• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 17 °C
  • Adana 24 °C
  • Antalya 19 °C

Sebahat Tuncel: KCK'nin çağrısına cevap verilmeli

Sebahat Tuncel: KCK'nin çağrısına cevap verilmeli
Mardin'de yapılan "Darbelere karşı radikal demokrasi" mitingde konuşan Sebahat Tuncel, KCK'nin yaptığı çağrıya cevap verilmesi gerektiğini söyledi.

Mardin’de Karayolları Parkı'nda HDP öncülüğünde yapılan "Darbelere karşı radikal demokrasi" mitingi sona erdi. DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle, HDP kent milletvekilleri, HDP ve DBP il örgütü ile kentte bulunan sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra binlerce yurttaşın katıldığı mitingde, DBP İl Eşbaşkanı Ömer Öcalan'ın yaptığı konuşmanın ardından söz alan HDP Hakkari Milletvekili Selma Irmak, alanda atılan "Bê Serok jiyan nabe" sloganı üzerine "Tüm dünya duysun ki önderliksiz yaşam olmaz. Barış için tek çare Öcalan'ın özgürlüğüdür" diye karşılık verdi. 

'BAŞIMIZI KOPARABİLİRSİNİZ AMA EĞEMEZSİNİZ'

Irmak, "Tarih boyunca bu coğrafyalarda savaş ve acılar ne yazık ki eksik olmadı. Tüm uluslararası güçler maalesef bu duruma hep sessiz kaldı. İnsanlar öldü onlar izledi. Bu yüzden bizde 'direnmeliyiz' diyoruz. Evet acı ve savaş var ama bu topraklarda direnişte var. Başımızı koparabilirsiniz ama başımızı eğemezsiniz. Bugün de gelsinler kafamızı kessinler, evlerimizi yaksınlar ama başımızı eğemeyecekler. Biz Cizre'yi, Nusaybin'i tank ve topraklara boyun eğmeyenleri unutmadık, unutmayacağız" dedi. 

Bu sürece karşı direnilmeseydi Kürtlerin yok olmakla karşı karşıya kalacağını söyleyen Irmak, şöyle devam etti: "Evet ölüm kapımızın önündedir ama direnişle var olmaya devam edeceğiz. Bu yüzyılda kimse Kürtlerin özgürlük istemini yok edemez. Biz ölümün ipini yırtmışız. Bizler için kanlarını bu topraklara döken aziz gençlerimize selam olsun. Onların sayesinde tüm dünya bizleri tanıyor. İnanın tek bir adımımız kaldı. O adımı da atsak artık özgürlükle buluşacağız. Bugün Mınbıç, yarın El Bab öbürü gün de tüm Kürdistan özgür olacaktır." 

Kürt sorununun savaşla, katliamlarla çözülemeyeceğini hatırlatan Irmak, "On yıllardır Kürtleri yaktınız, katlettiniz. Bir bakın teslim alabildiniz mi? Gelin eğer bu kanın akmasına engel olmak istiyorsanız, gün geçmeden İmralı Adası'na gidin ve barışa giden yolun önünde engel olmaya devam etmeyin" diye konuştu. 

'DEMOKRASİNİN OLMADIĞI ÜLKEDE DARBE OLUR'

Irmak'ın ardından konuşan DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle, "15 Temmuz gecesi bir askeri darbe girişimini yaşadık. Bunun hakkında çok şey söylendi, söyleniliyor. Ama şu soru çok can yakıcıdır. Türkiye tarihinde neden darbelerden kurtulamıyor? Türkiye Muz Cumhuriyeti değildir, peki neden böyle oluyor? Türkiye AB ile müzakere yürüten bir ülke, ekonomisi çok güçlü bir ülke peki neden böyle oluyor? Bunun birinci nedeni Türkiye Cumhuriyeti'nin 1924 anayasasından bu yana faşist, tekçi bir yapıya büründürülmesidir. 93 yılda yapılan tüm değişikliklere rağmen Türkiye'nin demokrasi ile buluşamamasıdır. İkinci neden ise Türkiye'nin halkların kimliğini ve inancını tanımamasıdır. Bakın kimliği yok sayılan Kürt halkı 93 yıldır ret politikalarıyla uğraşıyor. İşte demokrasinin olmadığı, halkların tanınmadığı bir ülkede darbe bir gece de ansızın gelebilir" uyarısını yineledi. 

'15 TEMMUZ 5 NİSAN'DA BAŞLADI'

Abdullah Öcalan'ın Türkiye'yi üç konuda sürekli uyardığını belirten Dicle, sözlerini şöyle sürdürdü: "Öcalan, Fethullah cemaatinin Gladionun uzantısı olduğunu belirtti. 'Eğer bunları devletten temizlemeseniz, bunlar barışın demokrasinin önünde engel olacaktır' dedi. Bakın diyordu, 'AKPliler bir konuda çok yanılıyor. Orduyu denetim altına aldıklarını sanıyorlar. Ama bu ordu NATO ordusudur' diyordu. Ve bir konuda daha uyarıyordu. 'Eğer biz bu görüşmeleri kalıcı bir barışa eviremezsek darbe mekaniği devreye girecektir' dedi. Ana akım medya ise bunu bir şantaj olarak yorumladı. 15 Temmuz sadece sonuçtur. 15 Temmuz başlangıcı aslında masanın devrildiği 5 Nisan'dır. O zaman 15 Temmuz'a hazırlandılar."

'BU HALK SİZİ AFFETMEYECEK'

Fethullah Gülen cemaatinin 1965 yılından bu yana devlet içinde bilinçli bir şekilde örgütlendirildiğini vurgulayan Dicle, şunları söyledi: "Öyle sızma mızma değil yerleştirdiler. Bu darbecilere en çok desteği kim verdi biliyor musunuz? Bugün 'Darbeci bunlar' diye ortalıkta gezinenler verdi. Devlet içindekileri kim yerleştirdi? Bu kadar sızma olur mu kimi kandırıyorsunuz? Şimdi kalkmış diyorlar ki 'Allah bizi affetsin kandırıldık'. Ama bu millet asla sizi affetmeyecek. Hani Allah derki 'Benim karşıma kul hakkı ile çıkmayın'. İşte bunlar kulun hakkını yok ettiler. Bundan dolayı sorumludurlar, günahkardırlar. Bir gün mutlaka bu olanlar siyasi sorumluluğunun hesabı sorulur. Bakın Nusaybin'i Cizre'yi yakıp yıkanlar hep bunlardı diyorlar ama bu işin siyasi sorumlusu da sizsiniz." 

‘NEDEN SUSULUYOR?’ 

Öcalan'dan haber alınmamasını değerlendiren Dicle, şunları vurguladı: "35 gün geçti darbenin üzerinden. İmralı'nın dış güvenliğinden sorumlu askerler tutuklandı. Peki bunun sonucunda Kürt halkı önderleri için kuşkulanmayacak mı? Bakın 35 gündür halkımız bir güvenlik haberi bekliyor ama devlet adeta halkımızı kışkırtırcasına susuyor. Oysa avukatlarının görüşmesi her yeri rahatlatacaktır." 

Öcalan'ın "Savaş 40 yıl daha sürse inanın ki ne BM ne AB ne de Şangay Beşlisi 'Gelin barış yapın' demez" sözünü hatırlatan Dicle, "Biz aklımızı mantığımızı çalıştırıp bütün halklarla barışı yakalayabiliriz. 'Tek çıkar yol barıştır' diyeceğiz ve barışın ipine tutunarak bunu başaracağız. Eğer devlet aklı varsa ona söylüyoruz. Şimdi 2013'ün değerini daha iyi anlıyoruz değil mi? Hepimiz umutlanmıştık ama bu umudu hükümet yıktı. Yaşanan tüm ölümlerin sorumlusu bu hükümettir. Tek çare ise demokrasidir" biye belirtti. 

'HER YERDE MÜCADELE EDEREK KAZANDIK'

Dicle'nin ardından söz alan DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, "Bizler bu ülkede darbeleri yaşamış bir halkın evlatları olarak barış ve özgürlük için her yerde mücadele ettik ve kazandık. Biz AKP iktidarı gibi ya da onun 'Yenikapı Ruhu' dediği cephede değil halkların cephesinden meydanlara çıktık" dedi.

OHAL süreciyle beraber çalışanlarına ve yöneticilerine yönelik baskıların yoğunlaştığını vurgulayan Tuncel, "Son bir ayda Mêrdîn'de 25 yöneticimiz gözaltına alındı, 15'i tutuklandı. Son bir ayda 500'e yakın yöneticimiz gözaltına alındı, tutuklandı. Kürdistan'ın hemen hemen her ilinde operasyon var. Bütün bu baskılara rağmen işte buradayız. Selam olsun mücadelemizi büyütenlere" diye konuştu. 

'HER ŞEYİ BİRLİKTE YAPTILAR BİRLİKTE HESAP VERECEKLER'

Tarihi bir dönemden geçildiğini de sözlerine ekleyen Tuncel, şöyle devam etti: "Bu tarihi dönemin Kürdistan halkları için bir başarıya evirtmek hepimizin görevidir. Savaşın ne olduğunu en iyi bizler biliriz. Halkımıza faşizmi dayatanlara karşı mücadele ediyoruz, etmeye devam edeceğiz. 'Bu savaşı biz yapmadık paralel yaptı' diyorlar. Peki cemaatle beraber yürümediniz mi? 12 yıl boyunca bu ülkeyi beraber yönetmediniz mi? Bu ülkeyi beraber yemediniz mi? Kürdistan'a gönderilen bütün komutanların FETÖ'cü olması tesadüf mü acaba? Bu emri bizzat siz vermediniz mi? Şimdi 'Devlete sızdı' diyorlar sızmadılar AKP tarafından devlete yerleştirildiler. Düşünün ki bir ülkenin bütün kurumlarının neredeyse tamamı cemaatçi olsun. Ortaya çıkan o ki devlete AKP sızmış. 'Tüm savaşı Cemaat yaptı' diyerek bizi kandıramazlar. Ne yaptılarsa birlikte yaptılar, birlikte hesap verecekler." 

'KCK'YE CEVAP VERİN' 

KCK'nin bugün yaptığı çağrıya da dikkat çeken Tuncel, iktidara ve devlete seslendi: "Biz DBP olarak KCK'nin yaptığı bu çağrıya devlet yetkililerinin olumlu cevap vermesi çağrısında bulunuyoruz. Eğer gerçek demokrasi isteniliyorsa bu çağrıya olumlu cevap verilmelidir. Eğer bu çağrıya olumlu cevap verilmezse kaos derinleşir. Kaosun önüne geçmenin tek yolu bu çağrıya olumlu yanıt vererek, müzakerelere dönülmesidir. Sözde kardeşlik olmaz, kardeşlik eşitlik hukukuyla olur. Kürtlerin kaybedeceği bir şey yok, Kürtler 40 yıldır bu aşamadan geçiyor. Kürtler direnerek yaşayacağını iyi biliyor."

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)