• BIST 109.050
  • Altın 153,015
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 17 °C
  • Adana 18 °C
  • Antalya 17 °C

Rıza'nın hesaplanamayan matematiği (1)

Rıza'nın hesaplanamayan matematiği (1)
Evet, rüşvet, dolandırıcılık, yolsuzluk gibi suçlar hükümran bir devlet içinde işlenilmişse o devlet yasalarına göre yargılama yapılacaktır! Fakaat, bir dakika! Virgül koyup devam edelim...

Hamza KİE

İş geldi dayandı milliliğe. Efendim, ülkemize karşı suç işlenilmiş olsa da dışarıdan yargılama yapılmasına razı olmayız! Her ne suç olursa olsun biz onu görmeyiz, seslendirmeyiz çünkü antiemperyalist bir duruşumuz var. İlkesel duruş adına her şartta karşı çıkarız. Karşı çıkmakla kalmayız, yargılananın; suçu işleyenler olduğu iddia edilenler değil de o piyonlar üzerinden Türkiye olduğunu söyleriz. Velhasıl kül yutmayız!

Amenna! Ne kadar da saygın bir duruş değil mi? Evet, antiemperyalist duruşlara tereddütsüz imza atarız. Yalnız, “Her ne suç olursa olsun biz onu görmeyiz, seslendirmeyiz.” gibi bir yaklaşımı hangi mantık ve hukuk çerçevesine sığdıracağız?

Bir kuruntuya kapılınmış ki Amerika bu yargılamayla kendine daha bağımlı daha iyi hizmet edecek bir iktidar değişikliğini hedefliyormuş!

Türk demokrasisi açısından çok girift bir problem olur bu. Her şeye rağmen iktidar çoğunluğu; aldırış edip kendi hükümetini düşürür de Amerika’nın istediği diğer hükümeti getirir mi dersiniz? Ya da nitelikli muhalefetle alternatif bir kombinasyon mu oluşturur sanıyorsunuz? Böyle bir demokrasi kültürümüz yok! Fikri ve vicdanı -demokrat ya da devrimci olmalarından vazgeçtik- liberal olan milletvekilleri olmuş olsalar demokratik bir kombinasyonun oluşacağına dair umut bağlayabilirdiniz. O yapı da yok. İktidar nimetlerinin paylaşıldığı; herkesin gölgesinin herkesin üzerinde olduğu bir grupta antidemokratik ya da demokratik bir parçalanma olmaz. Demokratik temizliği yine iyi çalışılmış ve sandıklara sahip çıkılmış bir seçim sağlayacaktır.

Bu yargılama sonucunda iktidar değişmez. Atfedilen iddialar sübut bulursa sadece suç ortaklığı “tescillenmiş” olur. Bu tescillenme işine ikinci yazımızda değinmek üzere bir im koyduğumuzu not düşelim. Yargılamanın doğuracağı sonuç, ülke açısından öncelikle ekonomiktir. Olmaması için dualar etmemize rağmen bir de bakmışız ki çıkan sonuç, hakikaten ülkeyi ekonomik kaosa, çıkmaza sürüklemiştir! Daha önce yapılmış eş benzer yargılamalardan anlıyoruz ki olası “cezai ekonomik” sonuçlar çok vahim olabilmektedir.

Ha, davanın daha da artçı sonuçları içinde siyasi-ekonomik olarak şu olur, bu olur… Olur tabii! İç siyasi dengeye etkisini bu yazıda geniş tutmayacağız. Bu, farklı özelliği olan apayrı bir konudur. Ve bir komplo teorisi çalışmasıdır. Bu nokta kapalı gibi kaldı ama olsun! Tartışmamızın esasından dikkatleri kaydırmamak için bu bahsi şimdilik ayrı tutalım.

Yeri gelmişken devlet ve sivil toplum katında görevi ile yurtseverliklerini savsaklayan iki kesime değinelim.

Bu ülkenin, uyarı yapmakla mükellef adli-mali ve hariciye bürokratları yok muydu, vardı da bağımlı olmaktan mütevellit veya biat kültürüne esir olunmaktan ses mi çıkartıl(a)madı? Bu, teknik bilgi donanımları olmayanlara teknokrat-bürokrat-hariciyeci falan mı diyeceğiz? Şimdi olur olmaz nosyonsuz insanların rövanşist duygularla elçi diye atanmalarının ileride daha ne risklere gebe olduğunu kavrayabiliyor muyuz?

Diğer taraftan, zanlıların ta ilk derdest edildikleri gün; suç ortaklarının, ülkenin başına gelecekleri bir yana bırakıp da şahsi olarak kurtulabilme ve direnme hesaplarına karşı; şimdiki kerameti kendilerinden menkul millici ve antiemperyalist olanlar neden bir demokratik kampanya dâhilinde ülkeyi kaosa sürükleyecek sonuçlar konusunda milleti ve yönetimi uyarmadılar ve direnmediler? Bir tutarlı milliciler, bir de “atarlı” milliciler var. Bugünü görüp de sürekli uyarı yapanlar ve şimdi de milliliğe mal etmeden “Bu, senin şahsi sorunudur.” diyenler tutarlı yurtseverlerdir.

Tam da bu iğnelemelerimiz noktasında önlemimizi alalım. Konu irdelemesinin bundan sonraki akışı içinde objektif bilgilendirmelerimize yönelik geliştirilecek spekülasyonlara karşı ulusal değerler açısından pozitif rezervlerimizi ortaya koyalım. Koyarken de emir kipiyle konuşacağız.

Evet, rüşvet, dolandırıcılık, yolsuzluk gibi suçlar hükümran bir devlet içinde işlenilmişse o devlet yasalarına göre yargılama yapılacaktır! Fakaat, bir dakika! Virgül koyup devam edelim...

Evet, vergi kaçakçılığı suçu da hükümran bir devlet sınırları içinde işlenilmişse o devlet yasalarına göre yargılama yapılacaktır! Bir dakika! Bunun da bir aması var! Virgül koyup devam edelim…

Emperyalizme gelince, herkesten önce altını çizerek söylüyoruz ki Amerika emperyalist bir devlettir ve onun dayatmalarına karşıyız. Sonuna kadar direnilsin!

Yalnız, sapla samanın birbirine karıştırılmaması için bir not düşmek isteriz. Söz konusu kriminal iddiaların sahnelenme yerlerinin devlet katları ve aktörlerinin de bir takım kamu görevlileri olması meseleyi milli kılmaz.

Peki, bu sorun, milli olmamasına rağmen milleti etkileyecek mi? Tabii ki etkileyecektir. Yukarıdaki virgüllerimizi de unutmamakla beraber buna da -milleti etkileme konusuna- konunun teknik kısmının anlatılacağı ikinci yazımızda bakacağız.

Millilik üzerinden konunun saptırılmaması ya da örtbas edilmemesi için dikkat edilecek çok önemli bir nokta var. Amerika’daki yargılama; bizlerin milli hassasiyetlerine dokunan yukarıda titizlendiğimiz iki rezervli hususta yapılmıyor.

Evet, saptırmalara karşı dikkat edilecek husus derken ne demek istiyoruz? ABD, bu zanlıları ülkemiz içinde işlenen rüşvet, dolandırıcılık, yolsuzluk ve vergi kaçakçılığı ithamları üzerinden yargılamıyor ki “Bize karşı işlenmiş suçları ancak biz yargılarız diyebilelim.” Bu çerçevedeki -lütfen dikkat, sadece bu çerçevedeki- antiemperyalist yırtınmalarımız boşunadır. Keşke ilaç niyetine bir antiemperyalist zaferimiz olabilse! Hasretimiz dinerdi.

Bu yargılama düzeneği şöyle becerildi böyle kotarıldı, her neyse bu ayrı bir operasyonel durumdur. Bu yargılama Amerika’nın, “Benim ambargomu niye deldin?” yargılamasıdır.

Yarın, konuya devam edilecektir.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)