• BIST 107.202
  • Altın 145,447
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 25 °C
  • Adana 26 °C
  • Antalya 25 °C

Saray fetvacısı: Liselerde din dersi seçilmiyor, resmi ve sivil kesimler ihmal etmesin caiz olmaz

Saray fetvacısı: Liselerde din dersi seçilmiyor, resmi ve sivil kesimler ihmal etmesin caiz olmaz
Yenişafak yazarı Hayrettin Karaman, liselerde seçmeli din derslerinin seçilme oranının yüzde 2.5 olmasına dayanamadı öğretmenlere 'fetva' verdi.

Yenişafak yazarı Hayrettin Karaman, liselerde seçmeli din derslerinin seçilme oranının yüzde 2.5 olmasına dayanamadı öğretmenlere 'fetva' verdi. 'Saray fetvacısı' Karaman  "bu acı sonucu değiştirmek için bir eğitim seferberliğine ihtiyacımız var" resmi makamlardan öğrencilerin din derslerini seçmesi için propaganda yapmasını istedi. 

Yenişafak Gazetesi'nde bugünkü köşesinde eğitimcilere de seslenen Karaman "İstedik, aldık ama kadrini bilemiyor bu eşi bulunmaz fırsatı hakkıyla değerlendiremiyor, nimetin şükrünü eda edemiyoruz" 

Hayrettin Karaman'ın yazısı şu şekilde; 

AK Parti iktidara gelince Müslümanların ilk adımda yapmasını istediği üç şeyin ikincisi Anayasa'da yer aldığı halde bir türlü uygulanmayan “isteğe bağlı din eğitim ve öğretimi”nin uygulanmasını sağlaması idi. İktidar bu isteği de ilk fırsatta yerine getirdi, seçmeli olarak Kur'an-ı Kerim, Siyer (Peygamberimiz(s.a.)'in hayatı) ve Temel Dini Bilgiler derslerini seçmeli olarak uygulamaya koydu.

Peki biz bu nimetin şükrünü eda edebildik mi, çoğu Müslüman olan halkımızın çocukları bu dersleri ne ölçüde seçti ve okuyor?

Ortaokul 5 ve lise 9. sınıf düzeyinde 2012-2016 yılları arasında bu üç dersin toplam seçilme oranı %20 ila %33 arasındadır.

Her yılın 5. ve 9. sınıfları düzeyinde yüzde 20 ilâ 30 arasında başlayan seçilme oranları 8. sınıf düzeyinde yüzde 9, liselerin 12. sınıf düzeyinde ise yüze 2,5 oranında gerçekleşiyor.

Son sınıflara doğru seçilme oranlarındaki düşüşün sebepleri arasında şunlar zikredilmiştir:

Öğrencilerin bu dersleri daha önce de seçmiş olmaları, ortaokullarda TEOG, liselerde ise YGS ve LYS sınavlarının öncelenmesi, öğretmen sayı ve niteliğinin yetersizliği, farkındalık eksikliği, derslerin içeriği ve işlenişindeki kusurlar, bazı yöneticilerin olumsuz yaklaşımları.

Bu tespitlerden yola çıkarak şunları söylemek gerekiyor:

İstedik, aldık ama kadrini bilemiyor bu eşi bulunmaz fırsatı hakkıyla değerlendiremiyor, nimetin şükrünü eda edemiyoruz.

Halkının büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede yukarıda zikredilen seçme rakamları utanç vermeli, kara kara düşünmeye sebep olmalıdır.

2016-'17 ders yılında yapılan farkındalık çalışmaları seçilme oranını biraz arttırmıştır; şu halde resmi ve sivil kesimin yapabileceği şeyler var demektir ve bunların ihmali caiz olamaz.

Aslında kimse kimseyi teşvik etmeden sırf iman ve şuur sevkiyle müminlerin bu dersleri çocuklarına seçtirmeleri, eğitim ve öğretimini yakından takip etmeleri, aksaklıkları anında tespit edip gerekli tedbirleri almaları ve aldırmaları, bu derslerin müminin dünya ve ahiret hayatındaki önemini idrak ederek geçici dünya menfaatini önceleyip bu dersleri ihmal etmemeleri gerekmez miydi?

Eğer gerekmemişse, tamam kusuru bulunan her yerde arayalım ve çaresini bulalım da asıl kusurun bu ülke Müslümanlarının iman, idrak ve şuurlarında olduğu acı sonucunu da kabul etmemiz gerekmiyor mu. İşte asıl bu acı sonucu değiştirmek için bir eğitim seferberliğine ihtiyacımız var.

Okullarda alınacak tedbirleri sayıp dökmenin yeri bu yazı değil, ancak önemli olan birine işaret etmeden geçemeyeceğim:

Sevgili öğretmenler ve yöneticiler, bu derslerden maksat İslam'ı öğretmek, sevdirmek ve hayat rehberi edinilmesini sağlamaktır. Kitap, müfredat, kurallar ne derse desin öğreten ve eğitenin tek amacı bu olmalıdır. Uygulamada bu amaç zarar görürse, gerçekleşmesi sekteye uğrarsa öğretmen inisiyatifini kullanmalı, amaç neyi gerektiriyorsa onu yapmalı, yöneticiler de buna engel olmamalıdırlar. Unutmayalım, öğretmenlik bir san'attır.

Bir zamanlar yine isteğe bağlı din dersleri vardı, bu derslerde belli sureler de ezberletiliyordu. Bazı çocukların ezberleme kabiliyetleri zayıftır, bazılarının da bir kısım harfleri telaffuzda zorlanmaları vardır. Bazı öğretmenler asıl maksadı gözeterek bu ezber ve telaffuz konusunda müsamaha gösterirler ve öğrencileri derste tutarlardı, bazıları ise ezber ve telaffuzda ısrar ederek öğrencileri dersten soğutur, terk etmelerine sebep olurlardı.

Bunu da hatırlatayım dedim.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)