• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 16 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 15 °C

Şimdi mi hatırladınız Ensar Vakfı’nı?

Şimdi mi hatırladınız Ensar Vakfı’nı?
Çağlar Ezikoğlu, taciz ve tecavüz skandalları ile gündeme gelen Ensar Vakfı'nın adım adım nasıl kollanarak büyütüldüğünü yazdı.

Kamuoyunun günlerdir tartıştığı Ensar Vakfı meselesi, ülke siyasetinin muhalefetini oluşturan belli bir kesimin ikiyüzlülüğünü hatırlattı yine bizlere. Basın kuruluşlarına yansıyan haberlere göre; Karaman'da bir öğretmenin tarikat evlerinde en az 45 erkek öğrenciye tecavüz ettiği belirlendi. Ensar Vakfı ve Karaman Anadolu İmam Hatip ve İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği'ne (KAİMDER) yakın kişilerin kiraladığı evlerde kaldıkları öne sürülen 9 ve 10 yaşlarında bulunan öğrencilere tecavüz eden öğretmen ise tutuklandı.

Toplumda büyük infiale yol açan bu haberden sonra, özellikle muhalefetin okları birdenbire Ensar Vakfı’na ve bu vakıfla yakın ilişkiler içerisinde bulunan AKP iktidarına yöneldi. Elbette böyle bir tepkinin yerindeliğini tartışmak bile bir abes, özellikle Ensar Vakfı’nı canhıraş bir biçimde korumaya çalışan AKP’li isimleri gördükçe.

Lakin vahim olan durum, sanki Ensar Vakfı’nın veya benzeri tarikat/cemaat evlerindeki taciz/tecavüz vakalarının birdenbire ortaya çıkmış gibi davranılmasıdır. Öncelikle Ensar Vakfı nedir, nasıl kurulmuş ve büyümüştür buna sağlıklı bir biçimde bakmakta fayda görüyorum, zira Türkiye’de başta akademi olmak üzere birçok alanda tarikat/cemaatlere yönelik araştırmalar oldukça kısıtlı. Zaten Ensar Vakfı’nın serüvenini inceleyecek olanlar, mevzunun cemaatler arasındaki güç çatışması ile bu denli bir noktaya geleceğini de rahatlıkla görecektir.

Paralel’in Tahtı Muhallebicilere

Daha önce de bahsettiğimiz gibi, bu ülkede akademik düzlemde çalışılması gereken ama kıyısından köşesinden geçilmeyen mesele 'tarikatler ve cemaatler'dir. Şu olayı kısaca özetleyelim, Ensar Vakfı dediğiniz şey, son 2 yılda kurulan bir tarikat değil. Cumhuriyet döneminde tekke ve zaviyeler kapatıldıktan sonra gizli şekilde faaliyetlerine devam eden birçok irili ufaklı cemaatten birisi olan Erenköy Cemaati'nin vakıflarından birisi. Cemaat genel olarak daha orta- orta üst sınıflara hitap eden ve maddi durumu nispeten iyi esnaf ve iş adamlarına yöneliyor bir süre sonra. Ve daha sonra o işadamlarından birisi olan muhallebici Topbaş sülalesi Erenköy Cemaati'ni tamamen kontrolü altına alıyor. Evet,o sülalenin önemli isimlerinden birisi de şu anki İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş.

AKP iktidarının 2.dönemi olan 2007’den sonra Erenköy Cemaati ve benzeri diğer küçük cemaatlerin yavaş yavaş palazlanmaya başladığı dönemde, bütün bu cemaatlerin üstünde ‘büyük abi’ konumunda Fethullah Gülen Cemaati’nin yer aldığı bir zaman diliminden bahsediyoruz. Tabi Gülen Cemaati ile AKP arasında muazzam bir ittifak ve ortaklığın olduğunu da unutmamamız gerekiyor bu dönemde. İşte böyle bir ortamda, Gülen Cemaati’nin himayesi altında Erenköy Cemaati’de yavaştan yavaştan büyümeye başlıyor, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin arsa ve arazi meselelerinde sağladığı kolaylıklardan yararlanarak güçlenmeye başlamıştı. İşte Erenköy Cemaati’nin vakıflarından Ensar Vakfı’nın da isminin kamuoyunda zikredilmeye başlandığını görüyoruz. Peki nasıl zikrediliyor? 

2008 yılında Ensar Vakfı Çorum Şube Başkanı Zekai İşler hakkında 15 ve 16 yaşlarındaki iki çocuğu taciz etme suçlamasıyla dava açıldı.  2005 ve 2007'de dini eğitim için gittikleri Ensar Vakfı'nda cinsel istismara uğradıklarını öne süren iki çocuğun savcılığa başvurmalarının ardından İşler tutuklandı ve hakkında "Basit cinsel istismar" suçundan 28 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Peki bu olay şimdi olduğu gibi toplumda infiale yol açtı mı?

Elbette hayır, zira şimdinin en büyük muhalifleri rolünü oynayan Gülen Cemaati ve ‘Yetmez Ama Evet’çi liberallerin AKP’ye koşulsuz desteğinin olduğu zamanlarda böyle bir olay elbette sessizlikle karşılanacaktı.

Cemaat/tarikat evlerindeki bu taciz/tecavüz vakalarını eleştirenlerin ‘ulusalcı-laik Kemalist vesayet’ diyerek aşağılandığı yıllardı. Tabi bu süreçte, dönemin İslamcı yayın organları hep birlikte bu tacizciyi savunmak üzere seferber oldu. Yaptıkları yayınlarda 16 yaşındaki mağdurun aslında 21 yaşında olduğunu, Adanalı bir polisten hamile olduğu için Zekai İşler'e iftira attığını iddia ettiler. Bunlardan bir tanesi, paralel yayın organlarından Samanyolu Haber; Çorum’daki bu vakanın bir ‘iftira’ olduğunu hiç utanmadan haberleştirecekti. Gülen Cemaati’nin yayın organları, bugün ise birden bire Ensar Vakfı’nın nasıl zararlı bir kurum olduğunu hatırlayacaktı.

Tabi bu süreçte toplumdaki infiali destekleyen liberallerden benzer bir infiali 2008 yılında göremeyecektik. İslamcılar tarafından gerçekleştirilen bu baskılar ve manipülasyonlar neticesinde, bahse konu tecavüze uğramış çocukların ellerindeki Adli Tıp raporları bir işe yaramamış ve Zekai İşler mahkemenin suçun niteliğini nitelikli istismardan basit istismara çevirmesiyle içeride yattığı süre sayılarak tahliye edilmişti. Şimdi gelelim asıl soruya, peki ne oldu da benzer bir vaka 2016 yılında yaşandığında böylesine bir infial yaşandı, Ensar Vakfı bu noktaya geldi veya getirildi?

Ellere var da Ensar’a Yok mu?

Ensar Vakfı’nın bu denli güçlü hale gelmesi AKP ile Gülen Cemaati arasındaki ortaklığın bitişi ile başladığı aşikardı. Gülen Cemaati ile başlayan kavga sürecine AKP iktidarının diğer cemaatleri kontrol altında tutma veya desteklerini kazanma gayretinin izdüşümlerinden birisiydi Ensar Vakfı’nın yükselişi. Bu süreçte hem Erenköy Cemaati hem de Ensar Vakfı’nın yek vücud olarak AKP’nin yanında yer alması ve hatta bu cemaatin AKP iktidarından ‘her yeri Gülen Cemaati’ne verdiniz, artık sıra bizde’ şeklindeki isteklerinin cevap bulmasıyla Ensar Vakfı’nın toplumun her alanında birden bire gücünün ve görünürlülüğünün artmasına şahit olduk. Tabi bu çıkar çatışması, Gülen Cemaati’nin de, Ensar Vakfı’na karşı daha eleştirel bir dil kullanmasına yol açacaktı. 

Bu kavgada AKP iktidarının yanında gücüne güç katan Ensar Vakfı’nın yurtları veya evlerindeki taciz/tecavüz vakaları yıllardır süre giden bir durum olmakla birlikte, bu skandalların üstü kapatılmıştı AKP iktidarı ve onun ortağı cemaatler tarafından. Yani, 2016 yılına geldiğimizde AKP-Gülen Cemaati arasındaki işbirliği devam etse, Gülen Cemaati’nin kayyum atanmamış yayın organları Karaman’daki olayları ‘iftira’ olarak yazacak, Yetmez Ama Evet’çi liberallerin ise ilgisi böyle olaylar yerine şimdilerde hazırlanan anayasa çalışmalarına yoğunlaşacaktı. 

Şimdilerde sosyal medyada, Karaman’da yaşanan taciz üzerinden ‘AKP iktidarına’ çakan Cemaat’çilere ve liberallere bir çift sözüm var; 2008’de Çorum’da yaşanan vakada neredeydiniz? Ensar Vakfı’nın rezillikleri bugün mü aklınıza geldi? AKP iktidarı ile aranızdaki çatışma gerçekleşmeseydi, bu vakayı aynı derecede infialle karşılayacak mıydınız? Birçok basın yayın organı ile platformda bahsettiğim isimlerden bazıları elbette yazıyordur, cevaplarlarsa büyük memnuniyet duyarım, zira bu soruların cevabını samimiyetle bekleyen insanlar oldukça çok.

Çağlar Ezikoğlu
Aberystwyth Üniversitesi
Uluslararası Siyaset Departmanı
Araştırma Görevlisi ve Doktora Adayı

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
    • Neden Atatürkçü Oldular?14 Kasım 2017 Salı 21:18
    • Tarih Erdoğan'ı hep yalanlıyor!14 Kasım 2017 Salı 15:12
    • Erdoğan ve Atatürkçülük12 Kasım 2017 Pazar 16:47
    • Ahmet Bey’in Atatürk Düşmanı Öğrencileri11 Kasım 2017 Cumartesi 16:31
    • Utanmazlık!10 Kasım 2017 Cuma 18:20
    • Atatürk’e Hakaret Eden Fethullahçıları Korumayı Bırakın!09 Kasım 2017 Perşembe 19:59
    • Haddini Bil Fethullahçı Şaklaban Engin Ardıç Efendi!08 Kasım 2017 Çarşamba 13:51
    • Nazlıgül Üsteğmen kendini neden vurdu?06 Kasım 2017 Pazartesi 18:21
    • İyi Parti’nin İşlevi: Tarihi Tekerrür Ettirmek03 Kasım 2017 Cuma 17:19
    • İyi Parti alternatif mi?31 Ekim 2017 Salı 12:55
    • 123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)