• BIST 104.001
  • Altın 145,505
  • Dolar 3,5061
  • Euro 4,1839
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 25 °C
  • Adana 30 °C
  • Antalya 28 °C

Selahattin Demirtaş'tan Cizre açıklaması: Siz kimi süpürüyorsunuz

HDP lideri Selahattin Demirtaş sokağa çıkma yasakları hakkında konuştu.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP ve DTK öncülünde Diyarbakır’da yapılan toplantının ardından yaptığı konuşmada çok sert açıklamalar da bulundu.

HDP, HDK, DTK ve DBP Eş Genel Başkanları Diyarbakır’da kameraların karşısına geçti. Önce DTK Başkanı Hatip Dicle konuştu. Ardından HDP İzmir milletvekili Ertuğrul Kürkçü konuştu. Son olarak HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş konuştu. Son askeri operasyonları çok sert bir dille eleştiren Selahattin Demirtaş, ‘Kimse bizi ölümle korkutmasın. Ölüm korkusunu biz çoktan aştık. Konuşan hangi arkadaşımız savaşı konuşuyor. Özel harp yetmedi özel kuvvetleri gönderdiler. Yetmedi jandarma özel harekatı geldi. Gazetelerine bakın. Siz kimsiniz ya? Siz kimi nereden süpürüyorsunuz? Siz ancak bu ülkenin kanalizasyonunu temizlersiniz başka da bir şey temizleyemezsiniz? AKP’nin bu darbesi Kürt halkına çarpmıştır.‘ dedi.

“ÇEKİLME GİBİ BİR GÜNDEMİMİZ YOK”

Bir gazeteci toplantı sonrasında ‘HDP Meclisten çekilecek’ tartışmaları var deyince Demirtaş “Hayır arkadaşlar. Biz sineyi milletteyiz zaten. Meclis’ten çekilme gibi bir gündemimiz yok.” dedi.

DEMİRTAŞ’IN AÇIKLAMALARININ SATIR BAŞLARI

Ben çok lafı uzatmayacağım. Putin‘e bir iki gün meydan okuyup süt dökmüş kediye dönen Cumhurbaşkanı ve Başbakan, Musul‘a asker gönderip sonra meydan okuyup sonra pısırık pısırık askerleri geri çekenleri, İsrail’e meydan okuyup 20 milyona fit olanlar sıra Kürt halkına mı meydan okuyorsunuz? Bu mudur sizin temizlik anlayışınız. Siz ne kadar aciz ve zavallı olduğunuzu ortaya koydunuz. bugün opersyon yaptığınız yerde korku değil zafer havası var. Kendi toprağında insan gibi yaşamak istiyorlar. siz ne yapıyorsunuz?

“EVLERİ CAMİLERİ TANKLA HAVAYA UÇURUYORSUNUZ”

Şehrin sokaklarına tank sokarak evleri ve camileri tankla havaya uçuruyorsunuz. Yetmiyor sizin kanallarınızda hendenk kazanlar cami yaktı diye sizin haberlerinizi okuyor. Çalsanız da hırsızlık yapsanız da Türkiye’nin yarısı sizin arkanızda olabilir. Peki diğer yarısı? Gece gündüz katliam yaparak buradaki halkı Türkiye Cumhuriyeti’ne daha çok bağlanmasını mı sağladınız? Bu halk bir kez daha faşizmin kazanmasına izin vermeyecektir. Hendek falan diyerek küçümseyenler 12 Eylül’de tank paletlerine karşı direnen halkı unutmasın? Erdoğan darbe yaptı diye onun eteğini öpüp yağcılık mı yapsaydı?

“10 MİLYONLARCA KAHRAMAN…”

Kusura bakmasınlar on milyonlarca kahraman yiğit bu darbeye karşı direnen insanlar var. 10 bin askerle sen generallerinle askerleri gönderiyorsan orada başka bir şey var. Halk her yerde bu zulme karşı direnir.
Şehirlere tank sokmuşsunuz çıkmış yeni anayasadan bahsediyorsunuz. Bu zulüm çarkı uzun sürmeyecek merak etmeyin. İnsanlar bu zulüm nedneiyle göç ediyor. Kurşunlu Camii’ni yakan bizzat devletin ta kendisidir. Halkımız bunun farkında.

“HALKIMIZLA BİRLİKTE DİRENİŞİ BÜYÜTECEĞİZ”

Zulüm baki olmayacak. Bizler siyasetçiler olarak çözüm mekanizmalarını geliştireceğiz. Halkımızla birlikte direnişi büyüteceğiz. Kendi sorunumuzu çözme noktasında halkımızla daha güçlü bir ittifakla bu işi hal yoluna koyacağız.
Kimse bizi ölümle korkutmasın. Ölüm korkusunu biz çoktan aştık. Konuşan hangi arkadaşımız savaşı konuşuyor. Özel harp yetmedi özel kuvvetleri gönderdiler. Yetmedi jandarma özel harekatı geldi. Gazetelerine bakın. Siz kimsiniz ya? Siz kimi nereden süpürüyorsunuz? Siz ancak bu ülkenin kanalizasyonunu temizlersiniz başka da bir şey temizleyemezsiniz? AKP’nin bu darbesi Kürt halkına çarpmıştır.

“FAŞİZM RİCAYLA MİNNETLE DURMAZ”

Daha önce de belirttim. Faşizm ricayla minnetle durmaz. Ne varsa gücümüzü ortaya koyacağız. Müccadeleyi büyüteceğiz. Irkçı savaş politikalarına geri adım attıracağız. Halkımızı bu onurlu direnişi daha fazla sahiplenmesi için çağrı yapıyoruz. Biz kimsenin malını çalmadık, kimsenin toprağını işgal etmedik. Biz kendi toprağımızda onurlu bir halk olarak yaşamak istiyoruz. Bu kazanılana kadar mücadelemiz sürecektir.

“HİÇ BİR ŞEY YAPAMIYORSANIZ 5 VAKİT NAMAZ KILIN GENÇLERE DUA EDİN”

Hükümetin yaptığı hiç bir şeyin hukuki temeli yoktur. Valiler böyle kararlar alamaz. Kanun dışı davranan Başbakan, Cumhurbaşkanı… Ne yapacak halk peki? Savcıya mı şikayet edecek? Basın mensupları içeride. Polise mi şikayet edecek? Kusura bakmasınlar, gençler hendek kazıyormuş! Nereye şikayet etsinler? Kimse onurlu duruşu durduracağını zannetmesin. Herkes katkı sunmaya çalışsın. Hiç bir şey yapamıyorsanız 5 vakit namaz kılın gençlere dua edin. Hiç değilse tarihe şerefli insanların yanında duruyoruz diye geçin.

“SİNEYİ MİLLET GÜNDEMİMİZDE YOK”

Gazeteci sorusu: Meclis’ten çekilme, sineyi millet gibi bir gündeminiz var mı?

Hayır arkadaşlar. Biz sineyi milletteyiz zaten. Meclis’ten çekilme gibi bir gündemimiz yok.

HDP İzmir milletvekili Ertuğrul Kürkçü konuştu:
Bugün her zamankindan daha sıkı bir şekilde bir aradayız. Zor bir sorunlar karşı karşıyayız ama üstesinden geleceğiz. DTK’nın önümüzdeki hafta sonu gerçekleştireceği olağanüstü kongresinde katılacağız. Ve burada Türkiye’nin demokrasiden yana olan bütün güçleri ile bir araya geleceğiz ve halklarımızın aradığı çözümü inşaa etmek için bir araya geleceğiz.

Öz yönetim hakkının 21. yy’ın en doğal hakkı olduğu konusunda gerçek bir irade birliğini inşaa edeceğiz. Biz bu sorumluluğu üstleniyoruz. siyaset yapılmadan bu mesele çözülmeyecek. AKP hükümeti, Cumhurbaşkanı bunun farkındaydı. 100 yıldır çözüm bekleyen sorun var. Bütün hükümet başkanları taze enerji ile başladıkları işlerine 2 büyük sorunu ortadan kaldırmaya çalışır. Bir tanesi demokrasi üzerindeki ordu baskısı diğeri ise Kürt sorunu. Bu durumda statiko bu hükümetleri esir alır. Hepsi aynı sözleri söylemeye başlar. Özal’dan başlayıp Tayyip Erdoğan’a kadr hangisine bakarsanız bakın hükümeti teslim aldıkları anda Kürt sorununu çözmeye çalışır. Sonlarına doğru ise Kürt sorunu yoktur deyip yok olmaya başlamışlardır.

Siyasi iktidar paylaşılmadıkça Kürt meselesi çözülemeyecektir. 21. yüzyılda bir devlet artık iktidarını yurttaşlarıyla ve halklarıyla paylaşmadan payidar olamayacak.

Öldürerek bu sorunu çözemezsiniz. Halkın üzerine ordu yollayarak bir sorunu çözemeyeceğinizi görmeniz gerekir.

Hükümete buradan bir kez daha söylemek isterim ki elinden geleni ardına koymadığı bu yola inandığı için halka temizlenecek şey olarak muamele yapan iktidar kirlidir.
Eninde sonunda her halk kendi kaderini tayin eder. Şiddet iklimindeyiz. Çatışma sürüp gidiyor.

BURADAN İZMİR’E ÇAĞRI YAPIYORUM

Buradan İzmir‘e seslenmek istiyorum. İzmir çatışmaların en yoğun olduğu günlerde bir karar aldı ve Diyarbakır bizim kardeş halkımızdır Diyarbakır bizim kardeş belediyemizdir. İzmir’de yaşayan Türkler, Türkmenler, Yörükler Kürt halkı bugün zordadır. Siz de üzerinize düşen sözü söyleyin. Ya kardeşliğinizi ispat edin ya da bu sözü artık telafuz etmeyelim.

Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek konuştu:

Ortadoğu çok kritik bir süreçten geçiyor. Şu an içinden geçtiğimiz süreç çok kritik. Kan dökülen, ölümlerin yoğun olduğu bir süreç. Türkiye kamuoyuna hendek sorunu olarak sunulan bir mesele. Mesele hendek ve barikat meselesi değildir. Meseleyi bu noktaya getirip savaşı Kürt halkına dayatan bir siyaset anlayışıdır. Mesele 10 yıldır çözülemeyen Kürt sorunudur.
Cumhuriyet kurulduğundan bu yana ya eşkiya ya şaki ya da terörist olarak tanımlanmıştır. Bu sadece bugün yaşadığımız bir sorun değil. 80’lerde de 90’larda da günümüzde de aynı sorunu yaşıyoruz. Kürt halkını ezmek için devlet mutlaka gerekçeler bulmuştur. Elinde silah olmayan dönemlerde 50’lerde dahi poansiyel suçlu denilerek idam edilmek istenen bir halkın evlatlarından söz ediyoruz.

Kürt kalkının her ezdiklerinde hep bu cevabı verdiler: Ellerinde silah var. Ellerinde taş var. Peki 1 yıl önce hendek ve barikat var mıydı? Haklar tanındı mı? Hayır. Şimdi hendek var barikat var diyorlar. Devlettir diye şiddeti meşru değildir.

Bizim şu anda 16 belediye başkanımız tutuklu. 34 tanesi sırf bu yüzden görevden alındı. Bir çok meclis üyemiz, parti üyemiz tutuklandı. Silopi’de belediye binamız askerler ve polisler tarafında işgal edilmiş durumda.

İşte Hatip Dicle’nin konuşmasının satır başları:

Demokratik Toplum Kongresi olarak genişletilmiş olağanüstü kongre yaparak bir demokratik çözüm geliştirecek. 26-27 Aralık’ta Diyarbakır’da iki gün yapılacak tartışmadan sonra kamuoyunun ve ilgili herkesin dikkatine sunmak üzere bir deklarasyon yayınlamak istiyoruz. Umarım hepimizi endişeye sürükleyen bu sürece ilişkin bir bir ön alma sağlanır.

3 YIL ÖNCE DE KORKUNÇ ÖLÜMLERİN YAŞANDIĞI BİR YIL OLMUŞTU

3 yıl önce bugünlerde hepimizin endişelendiren korkunç ölümlerin yaşandığı bir yıl yaşanmıştı. Acaba 2013’te böyle bir savaş girdabına mı girilecek şeklinde analizler yapılırken o günlerde basına sayın Öcalan ve devlet heyeti arasında görüşmelerin yapıldığına dair haberler yansıdı. Daha sonra devlet ve hükümet yetkilileri de bu açıklamaları doğrulandı. Sayın Öcalan’ın Nevruz 2013 mesajıyla da silahlar sussun süreci tüm kamuoyunda büyük bir umut yarattı.

CUMHURBAŞKANI DİYALOG MASASINI DEVİRDİ

Her şey iyi giderken, sayın Cumhurbaşkanı Dolmabahçe mutabakıtnda verilen fotoğrafın yanlış olduğunu Türkiye’de Kürt sorunun olmadığını ve izleme komitesine gerek olmadığını söyledi. Deyim yerindeyse 2.5 yıllık diyalog masasını devirdi. Bu hepimiz açısından büyük bir kayıptı.

Nisan ayından itibaren geliştirilen savaş konsepti MGK’da alınan kararın hayata geçirilmesiydi. 3 nedenden ötürü bu konsept hayata geçirildi. PYD’nin Rojava’daki kantonların birleştirilmesi. 7 Haziran’da AKP’nin yenilgisi ve HDP’nin başarısı nedneiyle bu savaş konsepti devreye sokuldu. Bundan sonra acılı bir ortam yaşamaya başladık. Tüm türkiye haklarını etkileyen süreç başladı.

DTK OLARAK ÖZ YÖNETİMİ SAVUNUYORUZ

Bugün geldiğimiz aşamada sorun artık bir hendek sorunu olmaktan çıkmıştır. Daha büyüyen ve halkımızın uzun yıllara dayanan özgürlük mücadelesinin tümden tasfiyesine yönelik bir adıma dönüşmüştür. Özyönetim uluslararası bir haktır. Meşrudur, haklıdır. Biz DTK olarak bu mücadeleyi sahipleniyoruz.

Meclis ve hükümet saf dışı edilerek bir savaş konsepti gerçekleştiriliyor. Bu hukuk özel savaş hukukudur. Biz bunu 90’lı yıllarda yaşadık.

Bugün 5 merkezde devam eden kuralsız savaş şehirleri harabeye çevirmekte ve insanlar hayatını kaybetmektedir. bugün darbe yöneticileri de Kürt halkının özgürlük mücadelesinin ezilemeyeceğini ve Kürt halkının ulusal hakları için Türkiye haklarıyla birlikte kardeşlik temelinde öz yönetim talebini bütünleştirerek bu amaç kapsamında mücadelesini sürdürecek.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)