunuz. Haliyle bu durum gençleri devlet ya da siyaset kurumundan uzaklaştırıyor. Biz bu sorunların çoğunu aştık. Belediye başkanımızın da genç olmasının olumlu bir etkisi var. Onlarca proje hazırlıyoruz ve bu projelerin hızlı bir biçimde hayata geçirilmesi oldukça önemli. Neticede ilk andaki heyecanınızı yitirmeden işinizi bitirmiş olmanız gerek. Örneğin; yaşlı evleri, kreşler, engelsiz kafe ve bunun gibi birçok proje bürokratik engellerle uğraşmaksızın yapılması gereken önemli hizmetler. Esasen belediyecilikte ya da yerel yönetimlerde de geçerli bir kural ekibiniz ne kadar iyi ise o ölçüde verimli işler yapabiliyorsunuz. Gençler yerel yönetimde siyaset yapmaktan çekinmemeli ve mücadele etmeliler.

Siyasete ilgi duyan ve toplumsal olaylara duyarlılık gösteren genç arkadaşlarımıza nasıl bir mesaj iletmek istersiniz?
Seninle de yaptığımız sohbetlerde belirttiğim gibi genç arkadaşlarımızın ne olursa olsun kitaplarla olan bağı güçlü olmak zorunda. Görsel kaynaklardan daha ziyade yazılı kaynaklara itibar etmeliler. Okuma kültürünü kazanmış bir genç zaten bir süre sonra kendi siyasal kimliğine kavuşacaktır. Siyasetin hayatında dışında olamaz sadece görmezden gelebilirsiniz. Yürüdüğünüz kaldırım ya da sökülmüş bir ağaç bunların hepsi sizin hayatınızı etkileyen şeylerdir ve siyaset tüm bu yaşamsal noktalara nüfuz eder. Gezi süreci politikleşme yolunda bize bir ivme kazandırdı. İletişim çağı olarak adlandırdığımız günümüz dünyasında, teknik ve teknolojinin geldiği son nokta, gençlerin içinde bulunduğu toplum ve dünya hakkında bilgi edinmesini bir tıka indirdi. Özellikle sosyal medya, çağımızın en büyük icadı olarak karşımızda duruyor. Bu mecranın Gezi eylemlerinde ve daha sonraki toplumsal eylemlerde nasıl kullanıldığını gördük. Bu süreç bitmiş değil devam ediyor. Türkiye’nin siyasetle ilgilenen gençlere ihtiyacı var. Genel siyaset açısından baktığımızda kritik bir süreçten geçiyoruz. Bu nedenle kendi kaderimizi kendimiz tayin etmek istiyorsak toplumsal meselelere duyarsız kalamayız. Gençlerin siyasetten uzak yaşama şansları yok. Söylediğim gibi ancak görmezden gelebilirler. Görmezden gelmekte bir çözüm değil gerçekler bir süre sonra kendisini dayatacaktır. Bu nedenle gerçekle yaşamak her zaman daha mantıklıdır. 

 

 

 

 

 

 

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)