• BIST 93.269
  • Altın 146,449
  • Dolar 3,5820
  • Euro 3,8889
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 18 °C
  • Adana 20 °C
  • Antalya 21 °C

Sanat tebdil-i kıyafet mi dolaşıyor?

Cüneyt Ayral, Avrupa’nın en önde gelen sanat fuarlarından FİAC Fuarını ABC Gazetesi okurları için gezdi.

Cüneyt Ayral/Paris
Fotograflar: © Dilara Kutay / abc Gazetesi özel

Avrupa’nın en önde gelen sanat fuarlarından FİAC bu yıl da Paris’te, Grand Palais’de açıldı. Fuarın geçen yıl da açılan eklentisi, daha genç galeriler için olanı da bu yıl yine aynı yerde Paris’in doklarında OFFICIELLE adı ile varlığını sürüdürüyor.

Fuarı gezdim !

Türkiye’nin önde gelen galericilerinden Yahşi Baraz da gelmiş ama bir türlü karşılaşamadık, yoksa onunla dolaşıp görüşlerini öğrenmeyi çok isterdim.

Türkiye’nin yegâne online sanat televizyonu Ekavart’ın sabibesi İnci Aksoy ile karşılaştık fuarda. O benden daha atik davaranıp bana fuarı nasıl bulduğumu sordu, inanın ne cevap vermem gerektiğini bilemedim, geveledim. Galerilerden bir tanesinde birkaç orijinal Picasso gördüğümü, aynı yerde Miro ve Chagall’ın eserlerinin de satılmakta olduğunu söyleyip, İnci hanımın fotografını Ugo Rondinone’nin Gladstone Galerisindeki (New York) heykeli ile çekmek istediğimi söyledim ve çektim.

EKAVART TV nin sahibesi İnci Aksoy FİAC’ta  Ugo Rondinone’nin heykeli ile

Fuarı gezerken bir tane de Roy Lichtenstein gördüğümü de ekleyip kendisine fuarda sergilenen en şanlı eser olduğunu düşündüğüm helâyı gösterdim, uzun uzun gülüşüp ayrıldık...

Ben sanattan, hele hele resim ve heykelden pek anlamam. Bugüne kadar resim asılı olmayan evim olmadı, Gaugen’in resimleri karşısında saatlece oturduğumu da biliyorum hem New York’da hem de burada Paris’te. Hatırı sayılır bir resim koleksiyonum var, dev değil ama içinde Abidin de var, Hoca Ali Rıza’da var, Mimar Vedat da var J. Kacere’de var, Kiraz’da...

Fotograf koleksiyonumdan pek söz etmiyorum ama hayli büyük bir koleksiyon. Hiç parasız kaldığım gün bile onlardan bir tanesini satmayı düşünmediğim varlığımdır bunlar benim. Yani sanattan anlamam ama sanatı severim.

Sergiden ilginç bir video çalışması

FİAC’ı dolaşırken, yukarıda sözünü ettiğim büyük ustaların ender eserlerinden başka gördüklerimizin bazılarının fotograflarını çektik, okurla paylaşmak ve kararı okurun vermesini, değerlendirmeyi okurun yapmasını sağlamak için, çünkü bence “çağdaş sanatta” “ben yaptım oldu, işte sanat” anlayışı iyice yerleşmeye başlamış.

Uzun zamandır street art ve graffiti ye merak sarmış birisi olduğum için (kızım Roxane Ayral yüzünden) bu “çağdaş sanat” anlayışına inanın benim aklım pek ermiyor.

FİAC’ta beni bu yıl en çok etkileyen İtalyan sanatçı Fabio Mauri’nin (1926-2009) 1992 yılında yaptığı Tienanmen Öğrencileri adlı dizisi oldu, Senza Arte / Sanatsız adlı dizide, bir ülkenin sanattan uzak kalmasının nelere mal olduğu çarpıcı fotograflarla anlatılmış bu eserde...

Elbette, dünya sanat galerilerini ekonomik nedenlerle bir araya getiren bu tür dev fuarların önemi ve değeri yüksektir, ancak sanatın belli bir düzeyde kalmasını arzu etmek, anlatımın derinliğinden uzaklaşmamasını arzulamak da bir sanatsever olarak benim hakkımdır diye düşünüyorum, FİAC’ta izlediklerimden edindiğim izlenim sanatın tebdil-i kıyafet dolaşmakta olduğu yolunda...

 

 

 

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)