• BIST 73.391
  • Altın 133,104
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • İstanbul 2 °C
  • Ankara -7 °C
  • İzmir 9 °C
  • Adana 10 °C
  • Antalya 11 °C

Şu mektepler olmasaydı

Doğan YURDAKUL

Bir ayı aşkın süredir “proje okul” adı verilen garabeti konuşuyoruz. İşin özü Milli Eğitim Bakanlığının bir buçuk ay önce sessiz sedasız çıkardığı bir yönetmelikte yatıyor.  Bu yönetmelik yürürlüğe konup, ülkenin en köklü ve yabancı dilde eğitim yapan okulları “proje okul” kapsamına alınınca işin rengi ortaya çıktı.

Baskıcı ve mezhepçi AKP iktidarı; çağdaş eğitiminden, öğrencilerinin yurtiçi ve yurtdışı yüksek başarılarından, öğretmenlerinin ve velilerinin dünya görüşünden nefret ettiği bazı okulları “imam-hatip”leştirmeye girişti. “Proje okul” kapsamına alınan  Kabataş Lisesine müdür yardımcısı yapılan Şakir Voyvot adlı kişi zaten bunu açıkça itiraf ediyor: “Bütün okulları İmam Hatip yapma zamanı geldi...Şimdi elhamdülillah dağı taşı dolduracağız” (Orhan Bursalı, Cumhuriyet, 17 Ekim 2016). 

Kabataş Lisesi... Kadıköy Anadolu Lisesi... Vefa Lisesi... İstanbul Erkek Lisesi... Nişantaşı Anadolu Lisesi, Galatasaray... peşpeşe “proje okul” kapsamına alınınca bu okulların öğrencileri ve velileri de haklı olarak isyan bayrağını çekti. 

YÖNETMELİĞİ OKU, AMACI ANLA 
Resmi Gazetenin 1 Eylül 2016 tarihli sayısında yayınlanan yönetmeliğe göre proje okulların amacı şuymuş: “yurt içinde ve yurt dışında yerli veya yabancı kurum ve kuruluşlarla veya başka ülkelerle işbirliği anlaşmaları çerçevesinde kurulan ve ulusal veya uluslararası proje yürüten okul ve kurumlar ile belirli eğitim reformu ve programları uygulayan okulların proje okulu olarak belirlenmesi  ve Bakan tarafından onaylanması, bu okul ve kurumlara yapılacak öğretmen atamaları, yönetici görevlendirmeleri ile bu kapsamda tanımlanan proje okullarının bünyesindeki ortaokullara öğrenci seçilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” (Yönetmelik, madde.1)  

Tercümesi: İktidara geldiğimiz 14 yıldan beri bizi rahatsız eden bazı okulların öğretmenleri ve yöneticileri bundan kelli Bakan tarafından belirlenecek, öğrencileri de tarafımızdan seçilecektir, nokta! 

YETKİLİ KİM?
Peki, bu okulların hangileri olduğunu kim belirleyecek? 

“Proje okulu belirleme komisyonu;Müsteşar ya da Müsteşarın uygun göreceği bir müsteşar yardımcısının başkanlığında, İnsan Kaynakları Genel Müdürü, okul/kurumun bağlı bulunduğu ilgili genel müdür, okul/kurumun bağlı bulunduğu ilin millî eğitim müdürü ve projenin niteliğine göre davet edilecek uzmandan oluşur.” (Yönetmelik, madde.2) 

Tercümesi: Hangi okulların “proje okul” olduğunu sen, ben, bizim oğlan belirleyecektir, nokta! 

ÖĞRENCİLERİ KİM SEÇECEK? 
Peki bu okulların öğrencileri nereden gelecek, nasıl zuhur edecek, gökten zembille mi inecek? 
“Gerekli görülmesi hâlinde bünyesinde ortaokul bulunan proje okullarına öğrenci alımı,  okul yönetimince yapılacak yazılı veya yazılı ve sözlü sınav sonucuna göre belirlenebilir.” (Yönetmelik madde. 7) 

Tercümesi: İstediğimiz öğrenciyi biz bu okullara kafamıza göre seçeceğiz, nokta! 

SÜRESİ NE KADAR OLACAK? 
Peki, bu okullardaki öğrenciler öğrenimlerine ne kadar devam edebilecekler? 
 
“Proje okullarının, her dört yılda bir, proje okulu olma niteliklerini taşıyıp taşımadıkları proje okulu belirleme komisyonu tarafından değerlendirilir.”(Yönetmelik madde. 16).  

Tercümesi: Hele bir dört yıl geçsin, bu okulları istersek devam ettiririz, istemezsek kapatırız, nokta!  

DAYANAĞI NE? 
Peki bu yönetmelik neye dayanılarak çıkarılıyor? 

“Bu Yönetmelik, 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 37 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.” (Madde.3)

Tercümesi: Minareyi çaldım, kılıfına uydurmak istiyordum, beş yıl önceki bir KHK buldum, ona uydurdum, nokta! 

15 TEMMUZ BAHANESİ
22 Maddelik yönetmeliğin öğretmenler ve yöneticiler, yabancı uyruklu öğretmenler vs. konularındaki ayrıntılarına girmeyeceğim, dileyenler internetten bulabilirler. 

Hukuk bilimi, pozitif bir bilim dalı değildir, egemenlerin isteğine göre eğilip bükülebilir. Ama hukukun eğilip bükülmesini önlemek de hukukla mümkündür. Böylesine bir çırpıda hazırlanmış, yasal dayanaktan yoksun, anayasaya ve idare hukukuna aykırı, parlamentodan kaçırılarak çıkarılmış bir yönetmeliğin iptali yine hukukla sağlanabilir. Ülkenin en köklü eğitim kurumlarının, bir anda, böylesine gülünç bir yönetmelikle yozlaştırılmaya çalışılması, binlerce insanın haksızlığa uğratılması o kadar kolay olmasa gerektir.

AKP iktidarı, 14 yıldır yapamadıklarını, şimdi 15 Temmuz darbe girişimini bahane ederek yapmaya çalışıyor. O zamandan beri hiç içine sindiremediği okulları, fırsat bu fırsat kendine benzetmek istiyor. 

İkinci Meşrutiyet döneminde Maarif Nazırı (Milli Eğitim Bakanı) olan Emrullah Efendi, şakayla karışık olarak “Şu mektepler olmasaydı maarifi ne güzel idare ederdim” demiş. Aradan bir asır geçmiş, şimdikiler o şakayı ciddi ciddi hayata geçirmeye girişiyorlar. 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.