• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 19 °C
  • Adana 17 °C
  • Antalya 17 °C

Rusya Büyükelçisi: Türkiye’yi düşman olarak görmüyoruz, derdimiz Ankara’yla

Rusya Büyükelçisi: Türkiye’yi düşman olarak görmüyoruz, derdimiz Ankara’yla
Rusya'nın sorununun sadece Türkiye’deki iktidarla olduğunu söyleyen Andrey Karlov, iki ülke arasındaki krizi aşılmasıyla ilgili 'Türkiye’nin resmi olarak özür dilemesini, suçluların cezalandırılmasını ve verilen zararın tazmin edilmesini bekliyoruz' dedi.

Türk F-16’ları tarafından düşürülen Rus uçağının sınır ihlali yaptığı iddialarını reddeden Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov, Türkiye’nin hiçbir nesnel kontrol verisini kendilerine iletmediğini belirtti. Karlov, iki ülke arasındaki gerilim sonlanması içinse Türkiye’nin gerekli adımları atması gerektiğinin altını çizdi.

Sputnik'te yer alan habere göre, Büyükelçi Karlov, Türkiye’nin Kasım 2015’te bir Rus savaş uçağını düşürmesi ardından iki ülke ilişkilerinin ne yönde değiştiğini ve bu ilişkileri nelerin beklediğini RİA Novosti’ye değerlendirdi.

Rus-Türk ilişkileri bugün muhtemelen modern tarihinin en zor dönemini yaşıyor. Bu krizden çıkış yolu görüyor musunuz?

Rus-Türk ilişkilerinin kötüleşmesinin nedeni biz değiliz. Rus savaş uçağının vurulması, Rusya’ya yönelik eşi görülmemiş bir meydan okumadır. Rus hükümeti, çok net hareket etti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ilişkilerimizdeki bu en derin krizi aşmamız için Türkiye’nin neler yapması gerektiğini en baştan söyledi. Türkiye’nin resmi olarak özür dilemesini, suçluların cezalandırılmasını ve devletimize verilen zararın tazmin edilmesini bekliyoruz. Türkiye’nin yaşananlardan üzüntü duyduğu yönündeki açıklamalar yetersiz ve seviyesi de yaşanan olaya uygun değil. Bu nedenle bir sonraki adımı Türkiye’nin atması gerekiyor. Bu taleplerimiz yerine getirilmezse ilişkilerin düzelmesi için bir neden görmüyorum.

‘LAVROV - ÇAVUŞOĞLU GÖRÜŞMESİ DE YARARSIZ OLDUĞUNU KANITLADI’

Su-24’ün vurulduğu 24 Kasım, Rus-Türk ilişkilerinin modern tarihini ikiye böldü. Rusya, Türkiye’ye yönelik özel ekonomik tedbirler (yaptırım) aldı. Bu konuda oldukça açık hareket ediyoruz: Devlet Başkanı’nın (Putin) emri ile alınan hükümetin üç kararında, mevcut durumda Türkiye’ye yönelik uyguladığımız tedbirler tamamen net bir şekilde sıralanıyor. Siyasi görüşme mekanizması tamamen donduruldu. Uçak trajedisinden üç hafta sonra Saint Petersburg’da yapılması gereken Üst Düzey İşbirliği Konseyi de buna dahil. Öncesinde de Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un İstanbul ziyareti iptal edilmişti. Ekonomik işbirliği alanındaki hükümetlerarası komisyon ile Türk-Rus Toplumsal Forumu’nun çalışmaları da askıya alındı.

24 Kasım’dan sonra gerçekleşen tek üst düzey görüşme ise Lavrov ile Çavuşoğlu arasında 3 Aralık’ta Belgrad’daki AGİT Dışişleri Bakanları Konseyi kapsamında, Türkiye’nin sayısız talepleri üzerine yapıldı. Maalesef bu görüşme de yararsız olduğunu kanıtladı. Türkiye, üst düzeyde görüşme yapmak istediğini birçok kez dile getirdi. Ancak tutumunu değiştirmezse bunu konuşmanın hiçbir anlamı yok. Korkarım bu durumda tüm bağlantılar dondurulmuş halde kalacak.

Türkiye’yle ekonomik ilişkilerimiz çok başarılı bir şekilde gelişiyordu. Karşılıklı ticaret hacmi 30 milyar doları geçmişti. Her yıl 4.5 milyon turist Türkiye’yi ziyaret ediyordu. Bu arada uzun yıllar boyunca ilişkilerimizin gelişmediği belli sayıda ülkeler var. Ankara’nın tutumunu değiştirmemesi durumunda Türkiye’yle de ilişkilerimiz de böyle olacak.

‘TÜRKİYE’YLE İLİŞKİLERİN NORMALLEŞMESİ İÇİN ARABULUCUYA GEREKSİNİMİMİZ YOK’

Kazakistan, Azerbaycan ve Kırgızistan gibi birkaç ülke Rus-Türk ilişkilerin normalleşmesi için arabulucu olmak istediklerini açıkladılar. Böyle bir arabuluculuğa ihtiyaç var mı?

Biz, arabuluculara ihtiyaç olmadığını düşünüyoruz. Türkiye görüşümüzü biliyor, diplomatik ilişkiler kesilmiş değil, Moskova ve Ankara’daki iki elçilik de çalışmaya devam ediyor. Türkiye, ilişkileri normalleştirmek için gerçek adımlar atmak isterse bunun için tüm imkanlara sahip.

Daha önce tüm siyasi anlaşmazlıklara rağmen Türkiye’yi, pozisyonlarımızın uyuşmadığı konular da dahil olmak üzere tüm sorunları görüşebileceğimiz önemli bir ortak olarak görüyorduk. İki ülkenin herhangi bir konuda farklı görüşe sahip olması normal. Bu, iki müttefik arasında da olur. Tam da bu tür sorunları görüşmek için stratejik planlama grupları kurulmuştu, her yıl dışişleri bakanları, bakan yardımcıları düzeyinde toplantılar yapılıyordu. Su-24 trajedisinden birkaç gün önce de 16 Kasım’da, liderlerimiz Antalya’da görüşmüştü ve anlaşmazlığa neden olan tüm konular bu görüşmede ele alınmıştı.

‘PUTİN’İN TEPKİSİ DUYGUSALLIK OLARAK GÖRÜLEBİLİR AMA ÜLKE ÇIKARLARI SÖZ KONUSUYDU’

Ancak uçağımızın başına gelen, ülkemize yönelik bir meydan okumadır. Sadece ikili ilişkilerimize değil, uluslararası teröre karşı mücadeleye de büyük zarar verildi. Türkiye’nin kendisine de zarar verildi. Bu, ikili ilişkilerimizi çok zorlaştıran, anlaşılmayan, anlaşılması zor bir davranıştı. Eşi görülmemiş bir olay. Daha önce bir NATO ülkesinin bizim uçaklarımızı vurduğunu hatırlamıyorum. Rusya Devlet Başkanı, Türkiye’nin bizi sırtımızdan bıçaklamasını beklemediğimizi net bir şekilde söyledi. Bu tepki belki duygusal bir tepki olarak görülebilir ancak ülke çıkarlarını savunmayı duygusallığa isnat edemem.

‘TÜRKİYE’DEKİ İKTİDARLA ANLAŞMAK MÜMKÜN DEĞİL’

Rusya’nın uyguladığı yaptırımların Türkiye için sonuçları ne olabilir?

Biz hiçbir zaman Türkiye’nin düşman ülke olduğunu söylemedik. Hatta Rusya Devlet Başkanı, Türk halkının dostumuz olduğunun altını çizdi. Sorun sadece Türkiye’deki iktidarla. Bu iktidarla anlaşmak mümkün değil. Maalesef bu yüzden ilişkilerimiz çok daha düşük seviyede olacak, ticaret de hızla küçülecek.

Türkiye’nin Rusya’ya ihracatı ocak ayında üç kat azaldı. Oysa cirosu yıllık 15 milyar dolar olan inşaat, turizm ve nakliyecilik gibi görülmeyen ihracat da var. Buna turizm alanındaki 4.5 milyar dolar da dahil. Tüm bu göstergeler hızla düşecek. Türkiye, milyonlarca turistten mahrum kalacak.

‘TÜRKİYE’NİN RESMİ İSTATİSTİK VERİLERİNİ DOĞRU BULMUYORUM’

Türkiye’nin resmi istatistik verilerine göre, Aralık 2015-Ocak 2016 döneminde Türkiye’yi 25 bin Rus turist ziyaret etti. Bu sayıyı doğru bulmuyorum, çünkü buna aile, iş, spor ilişkileri gibi farklı amaçlarla gelen Rus vatandaşları da dahil edildi. Öncelikle İstanbul’u ziyaret eden Rus vatandaşları buna dahil edildi.

‘İLİŞKİLER DÜZELSE BİLE TÜRKLERİN RUS PAZARINA DÖNMESİ ZOR OLACAK’

Mevcut ilişkilerden en büyük zararı Antalya ve komşu iller görecek. Çünkü bu bölge bir yandan bir turizm merkezi, diğer yandan ise Rusya’ya tarım ürünlerinin en büyük ihracatçısıydı ve bu alandaki ticaret giderek büyüyordu. Şimdi Türk tarım ürünlerine yasak getirildi. Büyük para kaybı dışında Türk ekonomisini bekleyen başka ne tehlikeler olabilir? Birçok Türk şirketinin Rus piyasasına dönmesi çok zor olacak, belki hiç başaramayacaklar, çünkü onların yerini Mısır, İsrail, Azerbaycan, İran şirketleri aldı. Bu boşluğu doldurmak isteyen daha çok yabancı şirket var. İlişkiler düzelse bile Türkiye’nin geri dönmesi çok zor olacak.

‘TÜRKİYE, İLİŞKİLERİN KÖTÜLEŞMESİ NEDENİYLE 11 MİLYAR DOLAR KAYBEDECEK’

Türk işadamları, çok bilgili insanlardır. Bu nedenle Rusya’yla sözleşmelerini ve onlarla birlikte milyarlarca doları neden kaybettiklerini çok iyi biliyorlar. Uçak trajedisinin akabinde Ankara iyimser tahminler yürütüyordu, ülke ekonomisinin 1 milyar, belki 2-3 milyar kaybedeceğini söylüyorlardı. Ancak Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı’nın verdiği son bilgiye göre, Rusya’yla ilişkilerin kötüleşmesi nedeniyle Türkiye 11 milyar dolar kaybedecek. Bizi abartmakla suçlayamazlar, çünkü bunlar Türkiye’nin verdiği rakamlar.

‘AKKUYU VE TÜRK AKIMI’NIN KADERİ TÜRKİYE’YE BAĞLI’

Akkuyu ve Türk Akımı gibi enerji alanındaki büyük projeleri şimdi ne bekliyor?

Türkiye’ye yönelik tüm tedbirlerimiz çok net ve şeffaf. Ne Devlet Başkanı (Putin), ne de hükümetin kararlarında Akkuyu nükleer güç santrali yer almıyor. Biz bu projeyi iptal etmedik ve uygulanıp uygulanmayacağı tamamen Türkiye’ye bağlı. Projenin ilerlemesi için şu anda mecliste görüşülen bazı kanunlara ihtiyaç var. Türkiye’nin yapması gereken şeylerin uzunca bir listesi var. Rusya, hazırlık aşamasında yapması gereken neredeyse her şeyi yaptı. Yani top Türkiye’de.

Rusya, Türk Akımı’ndan da vazgeçmedi, ancak bu projede de top yine Türkiye’de. Bu projeyle ilgili mutabakatın imzalandığı 1 Aralık 2014’ten sonra biz kendimize ait yolu çok hızlı geçtik, ancak Türk ortakların buna hazır olmadığını gördük.

Elbette, değeri birkaç milyar dolar olan bir proje, hükümetler arası anlaşma imzalanmadan uygulanamaz. Geçen yıl Türkiye’deki siyasi gerilim ve iki seçim yüzünden Türk tarafı bir türlü görüşmeleri başlatamadı. Mevcut koşullarda projenin geleceğine ilişkin tahminlerde bulunmak çok zor, bu yüzden Türkiye’yi mantıklı davranmaya çağırıyoruz ve iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için yapması gereken şeyleri yapmasını bekliyoruz.

‘OCAK AYINDA 2 BİN TÜRK VATANDAŞINA RUSYA VİZESİ VERİLDİ’

Rusya, 1 Ocak’tan itibaren Türk vatandaşları için vize uyguluyor. Bu, büyükelçiliğin çalışmalarını zorlaştırdı mı? Ocak ayında kaç vize verildi? Tüm Türk vatandaşlarının vize talepleri karşılanıyor mu?

Türk vatandaşlarına 1 Ocak’tan itibaren vize uygulanacağı bilgisini Türk yetkililere 1 ay öncesinden verdik, Türk Dışişleri Bakanlığı’na bununla ilgili mektup gönderdik, büyükelçiliğin internet sitesine ilgili bilgiyi yerleştirdik ve Türk kurumlarını da bilgilendirdik. Büyükelçilikte gereken çalışmalar yapıldı. Ankara, İstanbul, Antalya ve Trabzon olmak üzere 4 vize merkezimiz çalışıyor. Yeni şartlara tamamen hazırdık ve vizeye ihtiyaç duyan Türk vatandaşları hiçbir sorun yaşamıyor. Ocak ayında 2 bin vize verdik. Önümüzdeki dönemlerde bize başvurularının daha da artacağını düşünüyorum.

Konsolosluklarımızdan, gereken tüm evrakları hazırlayan bir Türk vatandaşına vize verilmediği yönünde bilgi almadım. Vize konusunda Türkiye’ye yönelik özel bir sıkı rejim uygulamaya koymadığımızın altını çizmek isterim. Vize alımı için gereken evrak paketi, dünyanın tüm ülkeleri için standart. Aynı rejim, Türkiye’ye vize muafiyetinin başladığı 2011 yılına kadar uygulanıyordu.

‘TÜRK DIŞİŞLERİ, RUS GAZETECİLERE YÖNELİK VİZE UYGULAMASI KONUSUNDA BİZİ BİLGİLENDİRMEDİ’

Türkiye’nin 15 Şubat’tan itibaren Rus gazetecilere vize uygulamasına gelince, bu bilgiyi, haberlerini Türkiye’nin Rusya Büyükelçiliği’ne dayandıran medyadan öğrendik. Türk Dışişleri Bakanlığı’na açıklama talebiyle resmi bir başvuruda bulunduk ama hiçbir yanıt alamadık.

Türkiye Uluslararası Nakliyeciler Derneği, Rusya üzerinden taşımacılık yapan kamyoncular için vize alımında sorun yaşadığını açıkladı.

Burada söz konusu olan vizeler değil, karayolu taşımacılığı için verilen izinlerdir. Daha önce eşitlik esasına göre 7 bin izin veriyorduk. Uçak trajedisinin ardından Rusya Ulaştırma Bakanlığı, trafiğin azalması nedeniyle 2 bin izin vereceğini açıkladı. Yani önemli olan Türk kamyoncunun böyle bir izne sahip olması, izin aldıktan sonra vize de alır.

‘RUS VATANDAŞLARININ TÜRKİYE’DE IŞİD ŞÜPHESİYLE GÖZALTINA ALINDIĞINI MEDYADAN DUYUYORUZ’

IŞİD’e katılmak isteyen Rusya vatandaşlarının geçtiği ana güzergahın Türkiye olduğu belirtiliyor. Bu konuda Türk hükümetiyle nasıl çalışmalar yapılıyor? Bir sayı verebilir misiniz?

Türkiye, IŞİD kontrolündeki topraklara geçmek isteyen yabancı militanlar için temel kanallardan biri. Bu konuda Rusya ve Türkiye arasındaki işbirliği yeterli düzeyde değildi. Aralarında Rusya vatandaşlarının da olduğu yabancının gözaltına alındığı bilgisini medyadan alıyorduk. Türkiye’nin bizimle tam kapasiteli işbirliğine yanaşmaması nedeniyle, Türkiye-Suriye sınırında IŞİD’le bağlantılı oldukları şüphesiyle gözaltına alınan vatandaşlarımıza ilişkin herhangi bir sayı veremiyoruz. Sadece Türk İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın dile getirdiği rakamı aktarabilirim. Ala’nın yaptığı açıklamaya göre, toplamda Türkiye’de bu yıl içinde 89 ülkeden 2 bin 783 yabancı gözaltına alındı. Türk medyası, kendi kaynaklarına dayanarak, aralarında yaklaşık 100 Rusya vatandaşının olduğunu bildirmişti, ben bu bilginin gerçeğe yakın olduğu düşünüyorum.

‘TÜRKİYE’DE GÖZALTINA ALINAN RUSLAR RUSYA’YA DEĞİL, GÜRCİSTAN YA DA UKRAYNA’YA GÖNDERİLİYOR’

Önemli olan sadece Rus vatandaşlarının gözaltına alındığı bilgisi de değil. IŞİD’le bağlantılı oldukları şüphesiyle gözaltına alınan bu kişileri neyin beklediğinin de bize iletilmesi gerekiyor. IŞİD şüphesiyle gözaltına alınan Rusya vatandaşları sıkça Türkiye’den Rusya’ya değil, Gürcistan gibi diplomatik ilişkilerimizin olmadığı veya Ukrayna gibi gerilim yaşadığımız üçüncü ülkelere gönderiliyor. Eğer IŞİD zanlıları bu ülkelere gönderiliyorsa onları yakalama çabamız boşa çıkıyor.

Türkiye, IŞİD şüphesiyle gözaltına alınan Rus vatandaşlarının, üçüncü ülkelere gönderilmesi kararının bu kişilerin isteği üzerine alındığını iddia ediyor. Bu kişilerin Rusya’ya dönmek istememesinin, onların gerçekten de IŞİD üyesi olduğuna veya bu örgüte katılmak istediğinin kanıtı olduğunu düşünüyorum.

Türkiye’de IŞİD üyesi olmakla suçlanan Rusya vatandaşlarının tutuklanarak cezaevine konulduğunu duymadım. Türk cezaevlerinde bulunan birkaç Rusya vatandaşı var ancak işledikleri suçların terörle ilgisi yok.

‘TÜRK HAVA SAHASINI YALNIZCA BİR KEZ, EKİM 2015’TE İHLAL ETTİK’

Rusya, Suriye’de hava operasyonu başlattıktan sonra Türkiye defalarca Rusya’yı hava sahasını ihlal etmekle suçladı. Siz defalarca bu nedenle Türk Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldınız. Türk tarafı bu görüşmelerde ne gibi argümanlar sunuyor?

Burada nesnel kontrol verileri kilit öneme sahip. Bu veriler, ihlalin olup olmadığını gösteriyor. Bu veriler tartışılamaz. Rus uçağının şu tarihte şu noktada hava sahasını ihlal ettiği açıklaması sadece açıklama olarak kalıyor. Türk tarafı da hiçbir kanıt sunmadan böyle açıklamalar yapıyor. Türk mevkidaşlarımıza hep şunu söylüyoruz: Evet, bir kez, ekim ayı başlarında, Türk hava sahasını ihlal ettik ve Rusya bununla ilgili özür diledi. Uçağımızın düşürüldüğü gün dahil Türk hava sahasının ihlal edildiğine ilişkin diğer iddialar ise gerçeği yansıtmıyor. Tüm bu durumlarda uçaklarımız Suriye’nin hava sahasındaydı.

‘TÜRKİYE, HAVA SAHASI İHLALİ İDDİALARI HAKKINDA NESNEL KONTROL VERİLERİNİ İLETMEDİ’

Her defasında Türk yetkililerden nesnel kontrol verilerini sunmalarını talep ediyoruz. Ama bu verileri hiçbir zaman almadık. Buna, uçağımızın vurulduğu güne ilişkin bilgiler de dahil. Oysa olayın akabinde Rusya Savunma Bakanlığı, basın toplantısında nesnel kontrol verileri temelinde yapılan haritayı sundu. Haritada, uçağımızın nereden geçtiği, Türk uçağının nerede bulunduğu, sınıra nasıl yaklaştığı ve nasıl geçtiği ve füzeyi nerede fırlattığı ve füzenin nereden uçağımıza isabet ettiği net bir şekilde gösterildi.

Türk tarafının böyle bir bilgiyi bize sunmaması nedeniyle Rus uçaklarının Türk hava sahasını ihlal ettiği yönündeki açıklamaları ciddiye almak mümkün değil. Böyle veriler, medyanın eline nasıl geçtiği bile bilinmeyen haritalara dayandırılamazlar. Rusya Büyükelçiliği var ve eğer ciddi bilgi varsa bu veriler diplomatik kanallardan verilmeli.

‘HEM SINIR İHLALİYLE SUÇLUYORLAR HEM DE BİLGİNİN GİZLİ OLDUĞUNU SÖYLÜYORLAR’

Türk hava sahasının 29 Ocak’ta ihlal edildiğine dair iddiaları ise Türk tarafı NATO’ya dayandırdı. NATO’nun bu ‘ihlali’ tespit eden ilk taraf olduğu iddia edildi. NATO’dan da nesnel kontrol verilerini talep ettik, yine hiçbir şey almadık. Eğer bu bilgiler iddia ettikleri gibi gizliyse, kimden gizliyorlar? Bizi açık bir şekilde sınırı ihlal etmekle suçluyorlar, aynı zamanda bilginin gizli olduğunu söylüyorlar. Bunu anlamıyoruz.

‘ANKARA’NIN GÖZLEM UÇUŞUNA İZİN VERMEMESİ SİYASİ BİR KARARDI’

Ankara’nın, Açık Semalar Anlaşması kapsamında Türkiye topraklarında gözlem yapması gereken Rus heyetinin uçuşuna izin vermemesiyle ilgili ne söyleyebilirsiniz?

Böyle olaylar yaşanınca, şüphe uyanıyor. Türk askerlerinin, Dışişleri Bakanlığı’nın talimatıyla uçuşa izin vermemesi ise daha fazla şüphe uyandırıyor. Yani bunun siyasi nedenleri vardı.
Türk tarafının iddia ettiği gibi Rusya’nın kendi hava sahasında benzer şekilde gözlem uçuşlarına izin vermediği yönünde hiçbir bilgim yok. Eğer bizi suçluyorlarsa bunu asılsız olarak yapmamalı, kanıtlamaları gerekir.

‘TÜRK DİPLOMATLAR PROFESYONELDİR’

Bu zor dönemde Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan mevkidaşlarınızla ilişkileriniz nasıl?

Türk diplomatlar, üst düzey profesyonellerdir. Görüştüğümüz zamanlar profesyonel konuşmalar yapıyoruz. Dışişleri Bakanlığı’nda da iyi bağlantılarımız var. Düşmanca bir tavır hissetmiyorum. Türk Dışişleri Bakanlığı’yla temaslarımızın ne kadar yoğun olacağı ise sadece bize bağlı değil, Türk tarafına da bağlı. En zor sorunları, sakin ve profesyonel düzeyde çözmeye çalışıyoruz.


 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)