• BIST 108.615
  • Altın 145,221
  • Dolar 3,4955
  • Euro 4,1321
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 20 °C
  • Adana 22 °C
  • Antalya 23 °C

Şiir Nedir Şair kimdir?

Şiir Nedir Şair kimdir?
Berrin Taş'ın “Şiir Nedir Şair Kimdir” kitabı, şiir ve genelde sanat üzerine düşünmek isteyenlerin el altında tutacağı bir başvuru yapıtıdır.

Hasan Akarsu

Berrin Taş, ozan, deneme yazarı olarak üretkenliğini sürdürüyor. Onlarca yapıtına bir yenisini daha ekledi: ”Şiir Nedir Şair Kimdir”. Yapıtta, önsözle birlikte on sekiz deneme yazısı yer alıyor. Yazar, önsözde, birinci bölümdeki yazıların 1993-1995 yılları arasında İnsancıl’da yayımlandığını, bildiri olarak birincisinde “Yabancılaşan Şairin Lirizmi”ni, ikincisinde “Şiire Verdiğim Görev” başlığıyla şiirdeki sorununu, üçüncüsünde “İnsanın Niteliksel Değişiminde Şiirin Etkisi”ni irdeledeğini, “Güzel Nedir” yazısında, güzele bakışı sınıfsal bir temele oturtmaya çalıştığını, Şiir Seminerleri’nde de şiirle ilgili birçok sorunu açıkladığını belirtiyor. İkinci bölümdeki beş yazıda şiirle ilgili birçok sorunu tartışıyor. Bu yazıların şiirle ilgilenenler için ufuk açıcı nitelikte olduğunu belirtmeliyiz.

Berrin Taş, yabancılaşan ozanın duygusallığını irdelerken, onun sorgulama özelliğini yitirdiğini vurgular: ”…Yabancılaşmayı yaşayan insana sorgulama izni verilmeden birtakım değerlerin öğretildiği, bu değerlere bağlılığın erdem olduğu…” (s.13) benimsetilir. Yazar, ozanların şiirlerinden örnekler vererek insanı nasıl yabancılaştırdıklarını gösterir. Sözgelimi; Necip Fazıl’ın “Kaldırımlar” şiirinin “geleceğe yabancılaşmış, gelecekten korkan” bir ozanın şiiri olduğunu belirtir. Şiirde biçim ve içerik konusunda, Brecht’in “Biçim içeriğin bir düzenlemesidir” sözünü ilke edinir. Ozan, şiirin hangi sınıfa hizmet edeceğini açık bir biçimde belirlemeli, insan için yazmalıdır. Orhan Murat Arıburnu, Rıfat Ilgaz, Kemal Özer, Endre Ady, Afşar Timuçin, Cemile Çakır, Sennur Sezer’in şiirleri olumlu örneklerdir. Şiirin yabancılaşmayı kırma savaşımında etkili olması gerektiği kolayca anlaşılır böylece.

Ozan, “Şiirime Verdiğim Görev” yazasında, insan-sanat ilişkisini, “Güzel”in anlamını, ozan-şiir ilişkisini irdelerken “İnsana yolculuk” yapmaktadır. İnsanın doğayı dönüştürürken kendini de dönüştürdüğünü, sanatın güzellik yaratma için yapıldığını, paranın insanın önüne geçtiğinde insanın tükendiğini, “şairin yüzünü insana dönmesi” gerektiğini vurgular: ”…Şair bugün anlamsızlığın, insan ilişkilerindeki çarpıklığın metalaşan yanını, insanı metalaştıran psikolojiyi insana göstermek zorundadır. Bunu gösteremeyecekse şiir yazmasına gerek yoktur…” (s.36). Berrin Taş, “İnsanın niteliksel değişiminde şiirin etkisi”ni irdelerken, insanın değişmesinin önemini, “niteliksel iç devrimini” ve bireyselleşmesini anlatır. Bu yolda, 1940 toplumcu ozanların savaşımını örnek verir. “Şiirin bir insan araştırması, insan arayışı olması” gerektiğini vurgular ve sistemin istediği şiirden “Eskiye özlem, aşk, dostluk, hüzün, acı, yalnızlık” öteye gidilmesini, “Sistem dışı yeni duyarlılıkları var edecek bir bakış açısıyla yeni bir dille” şiir yazılması gerektiğini belirtir. Ozan, kendi yazdığı iki şiirin öyküsünü anlatarak, şiir yazarken ne gibi güçlüklerle karşılaşıldığını, dizelerle, sözcüklerle oynayıp nasıl güzel olanı aradığını ortaya serer ki şiir yazanlara, şiire yeni başlayanlara iyi bir örnek sunmuş olur. Böylece, şiirin ozanın yaşamında olduğu, yaşamından süzüldüğü kolayca anlaşılır. Şiirin bir iç çalışma olduğu, sanatın yaşamı yorumladığı bilinirken, ozanın yeni bireşimlere varması gerektiği önemlidir. Berrin Taş, yine bir şiirinde birinci tekil kişi anlatımından, üçüncü tekil kişili anlatıma geçerek, sonra da “O” yerine “Düş kız” diyerek, şiirinin nasıl düşünceyi, duyguyu genişlettiğini gözler önüne serer. Şiirde “Güzel”i irdeleyen Berrin Taş’ın “Yaşamını şiire adamış bir ozan” olduğunu belirtmeliyiz. Anlamsızlığı şiirleştiren ozanları eleştirirken, yeni şiirin yolunu açmaya çalışırken, anlamsızlığın şiir görüntüsünde nasıl ortaya çıktığını örneklerle gösterir. Sanatın işlevini, önemli eleştirmenlerin görüşlerinden yararlanarak açıklar. “Şiirde Gerçekçilik” üzerine bilgi verirken, Homeros’tan bir-iki yüzyıl sonra yaşayan ozan Hesiodos’ı anımsatır. Onun o zaman bile haksızlığa, yalana, rüşvete nasıl karşı çıktığını belirtir. Ozan, şiirin bir estetik yaşam ve bütünlük olduğunu, özgürlük istediğini vurgular, felsefeyle ilişkisini anlatır. “Şiir nedir, şair kimdir” sorusunu yanıtlarken söyledikleri de anlamlıdır: ”…Şiir şudur, derelerden süzülüp çağlayanlardan yuvarlanır, yolu üstünde ne varsa onu içine alır, sonunda gitmek istediği yere ulaşır…insana. Şiir güçtür, insanın eyleminin yetmediği, şairin tek başına dünyayı değiştiremeyeceğini anladığı yerde, şiir eylemi yüklenir, konuşur insan adına. Şarkılardan söz eder, düşlerden, gelecek günlerden…” (s.123).  

         Berrin Taş, denemelerinde, şiirin ne olup olmadığını, ozanların nasıl bir tutum içinde olmaları gerektiğini açıkça ortaya koyar. “Şiir Nedir Şair Kimdir” kitabı, şiir ve genelde sanat üzerine düşünmek isteyenlerin el altında tutacağı bir başvuru yapıtıdır.

0000000697949-1.jpg

(*) Şiir Nedir Şair Kimdir-Berrin Taş, Deneme, İnsancıl Yayınları, 1. Basım, Haziran 2016, 180 s. 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)