• BIST 104.249
  • Altın 164,062
  • Dolar 3,9740
  • Euro 4,6662
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 13 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 16 °C

Rüzgar Gülü Nuray’ın serüveni

Rüzgar Gülü Nuray’ın serüveni
Türk siyasetinde her dönem değişen o rüzgarların yönünü kolaylıkla bulabileceğimiz ‘aydın’ görünümlü basit aparatlarımız var.

Çağlar Ezikoğlu*                                                            

‘Rüzgar Gülü’, adı üstünde rüzgarın yönünü pratik olarak belirlemeye çalışan basit bir araçtan ibaret. Türk siyasetinde her dönem değişen o rüzgarların yönünü kolaylıkla bulabileceğimiz ‘aydın’ görünümlü basit aparatlarımız var. Bu ‘basit’ aparatlardan birisi de Cumhuriyet gazetesi yazarı Nuray Mert. Neden Nuray Mert’i konu alıyorsun diye soranlar, bahse konu ‘Rüzgar Gülü’ Nuray, bugünkü yazısında Mustafa Kemal Atatürk ile Erdoğan'ı kıyaslayıp, "sadece partinin ve liderinin adı ve meşrebi farklı, olay bundan ibaret" dedi. Son dönemin modası herhalde tarihe damgasını vurmuş, devrimlerle ülkelerini yeniden kuran ve şekillendiren liderler ile Tayyip Erdoğan’ı kıyaslayıp onları benzeştirmeye çaba göstermek. Müteahhit Levent’in (Levent Gültekin) Küba Devriminin Lideri Fidel Castro ile Tayyip Erdoğan benzeştirmesinin ne kadar abesle iştigal bir uğraş olduğunu yazmıştım, bugünse kısmet tahsilinin cehaletini örtemediği ‘Rüzgar Gülü’ Nuray’a vurdu.

Her Zaman Güçlünün Yanında

Nedir Rüzgar Gülü Nuray gibi aparatların ortak özelliği? Her zaman güçlünün, iktidarı elinde bulunduran kuvvetin yanına usulca yaklaşıp onun güç alanından nemalanması. Nuray Mert’in serüveni de aslında bu nemalanmanın kısa bir öyküsünden ibaret. Her ne kadar akademik kariyeri açısından başarılı bir hayata sahip olsa da, akademik birikimini sadece medya kuruluşlarında harcayan Nuray Mert AKP’nin ilk iktidara geldiği 3 Kasım 2002 ve akabindeki dönemde liberallerin kalelerinden birisi olan Radikal’de köşesini yazmaktaydı. Bu süreç zarfında AKP’nin ‘muhafazakar demokrasi’ konsepti Nuray Mert’in övgülerle AKP iktidarına yanaşması için muazzam bir fırsattı. 2004 yılında kaleme aldığı bir makalesinde; muhafazakârlığın, siyasal bir akım veya tutum olarak, değişime karşı değil, tam tersine değişimci bir olgu olduğundan bahseder. Mert’e göre AKP bu bağlamda oldukça yenilikçi ve değişimci bir harekettir. Mert diyor ki[1]; “… Diğer taraftan, bir yandan, Cumhuriyet Devrimi'ne tepkileri bir şekilde ifade edip, diğer taraftan bu tepkileri sistem içine taşımak açısından Cumhuriyet kurumlarının yerleşmesinde, sanıldığının aksine merkez sağ siyasetlerin rolü büyük olmuştur. Muhafazakâr demokrat adı altında, AKP'nin, aslında iddia ettiği kimlik merkez sağ siyasetin devamı olmaktır. Diğer taraftan, 'merkez sağ' terimi fazlasıyla aşınmış ve yozlaşmış olduğu için, yeni bir isim aramaları çok da anlaşılmayacak bir şey değildir.”

Görüldüğü gibi liberallerin en büyük şiarı olan ‘Kemalizmle mücadele’ olgusunun temsilcilerinden Nuray Mert, bu mücadeleyi ‘demokratikleşme ve sivilleşme’ adı altında parti programına yediren AKP ile seviyeli bir ilişkiye başlamıştı AKP’nin ilk döneminde. Tabi ‘Rüzgar Gülü’ Nuray’ın bu övgüleri sadece AKP iktidarı ile sınırlı değil, bunun yanında dönemin AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan’a yaranma amacıyla hayranlık payesi gütme çabası da söz konusu. 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimi krizleri esnasında Erdoğan’a yönelik eleştirileri 14/08/2007 tarihli Radikal köşe yazısında şu şekilde savuşturuyor Rüzgar Gülü Nuray[2]; “… Kim ne derse desin, bu karışıklıkta Erdoğan‘a büyük bir haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Genel başkan ve Başbakan olarak, ülkede bin bir denge ve taleple karşı karşıya kalan isim o iken, ‘uzlaşma‘ hakkında en küçük tassarufta bulunma eğilimi sezildiğinde, ‘arkadaşına ihanet eden adam‘ olarak yargılanma tehdidiyle sürekli karşı karşıya bırakılıyor.”

Elbette ‘Rüzgar Gülü’ Nuray bu can siperane mücadelesinin ve AKP iktidarına yaranmasının ödülünü fazlasıyla alıyor, nasıl mı? Sözcü Gazetesi’nin Haziran 2012’de yayınladığı ilgi çekici bir haber var arşivlerde. AKP’nin kurucularından ve halen yöneticisi olan Ayşe Böhürler’in sahibi olduğu Ajans Y Medya şirketi, 2008’den bu yana TRT’ye program hazırlıyor. BUNUN karşılığında da yüklü paralar alıyor. Halkın, isimlerinden bile bihaber olduğu programlar reytingde yerlerde. Bu programlardan birisi de ‘Nuray Mert ile Ortadoğu’. 30’ar dakikalık 17 bölümden oluşan programa bölüm başına 33 bin lira olmak üzere toplam 561 bin lira. Herhalde ‘Rüzgar Gülü’ Nuray ahretliğini bu programlardan fazla fazla yapmıştır. Tabi böylesine devasa rakamlar için ‘Rüzgar Gülü’ Nuray’ın övgü ve AKP iktidarına hizmet konulu yazılarında dozajın artması gerekiyordu ki, bu sırada 2010 Anayasa Değişiklikleri Nuray Mert’in imdadına yetişti. Mert’in Kemalizmle hesaplaşma adı altında sonsuz kredi vererek meşrulaştırdığı AKP iktidarının otoriterliğe gidişindeki belki de en büyük kırılma noktası olan bu süreç, yine Mert ve onun gibi liberaller tarafından ‘Yetmez Ama Evet’ denilerek meşrulaştırılmıştı.

Peki bu hikayenin devamı nasıl oldu? Devamını az çok biliyorsunuz, ideolojik açıdan AKP iktidarının meşrulaştırılmasında en büyük rol oynayan bu liberal tayfa yavaş yavaş sıranın kendilerine geleceğinin farkına varmaya başlamıştı. Bu farkındalığa sahip ‘Rüzgar Gülü’ Nuray ise bu sefer rüzgarın Fethullah Gülen Cemaati’nden yana eseceğini düşündü ve 17-25 Aralık 2013 Yolsuzluk soruşturmaları ile hızlanan AKP-Cemaat kavgasında safını Cemaat’ten yana belirledi. 1 Şubat 2015 tarihinde Zaman Gazetesi’ne röportaj veren Mert, "Hükümetin gazetelerinden biri özellikle her gün, bir örgüt şeması yayınlıyor. Aklı başında olan herkes aşağı yukarı iktidar tablosunu görüyor. Otoriter gidişe dur dediği için, zamanında ittifak ettiği kesimi tasfiye etme girişimi bu" değerlendirmesinde bulunmuştu.[3]

‘Rüzgar Gülü’ Nuray aslında AKP-Cemaat kavgasında rüzgar hangi yöne eserse o yöne savruluyordu. Kah Fethullahçıların en önemli ideolojik aygıtlarından birisi olan Abant Toplantısı’nın kurumsal çağrıcıları arasında yer alıyordu kah 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası her fırsatta can-ı gönülden AKP-CHP koalisyonunu sayıklıyordu TRT’de veya daha ballı! bir konumda yeni fırsatlara ulaşmak için. Fakat bu hayalleri de Kasım 2015 seçimleri ile hüsrana uğramıştı Mert’in. Fakat artık rüzgarın nereden estiğini gayet iyi biliyordu. AKP iktidarının memleket idaresinde git gide tek güç haline geldiğini ve o gücü Erdoğan’ın yönettiğini gören Nuray Mert artık her fırsatta AKP iktidarı ile liberallerin barışını düşlüyordu.

Son noktada 15 Temmuz Darbe girişimi yeni bir fırsat doğurmuştu Mert için. Berat Albayrak’ın yayınlanan e maillerinden birisi, Doğan Grubu yöneticilerinden Mehmet Ali Yalçındağ’ın yolladığı mail ilginç bir olayı anlatıyor bizlere[4]; "Ahmet Hakan, Nuray Mert, Arzu (eşi Arzuhan Yalçındağ’ı kastediyor) ve ben Bodrum’da 12 ağustos cuma akşamı sohbet. Nuray Mert Sayın CB mızın hayranı olmuş, ‘doğru konuşalım olmasaydı mahvolmuştuk’ der. Arzu sorar neden akademisyenler yurt dışında gazete ilanları vermiyorsunuz düşüncelerinizi anlatsanız çok hoş olur. Nuray cevaben çok doğru olur ben bir yoklayayım etrafı der.”

İşte son günlerde ‘Rüzgar Gülü’ Nuray’ın artan Kemalizm eleştirileri rüzgarın artık tamamen AKP iktidarından yana döndüğünün farkına varmasındandır. AKP iktidarını meşrulaştırırken canını dişine takan bu aparat kılıklı gazeteci yazar, şimdilerde Kemalistleri, Atatürkçüleri veya laikleri yerden yere vurmaya devam ederek AKP iktidarına göz kırpmaya devam ediyor. Karşılığını alır mı bilemeyiz, lakin bu Rüzgar Gülü’nün birbirinden 180 derece farklı iki siyasi figürü kıyaslayarak geçmişlerini temize çıkarma çabası ve AKP iktidarını legalize etme çabası artık sadece kabak tadı veriyor. Umuyoruz kısa zamanda istediği pozisyonu alır, kimden nemalanacaksa nemalanır da biz de analiz adı altında bu saçmalıkları daha fazla okumak zorunda kalmayız.

* Aberystwyth Üniversitesi, Uluslararası Siyaset Departmanı, Araştırma Görevlisi ve Doktora Adayı

[1]http://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:qqnft6Zuxn8J:www.radikal.com.tr/haber.php%3Fhaberno%3D103174%26tarih%3D20/01/2004+&cd=1&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

[2] http://www.milligazete.com.tr/erdoganlsquoa_haksizlik/54595

[3] http://odatv.com/cemaat-otoriter-gidise-dur-dedi-0102151200.html

[4] http://haber.sol.org.tr/medya/redhack-mailleri-yayinladi-nuray-mert-erdogan-hayrani-olmus-170481

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)