• BIST 103.200
  • Altın 197,070
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 26 °C
  • Adana 34 °C
  • Antalya 25 °C

Reza Zarrab'ın tutuklanmasını veremeyen gazeteler!

Reza Zarrab'ın tutuklanmasını veremeyen gazeteler!
'Köşe yazarlarını tasmalarından biz kurtardık!' diyen Erdoğan'ın medyayı nasıl bir tasmaya bağladığı, gazetelerin bugünkü manşetleri ile bir kez daha ortaya çıktı.

ABC Gazetesi/MEDYA ANALİZ
Türkiye'de önüne bakanların 'yattığı', hükümetin gövdesini siper ederek serbest bıraktırdığı 17-25 Aralık soruşturmalarının kilit ismi Reza Zarrab, tatil için gittiği ABD'nin Miami kentinde tutuklandı. Suçlama, kara para aklamak, vergi kaçırmak, İran ambargosunu delmek, dolandırıcılık ve rüşvet gibi ciddi mali suçlar. Reza Zarrab'ın 75 yıl hapsi isteniyor.

Zarrab'ın tutuklanması Ortadoğu'dan Avrupa basınına kadar neredeyse tüm dünyada ilk haberler arasında yer alırken, Türkiye'de 15'e yakın ulusal gazetede neredeyse haber bile ol(a)madı!

Yaşanan bu durum, 'Köşe yazarlarını tasmalarından biz kurtardık!' diyen Erdoğan'ın, Türk medyasını nasıl bir tasmaya bağladığını açıkça göz önüne sererken, topluma karşı en küçük bir sorumluluk ve saygı duymayan bu gazetelerin, sorumluluk duydukları tek mercinin Saray ve AKP iktidarı olduğunu bir kez daha göstermiş oldular.

ADLARI MERKEZ KENDİLERİ HAVUZ!

Havuz medyası ve kayyum eliyle havuzlaştırılan gazetelerin Reza Zarrab haberine yer vermemeleri, artık Türkiye'deki gazete okurları için beklenen bir durum. Ancak, kendilerine hala ısrarla 'Merkez Medya' diyen Milliyet ve Habertürk gazetelerinin de Reza Zarrab'ın tutuklanmasına dair tek satır bile haber yapamamaları yandaş da olsa gazeteciliğin intiharı gibiydi. Kendilerine merkez medya demeye devam eden bu gazetelerin sadece Türkiye'nin değil dünyanın da 'merkezi' olarak Saray'ı gördüklerini bir kez daha kanıtladılar.

ABDİ İPEKÇİ'NİN KEMİKLERİ SIZLADI!

Bir zamanlar merkez medyanın iki büyük gazetesinden biri olan Sabah'ın AKP ktidarı sırasında el değiştirerek 'havuz medyasının amiral gemisine' dönüştürülmesinin ardından, merkezde Hürriyet gazetesi ile birlikte bu rolü adı Abdi İpekçi ile özdeşleşen Milliyet ve HaberTürk gazetesi oynuyordu. Ancak HaberTürk'te yaşanan 'Alo Fatih' skandalı ve ardından gelen tasfiyeler, aslında HaberTürk'ün de çoktan 'havuza' bağlandığını ortaya çıkarmıştı. Milliyet'in ise patronunun Erdoğan karşısında telefonda ağlamasının ardından düştüğü durum herkes tarafından biliniyordu.

Ancak buna rağmen, Abdi İpekçi'nin koltuğunda oturan ve 40 yılı aşkın meslek yaşamında onur duyabileceği birçok gazetecilik başarısı olan Fikret Bila'nın düştüğü durum, en az Türk medyasının topluca içine düştüğü durum kadar hazin! Bila, eleştirel bir dil ile olmasa bile, Türkiye'nin ve tüm dünyanın konuştuğu Reza Zarrab haberini, Anadolu Ajansı'nın resmi haber bülteni şeklinde bile olsa sayfasına taşıyamaması, Milliyet'i bir medya markası haline getiren Abdi İpekçi'nin kemiklerini sızlattığı kadar, meslek hayatının son demlerini yaşayan Fikret Bila'nın da kendisi açısından can sıkıcı bir final yapmasına da neden oldu.

İşte Reza Zarrab'ın tutuklanmasını haber olarak bile birinci sayfalarına 'koyamayan' ve mahçup bir şekilde göze görünmeyecek kadar küçülterek haberi yapan Saray'ın bültenine dönüşen o gazeteler.

galeri-024.jpg

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)