• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 11 °C
  • Adana 14 °C
  • Antalya 16 °C

Serdar Ortaç: 80'e kadar giderim, korkmuyorum

Serdar Ortaç: 80'e kadar giderim, korkmuyorum
Serdar Ortaç, Canan Danyıldız ile yaptığı röportajda çarpıcı bilgiler verdi.

Posta gazetesinden Canan Danyıldız'ın Serdar Ortaç ile yaptığı röportajda çarpıcı bilgiler ortaya çıktı. Kumara düşkünlüğü bilinen Ortaç, artık eskisi kadar büyük paralarla oynamadığını belirtirken "40-50 milyon dolar kaybetmiş olabilirim. Hesaplarsan daha falzası da çıkar. Bu konuda salağım gerçekten. Akıllı adam bunu yapmaz. Keşke yapmasaydım" diyerek kumara başlamayı düşünen gençlere mesaj verdi.

Cinsel hayatı hakkında da konuşan Ortaç, "Yaşlanacağımı biliyorum ama erkeğin seks hayatı daha bu yaşlarda bitmez. 60’ında baba olanları biliyorum. 80’lere kadar gider. O yüzden korkmuyorum" diyerek özgüvenini gösterdi.

Serdar Ortaç'ın Posta Gazetesi'nden Canan Danyıldız'a verdiği söyleşi şöyle:

- Bu ne yoğunluk! Bir dakikanız yok!

Gece bekçisi gibi yaşıyorum. Sabah 7’de yatıyorum, öğlen 2’de ancak uyanabiliyorum, sonra afyonum patlıyor. Akşam üzeri 5’te normal hayatım başlıyor.

- O çok beğendiğimiz şarkılar da o gece saatlerinde mi geliyor?

Genelde gece 11-12’de yapıyorum. İlham diye bir şey yok. Kendimi ne zaman rahat hissediyorsam o zaman şarkı yazabiliyorum. 30 senedir böyle.

- Chloe ile evlenince o bu düzene nasıl alıştı?

İlk bir sene adapte olması zor oldu; sonra o da sabah 4’te yatmaya alıştı.

- Bizim düzenimiz size tuhaf geliyor mu?

Bence sizinkisi normal, benimkisi değil. Sabah 4’e kadar sahnede şarkı söyleyince yıllar sonra anotomi bu düzene alışıyor.

- Bunca zaman evlenmediniz, neden?

Aşk; sevgi, saygıyla birlikteyse evliliğe gidiyor. Chloe’yi o kadar çok seviyorum ki, yanlış mı doğru mu yapıyorum diye düşünmedim. Bütün arkadaşlarım, “Serdar, sen dünyayı gezen adamsın, biz seni kendimize örnek alıyorduk, neden evleniyorsun, idolümüzdün. Tek kadına nasıl bağlı kalacaksın?” dediler.

- Eee, bu kadar baskıya nasıl dayandınız?

Bir zaman sonra aynı şeyleri yaşamak istemiyorsun; aynı şeylerin devamını da. Çok da iyi yaptım, evlendim.

"Kumarda 40-50 milyon dolar kaybettim"

- 30 senelik Serdar Ortaç markasını korumak zor mu?

İş konusunda çok fazla disiplinliyim, sahnede vs hiç hata kabul etmem. Trafikte neden önümdeki araç kırmızıda durmadı, önüme kırdı diye asla sinirlenmem. Kuyrukta bekliyorsam, önüme biri geçtiyse, “Nereye geçiyorsun lan” demem; 5 sıra geriye ben giderim. Olayın kötüye gideceğini gördüğüm an geri basarım.

- Bu, “Serdar ne yumuşak adam” eleştirilerine neden olmuyor mudur?

Benim kadar eleştirilen başka bir adam var mı? Buna yumuşaklık mı dersin, ermişlik mi... Bana, “40 yaşına kadar çocuk yapamadın, işlemiyor mu?” desen, ben “işlemiyor” derim! Bu bana ne kaybettirecek ki? Serdar Ortaç’ın isminden ne eksilecek. Ertesi gün sahneye çıkınca yine 10 bin kişi gelecek.

- Kendinizi çok sever misiniz? Bencil misiniz?

Severim tabii; kendimi her şeyimle kabullenirim. Karım, annem, kardeşlerim istesin, her şeyimi veririm. Ama bir tek piyanoma dokunmasınlar!

- Serdar Ortaç bestesi çok pahalı mı?

Bir kere iyi bir sesin olacak. Besteyi alan telif kuruluna gidip parayı ödüyor. Ama 20 bin liraya şarkı yapılmaz. Çok sevdiğim insanlara da yüzlerce hediye ettim.

- Pişman olduğunuz şeyler var mı?

Çok yok, ertesi gün unuturum. Küsmem, kin gütmem. Ha bir tek kumar konusunda pişmanım diyebilirim.

- Kumar hâlâ devam ediyor mu?

Yok, öyle eskisi gibi büyük paralarla büyük oyunlar oynamıyorum. Şimdi kendimi meşgul edecek, depresif havadan çıkarak başka bir şeye başladım.

- At yarışı diyorlar! Kumarın başka bir türü!

Kendime at aldım. New York’ta yarışlara çıkıyor. Hatta 3’üncü oldu. Şimdi tay alıyorum. Chloe ismini vereceğim. O da koşacak. Kendimi kumardan uzak tutacak her şeyi deniyorum.

- Kumarda 40-50 milyon dolar para kaybettiğiniz söyleniyor…

Olabilir, doğrudur. Hesaplarsan daha falzası da çıkar. Bu konuda salağım gerçekten. Akıllı adam bunu yapmaz. Keşke yapmasaydım.

- Çok Atari oynadınız mı çocukken?

Oo çok oynardım. Ama kumara o mu sebep oldu, bilmiyorum. Hayatımda uyuşturucu denen şeyin sadece resmini gördüm. Kötü başka şeye bulaşmadım.

“Evlilik sözleşmesi yapmadım bana ters"

- Neden bu kadar Türk kızı varken, yabancı bir kadınla evlendiniz?

Türk kadınıyla yabancı kadın arasında hiçbir fark yok. Kadının genetiği değişmiyor. Sadece dili, eğitimi değişiyor. Kadın kadındır.

- Coco (Chloe) ile evliliğe sizi ikna eden ne oldu?

Ayakları üzerinde duran güçlü bir kadın olması... Yaşı küçük ama çok olgun. Sanki yaşıtız gibi. Ama yaşının heyecanını da içinde taşıyor. Fiziksel olarak benim bir yorgunluğum var.

- 46 yaşında, çok genç bir kadının kocası olarak her anlamda, buna cinsellik de dahil yetebilme korkusu yaşıyor musunuz?

46 yaşındayım ama fiziksel olarak kendimi böyle hissetmiyorum. Eğer öyle olsaydım, 25 yaşında benim gibi bir adama sabretmezdi.

- Bu kadar genç bir kadın, yarın öbür gün gözü açılır, gider diye kıskandığınız oluyor mu?

Öyle bir özgüven eksikliğim yok. Hadi diyelim 3 sene flört, nişanlılık derken, 4 senedir evliyiz. Bu kadına 5 kuruş ödemedim. Ona bırakacağım yatlarım katlarım yok. Borçlarım var.

- Evet…

Kadın olsam düşünürdüm. 40 yaşında bu adamla ne işim var, parası da yok... Kaçayım gideyim, gencim güzelim, boşanayım derdim. Bizi bir arada tutan sevgiden başka bir şey değil. Kadın beni kullanmaya kalksa neyimi kullanacak?

- Evlilik sözleşmesi yaptınız mı?

Hayır, yapmadım. Babamdan böyle görmedim. Bana evlilik sözleşmesi ters geliyor. Belki de bazı tip insanlar için gerekli. Artık niye evleniyorlar, onu da bilmiyorum. Kadınlar da erkekler de birbirine güvenmiyor.

- Evin reisi siz misiniz? Masrafları siz mi karşıyorsunuz?

Ortak kartlarımız var. Genellikle Chloe alışverişe gider, evi doldurur. Üstüne başına bir şey almaz. Benim de, onun da kredi kartının limiti ortak. Şimdiye kadar hiç aşmadım. Coco her şeyin en ucuzunu seçer ama ne hikmetse onun üzerinde pahalı durur.

- Siz en pahalı ne alırsınız?

Konser için giyeceğim cekete para veririm. Güzel kadının Gucci giymesine gerek yok. Pazardan da giyinse olur bence. Eşofmanımı sorsan, 35 liradır. İstediğim her yere giderim. Kendine özgüveni olan birinin pahalı bir şey giymesine gerek yok. Kadın güzelse zaten güçlüdür.

- Karınız çok güzel, seksi ve Türk erkeklerine çok hitap ediyor. Bu sizi rahatsız ediyor mu?

E, film artistleri neler yapıyor... Bir film artistinin kocası olsam çıldırmıştım. Karım ne öpüşüyor, ne açık bir sahnede oynadı. Bir şey yapmadı. Bana normal geliyor.

- Başka erkeklerin arzuluyor olması diyorum, rahatsız etmiyor mu?

O tarafını düşünmemeye çalışıyorum hiç! Düşünürsem, tabii ki sinirlenirim. Coco beni daha çok kıskanır ama onu kıskandırmamak için dikkatli davranırım. O nasıl bana aitse, ben de ona aitsem, onun yapmasını istemediğim bir şeyi ben de ona yapmam.

- Hanginiz daha kıskançsınız?

Ben kıskanmam ama o kıskanır. Yaşı gereği... Onun yürüdüğü yolları 10 sene önce yürüdüm, döndüm. Finali biliyorum. Karakterimde korku yok, heyecan yok, sana komik gelen, bana gelmiyor misal.

"Seks hayatım 80'ime kadar gider"

- Bir aydır Amerika’daydınız…

Evet konserlerim vardı. Bu ayın sonunda Miami’de yine konser vereceğim.

- Orlando’da ev aldığınız konuşuluyor.

Orlando’da yabancı ortaklı bir göl kenarı ev projesi var. Ortaklardan biri Türk-Azeri. Benim hayranım çıktılar ve projenin sokaklarına benim şarkılarımın isimlerini vermişler. ‘Nar çiçeği’ gibi... ‘Serdar’la Chloe ilk çocuklarını Orlando’da dünyaya getirecek’ diye bir teklif geldi. Karşılığında para yerine, göl kenarında, 2 katlı 2 ev aldık. Biri benim biri Chloe’nin.

- Çocuk konusunda çalışmalar nasıl gidiyor?

Bende de karımda da sorun yok. Merak ettiğin 46 yaşındaki bir adamın cinsel olarak eksikliğiyse, eksiğim yok. Çocuk yapmayı istemedik ki daha! Hanım daha istemedi. O “okey” dediği gün görürsün.

- Yani onun kararı?

Hanım, “25 yaşındayım, hayatın tadını çıkaralım, ondan sonra çocuğumuzu yaparız” dedi.

- Kız mı erkek mi istersiniz?

Ben de karım da kız istiyoruz. Yasmin, Yasemin gibi bir isim koyabiliriz. Erkek de isterim ama ilk çocuğum kız olsun isterim.

- Serdar Ortaç için bu evlilik neden biter?

Asla çocuk olmuyor diye evlilik bitmez. Aldatma bu evliliği bitirir. Erkeğin ‘aldatılırım’ dönemi vardır; onu hissedersem boşanırım. Nasıl hissederim, sorma. Ama aldatılacağımı hissederim. Yalnız Coco’ya o kadar güveniyorum ki bana o hissi vermez asla! Evliliğim benim starlığımı daha büyüttü.

- Coco’nun en sevdiğiniz tarafı ne?

Aşk bitti, artık ayrılıyoruz, der ve bitirir. Asla “Beni nasıl aldattın, senden adam olur mu?” diye konuşan bir kadın olmaz. Nettir. El sıkışır, ayrılırız. Belki de böyle bir kadın olmasını çok seviyorum.

- Chloe Müslüman olacak mı? Ya da Müslüman mı?

Hanımın din olgusu Müslümanlıkla veya Hıristiyanlıkla birleşen bir şey değil. O Allah’a inanıyor. Duasına Türkiye’de “İnşallah” diye başlıyor. Çatı katında odamız. Etrafta bir sürü cami var, sabah ezanını duyduğunda, “Allah’a şükür, Bismillah” diye başlıyor. Bunun için Müslüman olmasına gerek yok. Duasını İrlanda’da İngilizce yapıyordu, burada Türkçe, Arapça yapıyor.

- Çocuğunuz olursa hangi ritüele göre büyür?

Ben kesinlikle Müslüman yaparım, karım itiraz etmez. Nerede yaşıyorsan, onu yaparsın.

- Coco silikon yaptırdı, ne düşünüyorsunuz?

Buna karışmam. Kendi yaptırmış, bir şey diyemem.

- Genç bir kadınla evli olduğunuz için yemenize içmenize dikkat ediyor musunuz?

Keşke 25 yaşında evlenseydim. Madem 40’larımda evlendim hem de genç bir kadınla, tabii ki dikkat edeceğim. Eskiden sabahları daha ağır şeyler yerdim, şimdi daha dikkat ediyorum. Coco da, MS hastalığım için bana dikkat ediyor. Sabahları avokado, kapari yediriyor. Türk yemeklerini yapabiliyor, en son geldiği nokta İmam Bayıldı.

- “Bir gün yaşlanırım, seks hayatım biter” diye korkuyor musunuz?

Yaşlanacağımı biliyorum ama erkeğin seks hayatı daha bu yaşlarda bitmez. 60’ında baba olanları biliyorum. 80’lere kadar gider. O yüzden korkmuyorum.

- Niye bu kadar sevilen bir çift oldunuz?

Hanımım oturduğuna, konuştuğuna çok dikkat eder. Geçen yıl Cumhurbaşkanı’nın davetine katıldım. Tayyip Erdoğan benden önce onun elini sıkıp, “Nasılsın kızım, Türkçeyi öğrendin mi” diye sordu. Koskoca Cumhurbaşkanı o masada onu selamlıyorsa, demek ki onun duruşu çok başka.

- Referandumda oyunuz ne olacak? Geçen akşam Başbakan’ın davetlisi olarak yemekteydiniz. Bu bir işaret mi?

Cumhurbaşkanının, başbakanın yemeğine gitmek taraf olmak değildir. Bu derbi seyretmek gibi bir şey. Reisicumhur seni bir yere davet ediyorsa, gidersin. Oyum konusunda bir karar vermedim. Artılarına eksilerine bakıyorum. Bu davetlere katılıyor olmam belli bir kesimi kırıyorsa, umurumda değil.

"Dünyanın patronu benim sanıyordum"

- En zor zamanlarınız ünlendiğiniz ilk yıllar mıydı?

Tabii, ilk 10 yıl dünyanın patronu benim sanıyordum. 35’ten sonra olgunlaştım. Sibel Can’a verdiğim ‘Kimse şah değil, padişah değil’ şarkısı aslında kendimeydi. “Kimsin lan sen, birbirimizinden farkımız yok”u anladığım zamandı.

- Şimdi?

Son sürat giden o çocuktan, 60 km hızla giden ve kurallara uyan insana dönüştüm.

- Göbekte zeytin yemekten, ‘Japon gibi görünmek’ ya da ‘erkek mi kadın mı’ diye düşünülmekten pişman mısınız?

Umurumda değil, gülüyorum sadece. Millet gülmüşmüş, kadın-erkek sesli mi demiş, hiç umurumda değil.

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)