• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 5 °C
  • Adana 7 °C
  • Antalya 8 °C

Saygınlık ve maskaralık: 50 yıl önce 50 yıl sonra

Doğan YURDAKUL

Türkiye, yirminci yüzyıl başında zafere ulaştırdığı bağımsızlık savaşıyla tüm dünyanın hayranlığını kazanmıştı.  Kölelikten kurtulma mücadelesi veren halklara umut ışığı olmuştu.  Ama ne yazık ki o saygın ülkemiz, bugün, dünyanınen niteliksiz komedyenlerinin bile maskarası olmuş bulunuyor.

Bunun nedeni, bugünkü iktidarın, dışarıda bizi tüm dünyaya rezil eden yüz kızartıcı dış politikası ve içeride kendi insanlarına uyguladığı zulümdür.

Türkiye’nin o dünya çapındaki saygınlığının, “adam gibi adamlar” tarafından nasıl ilmik ilmik örüldüğünü gösteren yakın tarihimizden bir öneği anımsatmak isterim.

Örnek, AKP iktidarı tarafından her türlü hakarete maruz bırakılan İsmet İnönü ile ilgili ve bugün tam 52’inci yıldönümünü yaşıyoruz.

1964 yılında Kıbrıs’taki Türk azınlığa karşı girişilen katliamlarla ilgili olarak bütün diplomatik yolları tüketen Türkiye, sonunda garantör ülke olarak askeri müdahalede bulunmak zorunda kalacağını NATO müttefiki ABD’ye bildirmişti.

Bunun üzerine zamanın ABD Başkanı Johnson, zamanın Başbakanı İsmet İnönü’ye küstah bir ifadeyle yazılmış bir mektup gönderdi. Bir sömürge valisine karşı kullanılabilecek üslupla yazdığı mektubunda Johnson, “ABD’nin Türkiye’ye sağladığı askeri malzemenin böyle bir müdahalede kullanılmasına izin vermeyeceğini”, ayrıca “olası bir Sovyet müdahalesi karşısında NATO’nun Türkiye’yi savunmayacağını” bildiriyordu.

İnönü, bu mektuba karşı, Johnson’a adeta diplomatik nezaket dersi veren bir üslupla yazdığı yanıtına şöyle başladı: “Mesajınız gerek yazılış tarzı, gerek muhtevası bakımından Amerika ile ittifak münasebetlerinde daima ciddi bir dikkat göstermiş olan Türkiye gibi bir müttefikinize karşı hayal kırıcı olmuş, ittifak münasebetlerine değinen muhtelif konularda önemli görüş ayrılıkları belirmiştir...”

Daha sonra konuyla ilgili olarak Time dergisine bir demeç veren İnönü, tarihe geçen şu sözleri söyledi: “Müttefikler tutumlarını değiştirmezlerse, Batı ittifakı yıkılabilir... Yeni şartlarda yeni bir dünya kurulur ve Türkiye de bu dünyada yerini bulur.” (Cumhuriyet,17 Nisan 1964)

İnönü’nün bu sözleri kağıt üzerinde kalmadı ve Türkiye o günden sonra Rusya ile iyi ilişkiler kurmaya başladı.

Aradan 52 yıl geçti. Bugünkü ABD Başkanı Obama’dan randevu alabilmek için kapısında yatıyoruz. Onca yıl zahmetle iyi ilişkiler kurduğumuz Rusya’nın bugünkü Devlet Başkanı Putin’in boks armudu olduk. O zamanlarki “Ortak Pazar”a girmemiz için bize yalvaran Avrupa’nın televizyon maskaralarının “çerezi” durumundayız. Geçen yüzyıl başında bize hayran olan Çin, şimdi bizi ciddiye bile almıyor. Sınır komşularımızı tek tek saymaya bile gerek yok.

Bir o günkü dik duruşlu dış politikaya bakın, bir de bugün bize Ortadoğu’dan iç savaş ithal eden içi boş külhanbeyi dış politikasına!

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.