• BIST 108.953
  • Altın 144,213
  • Dolar 3,4810
  • Euro 4,1086
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 28 °C
  • Adana 31 °C
  • Antalya 31 °C

'Sivil diktaya ve başkanlığa hayır'

'Sivil diktaya ve başkanlığa hayır'
CHP’de Devrimci Demokratlar, AKP ve MHP'nin başkanlık konusundaki yakınlaşmasına karşı CHP'nin atması gereken adımlar konusunda çağrıda bulundu.

CHP’de Devrimci Demokratlar, bir bildiri yayınlayarak AKP ve Saray'ın başkanlık dayatmasına karşı CHP yönetimine önerdikleri çözüm önerilerini paylaştılar.

Grup adına yapılan açıklama şöyle:

EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK VE BARIŞ İÇİN SİVİL DİKTAYA VE BAŞKANLIĞA HAYIR!

Siyasal İslamcı ideoloji temelinde yeni bir rejim inşa ediliyor.

15 Temmuz darbe girişimini fırsata çeviren Recep Tayyip Erdoğan ülkeyi OHAL üzerinden KHK’larla tek başına yönetiyor. Parlamento fiili olarak tasfiye edilmiş durumda. İçeride ve dışarıda izlenen politikalar sonucunda ülkemiz hızla bir felakete doğru sürükleniyor.

Bölgede; mezhepçiliği, kutuplaşmayı, şiddeti tırmandıran, ülkeyi ve bölgeyi kan gölüne çeviren zihniyet, yeni Osmanlıcılık hayalleri için savaşı dayatıyor.

Ülke içi politikaların düzenlenmesine yönelik tüm adımlar, Erdoğan'ın tek adamlık düzeniyle uyumlu bir şekilde atılıyor. Tarih boyunca bir arada durmuş milliyetçi muhafazakar ittifak her gün yeni bir işbirliği ile kendisini güçlendirmeye devam ediyor. Uzunca bin zamandır AKP'nin koltuk değneği görevini üstlenmiş olan MHP, Devlet Bahçeli'nin açtığı yoldan referanduma hazırlanıyor. Referandum üzerinden “fiili duruma” yasal kılıf hazırlanmaya çalışılıyor.

Bizler demokrasiye inanan insanlar olarak; demokrasinin olmadığı, eşit söz, propaganda ve örgütlenme hakkının olmadığı koşullarda demokratik bir referandumun da, seçimin de olamayacağını yüksek sesle söylemek zorundayız.
Bölgemizde sorunların çözümünün başkanlıktan değil, parlamenter demokrasinin uygulanmasından, laiklikten ve barıştan geçtiğini ısrarla ama ısrarla söylemek zorundayız.

AKP ve Bahçeli'nin MHP'sinin yan yana gelerek yeni bir “Milliyetçi Cephe” oluşturma hazırlıkları ortadayken, sadece “başkanlığın yanlışlığını” anlatmaya çalışarak sonuç almak da, yeni bir çekim merkezi olmak da mümkün değildir! Bir başka deyimle, partimiz CHP bugüne kadar ülkemizi uçuruma yuvarlayan anlayışı artık mutlaka durdurmalıdır. Bundan sonrada kaybedilecek zaman yoktur. Ülke neredeyse 100 Yıllık bir süreçten sonra ilk kez bu kadar tehlikeli bir oyunla karşı karşıyadır. AKP bize kurbağa deneyini uyguluyor. Yavaş yavaş hepimizi pişirerek yok etmeyi hedefliyor. Tarihi bir sorumlulukla karşı karşıyayız. “Tamam mı devam mı” deme noktasındayız.

Bu koşullarda partimiz CHP’nin yapması gerekenler bellidir:
CHP gündelik politikalarla, sınanmış kadrolarla böylesi zorlu bir süreci başarıya ulaştıramaz. O nedenle öncelikle kendi eksikliklerini ele alarak en kısa zamanda söyleminden, politikalarına, kadrolarından tüzüğüne kadar her şeyi yeniden yapılandırmalıdır.

CHP, demokratından, sosyalistine, liberalinden, yurtseverlere kadar herkesi içine katan bir “Demokrasi Cephesi"nin öncüsü olmalıdır.

Tüm demokrasi güçleriyle “askeri diktaya da, sivil diktaya da hayır” demeyi örgütlemelidir!

Parlamentoda da, sandıkta da “Başkanlığa Hayır” demelidir. Kendi alternatifimizi, “Başka Bir Türkiye” hikayesini anlatmalıdır!

Nerede bir hak ihlali varsa orada tüm demokrasi güçleriyle birlikte karşı koymalı, direnmeli, savaşa karşı çıkmalı ve her koşulda barışı savunmalıdır!

Sandıksa sandık, referandumsa referandum diyerek; "meydan okuyana meydan okumalıdır"!

Bunu başarabiliriz. CHP'nin; Aydınlanmacı, Cumhuriyetçi, Devrimci geleneğinde, genlerinde bu gücün olduğuna inanıyoruz!

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)