• BIST 106.045
  • Altın 190,729
  • Dolar 4,5665
  • Euro 5,3314
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 25 °C
  • Adana 28 °C
  • Antalya 25 °C

Seçimlerde Kürt denklemi

Seçimlerde Kürt denklemi
Özellikle Akşener'in MHP'den beklenilenden daha çok oy kopararak, içini boşaltması seçimi yeniden kürt halkının oylarında kilitliyordu. AKP'nin yeniden seçim kazanabilmesi, kırıp döktüğü kürt oyları yeniden kazanmasına bağlı.

Ömer Ödemiş
Seçim kararı Afrin senaryosu öncesinde alındı. Afrin operasyonu ile ihtiyaç duyulan ulusalcı- milliyetçi taban harekete geçirilecek millet bekası için iktidara destek verecekti. Böylelikle tıkanan ve ülkeyi yönetmekte zorlanan AKP iktidarı bir seçimi daha kazanarak önümüzde ki yedi yılı daha garanti altına almış olacaktı.

Afrin'de ki senaryoda kahramanlık vardı. Bir yandan FETÖ kalkışması ile yıpranmış, halk nezdinde itibarı zedelenmiş, TSK yeniden güven kazanırken, 16 yıllık iktidarı ile ülkeyi tam bir batağa sürüklemiş olan ve artık hareket etmekte, ülkeyi yönetmekte zorlanan AKP iktidarında kahramanlık edaları ile içinden çıkılmaz hale gelen sorunları gündem dışına iterek, devlet bekasını her şeyin önüne oturtarak, seçime gidecekti. Tüm bunları da sert bir sürteçte yaparak, oyunun bozulmasını engelleyecekti.

Basına talimatlar verilerek, toplum üzerinde tam bir baskı ağı oluşturularak girişilen Afrin Operasyonu'nda uzunca bir süre işler beklenildiği gibi gitmedi. Rusya'nın sınırlı onayı ile başlatılan Afrin Operasyonu başlangıçtan sonra uzunca bir süre beklenilen, hedeflenen etkiyi toplumda yaratmadı. Kıyasıya çatışmalar yaşanmıyor, yaşanan düşük yoğunluklu çatışmalar ise istenilen sonucu bir türlü yaratmıyordu. Oysa Cerablus ve El Bab Operasyonları'nda böyle olmamıştı. Bu operasyonlar toplumun önemli bir kesiminden destek almış, sınır güvenliği gerekçesi bir biçimde kabul görmüştü.

Afrin'de girişilen operasyonun güvenlik gerekçesi, günlerce öncesinden Afrin'e girileceği açıklamalarıyla zaten başlangıçta zayıflamış, sonrasında ise sorgulanır olmuştu. İddia edilen kürt koridorunun bölgede kurulmasının imkansız olması, Membiç ile Afrin arasında TSK'nın bir biçimde denetlediği Azez ve Cerablus kasabalarının olması Afrin operasyonunun inandırırlığını ilk adımda yıpratmıştı.

Bir ayı aşkın bir süre Afrin kırsalında oyalandıktan sonra, Rusya'nın onay vermemesi nedeniyle bir türlü Afrin'e girilmemesi, bırakınız kahramanlık hikayesi oluşturmayı, TSK'nın gücünün de sorgulanmasını başlatmıştı. Öyle ya, NATO'nun ikinci büyük ordusu, 70 bin nüfuslu ve düzenli olmayan silahlı bir grubun denetiminde olan bir kasabayı alamıyordu. Bu intiba AKP iktidarını telaşlandırdı. İşin içinde evdeki bulgurdan olmak da vardı.
Rusya, Erdoğan'ı Amerika'dan bir parça da olsa koparatarak yanına çekmek için, bütün bir bölgeyi ve bölge politikasını feda etmek istemiyordu. AKP iktidarının seçimler için ihtiyaç duyduğunu belirterek ısrar ettiği operasyona sınırlı çerçevede izin veren Rusya daha fazlasına onay vermemekte direniyordu.

Afrin kasabası, Suriye devleti ve Rusya için stratejik önemde bir kasaba değildi. Ancak Afrin'e TSK'nın girişine onay vermek, kürt halkını Suriyenin yeniden inşa sürecinden tamamen kopartarak, dışlayabilirdi. Bu sonuç da Rusya'nın ve müttefiklerinin 'Suriye barış planını' sekteye uğratabilirdi. Bunun için AKP'ye Kürtleri ikna edin dendi. Bu süreçte İmralı ile yeniden görüşmeler başladı. AKP ne yapıp edip iktidarda kalmak için bu seçimleri almak istiyordu.
PYD Afrini boşaltarak, Membiç’e çekildi ve TSK beraberinde ki devşirmelerle birlikte Afrin'e naklen yayınlar eşliğinde girdi. Başkomutan Erdoğan TSK'nın ve Kuvai milliye güçlerine eşit gösterdiği katiller ordusu ÖSO kendi kararlılığı ile kazandığı bu zaferle milliyetçi duyguları yoğun olarak işlemeye yöneldi. Artık Türkiyenin başında muzaffer bir komutan vardı.

Bahçeli'ye erken seçim çağrısı yaptırıldı ve hızlıca baskın seçim kararı alınarak seçim süreci başlatıldı. Adım atacak mecali kalmayan, toplumun tüm beklentilerini tüketen Erdoğan, Afrin operasyonu ile yükselen milliyetçilik dalgasının üzerine oturarak ihtiyaç duyduğu %51 oyu alacak ve ülke yönetiminde bir yedi yıl daha kalacaktı.
Ancak tüm bu atraksiyonlar ilk turda Erdoğan'a seçim kazandırmaya yetmiyor. Özellikle Akşener'in MHP'den beklenilenden daha çok oy kopararak, içini boşaltması seçimi yeniden kürt halkının oylarında kilitliyordu. AKP'nin yeniden seçim kazanabilmesi, kırıp döktüğü kürt oyları yeniden kazanmasına bağlı.

Anketler Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalacağını gösteriyor. Özellikle CHP'nin seçim hamleleri ikinci turu neredeyse kesinleştirdi. Erdoğan'ın seçimi kazanması için önünde tek bir yol var. Kürt oyları bir biçimde almak.
HDP Demirtaş'ı yeniden aday göstererek seçimlerde iddialı olduğunu ilk adımda gösterdi. Barajı geçebilecek bir oy potansiyeline sahip olan HDP yeni mecliste de grup olarak var olacaktır. Seçim hedefinin omurgasını bu amaç oluşturmaktadır. Demirtaş'ın ikinci turda en fazla oy alacak iki adaydan birisi olamayacağını anket sonuçlarından ortaya çıkmaktadır.

Seçimleri sonuçlarını HDP'nin ikinci turdaki tavrı belirleyecektir. HDP ilk tur seçimlerde hedeflediği milletvekili sayısına ulaştığında ve Demirtaş'ın siyasi iddiasını canlı tutacak düzeyde bir oy aldığın da kendisini kazanmış görecektir. İkinci turda ki seçimlerde ki tavrı siyasi duruşunun açıkça bir ifadesi olacaktır. Erdoğan'ın bir biçimde desteğini almak istediği kürt halkının AKP'ye karşı durmasını sağlaya bilir, Erdoğan'ın karşısında ki rakibinin desteklenmesi tavrını alarak, Türkiye'nin önünü açabilir.

25 haziran seçimlerinin kaderi kürtlerin ellerindedir. Erdoğan ihtiyaç duyduğu bu oylara erişmek her şeyi yapmaya hazır gibidir. Kürt halkı kaderinin Türkiye haklarıyla birlikte olduğuna inanarak tavır almalı ve Erdoğan'ın her türden oyunlarına karşı durmalıdır. Bu duruş özgür ve demokratik bir Türkiye'de eşit insanlar olarak yanyana yaşamanın yolunu açacak ve AKP'yi tarihin karanlıklarına atacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • İkinci Çözüm Sürecinin Ayak Sesleri18 Mayıs 2018 Cuma 15:57
  • Lübnan ve Irak seçimleri; Kahrolsun federalizm!14 Mayıs 2018 Pazartesi 12:54
  • Seçimlerde Kürt denklemi13 Mayıs 2018 Pazar 16:55
  • Parti sözcülerimize öneriyorum…13 Mayıs 2018 Pazar 08:58
  • Orta Doğu’da kovboy diplomasisi...09 Mayıs 2018 Çarşamba 07:44
  • Bir soygunun hikayesi: GSS08 Mayıs 2018 Salı 16:55
  • Kitap Eleştirisi: Bora Abdo - Öteki Kışın Kİtabı08 Mayıs 2018 Salı 13:57
  • Bugün herkesten beklenebilecek olan nedir?08 Mayıs 2018 Salı 13:11
  • Abdullah Gül'ün imzaladığı mektup02 Mayıs 2018 Çarşamba 10:25
  • Başka bir toplum mümkün29 Nisan 2018 Pazar 18:53
  • 1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)