• BIST 97.726
  • Altın 145,645
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0008
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 19 °C
  • Adana 26 °C
  • Antalya 22 °C

Şaşırdım amma...

Nahit DURU

Sonuçlar açıklandığında, MHP, HDP ve CHP'de tartışma, bezginlik isyan başlayacağını ummuştum.

Ne var ki, beni en çok şaşırtan köşe yazarlarından gelen tepkiler, aldıkları kararlar oldu. Kimi fabrika ayarlarına dönme kararı alırken, kimileri de köşe yazmaya son verdiğini açıkladı.

Basın tarihimize baktığımda, yanıldığı için yazmayı bırakan yok ama, siyasi yazı yazmayı bırakan bir meslek büyüğümüz var. 13 Kasım'da ölüm yıldönümünde sevgi ve saygı ile anacağımız sosyalist düşüncesinden hiç ödün vermeyen Doğan Koloğlu...

12 mart döneminde Akşam Gazetesi sahibi Malik Yolaç'ın baş yazısı yüzünden hapis yattıktan sonra, başına bir de Çetin Altan dert açmıştı. Üstelik Akşam gazetesinden ayrıldıktan sonra...

Doğan ağabey Çetin Altan'ın yazısından ötürü Sağmalcılar cezaevinde kaçakçılarla aynı koğuşta hapis yatınca, siyasi yazı yazmama kararı almış spor yazmaya yönelmişti. Kaldı ki, yıllarca futbol oynamış, sporun içinden gelen biri olduğu için hiç yadırganmamıştı bu kararı.

Doğan ağabey, bir sosyalistti ve hep öyle kaldı. Ülke sorunları ile hep ilgilendi ta ki, yaşamını yitirdiği 12 kasım 2013'e değin.

Gelelim yazı yazmama kararı alan iki dost meslektaşa.

Anne tarafından akrabam olan merhume Cevriye Öğünç'ün eşi yıllar önce yitirdiğimiz Ali ağabeyin yeğeni, yılların köşe yazarı Cüneyt Ülsever'in yazı yazmayı bırakacağını açıklaması, beni şaşırttı doğrusu. Onunla bir çok konuda ayrı düşünmeme karşın, yazmasının doğru olacağına inanıyorum. Bu kararının bir anlık öfkeden, kızgınlıktan, kırgınlıktan kaynaklandığını ummak istiyorum.

Yıllar önce Ankara'dan arkadaşım Cüneyt Ayral'ın da kararını gözden geçireceğine inanıyorum. O; zordan yılmayan, inatçı bir arkadaşımdır.

Bir de fabrika ayarlarına dönmeye karar veren Arayış dergisi günlerindeki yoldaşlarımızdan biri, son dönemde korkusuzca yazmaya çalışan Ertuğrul Özkök var... Nasıl becerecek bu işi, nasıl dönecek fabrika ayarlarına, yazılarını okuyup anlayacağız.

Bana gelince,"50 yıllık Kani'den, Yani " olmaz...

Bildiğimizi okumayı sürdüreceğiz kısaca...

Seçim sonrası,  MHP'nin hezimetine değinirken, AKP 'ye hizmetini yazmıştım.

İnsanımız neden şaşırdı anlamadım. Ben onların şaşırmasına şaşırdım işin gerçeği.

Bunun için Devlet Bahçeli'nin geçmişten günümüze yaptıklarına bir göz atalım.

2002 yılında, Başbakan Bülent Ecevit'in tüm uyarılarına karşın, erken seçim diye dayatıp, AKP'nin iktidar olmasına yol açmadı mı?

2002'den sonra da, AKP iktidarı ne zaman köşeye sıkışsa, kurtulması için her türlü yardımı sunmadı mı?

Son olarak da, 7 haziran gecesi verdiği demeç ve sonraki tutumuyla Recep Tayyip Erdoğan'ın elini güçlendirerek, AKP'nin tek başına iktidar olmasını sağlamadı mı?

MHP Genel Başkanı üstlendiği misyonu gayet güzel yürütüyor dersek yanılmış olur muyuz?

CHP'lileri ise, partide yaşanacak gelişmeler çok şaşırtacak. Ne olacağını bilmeme karşın verdiğim söz nedeniyle yazmıyorum.  Onlar da söz verdi. Olay olgunlaştığında, abcgazetesi.com sitesine verecekler haberi öncelikle...

Neyse, iki adaş arkadaşım Ülsever ve Ayral'ın kararlarını gözden geçirmelerini diliyorum.

Not:  Ölüm yıldönümü olan 5 kasımda siyasetçi Ecevit'i değil, gazeteci Bülent Ecevit'i yazmaya çalışacağım.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)