• BIST 109.062
  • Altın 144,715
  • Dolar 3,4964
  • Euro 4,1185
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 27 °C
  • Adana 33 °C
  • Antalya 34 °C

Suriyeliler düşman değil, suçlu AKP

Suriyeliler düşman değil, suçlu AKP
"Mülteciler bu noktada düşman bellenerek, esas suçlu görmezden geliniyor. Irkçı hezeyanlarla, Suriyelilere yönelik geliştirilen düşmanca söylemler, hükümetin ekmeğine yağ sürmekten başka bir işe yaramaz..."

İbrahim Utku Nar

Bugün ülkemizde var olan 3 milyon Suriyeli, AKP'nin iflas eden Ortadoğu politikalarının bir sonucudur. İktidarın Neo-Osmanlıcık hayali, Suriye'de, Mısır'da, Irak'ta, İsrail'de bataklığa saplanmıştır. Batı'nın kendisine biçtiği misyonun dışına çıkarak, kendince emperyal bir vizyon yaratmaya çalışan ve bu doğrultuda hesapsız kitapsız politikalar üreten AKP iktidarı, yarattığı canavarla boğuşuyor şu an.

Sözde "muhalif" özde lümpen, şoven bir gazete olan Sözcü'nün 7 Temmuz'da attığı aşağıdaki manşetin bize öğrettiği bazı şeyler var:

h-050.jpg

Düne kadar "kardeşi" olan Esad rejimini devirmek adına, cihatçı terör örgütlerine yaptığı silah ve lojistik yardımlar, bumerang olarak kendisine döndü. Katar, Suudi Arabistan ile el birliği ile Suriye'nin demografik yapısını bozdular. Milyonlarca insanın yerinden yurdundan edilmesine neden oldular. Avrupa ülkeleri, başına bela olacak bu mülteci akını konusunda Türkiye ile masaya oturarak, göçleri engellemeye çalışıyor.

Gelelim Suriyeli mültecilerin Türkiye'deki konumuna..

 İktidar tarafından uygulanan neo-liberal ekonomi politikalarının sonucu olarak, ülkemizde gelir adaletsizliği zirve yapmış durumda. Taşeron cenneti haline gelen Türkiye'de, esnek ve güvencesiz istihdam biçimi, bütün sektörlerde hakim hale gelmiştir. Modern kölelik biçimi olan özel istihdam büroları ile, çalışma hayatı bütünüyle güvenceden yoksun hale getirilmeye çalışılıyor. Resmi işsizlik oranı, çift haneli rakamlara ulaşmış vaziyette. Gayrı resmi veriler, işsizlik oranının TUİK tarafından açıklanan oranın çok daha üstünde olduğunu gösteriyor.

Eğitim, sağlık gibi insani temel ihtiyaçlara dayanan sektörlerin ticarileştirildiği, gericileştirildiği; sosyal politikalar yerine sadaka ekonomisinin yerleştirildiği, iç ve dış politikada yapılan hatalardan dolayı terör eylemlerinin açık bir hedefi haline gelen Türkiye'de, Suriyeli mültecilere karşı insanların kaygısı ve korkusu anlaşılır bir durumdur. Kendi gençliğine bile gelecek güvencesi veremeyen, gelir eşitsizliğinin gün geçtikçe arttığı bir ülkede, 3 milyon Suriyeli topluma sağlıklı bir şekilde nasıl entegre edilecek? Bu insanlar vatandaşlığa hangi şartlar dahilinde geçirilecek? Suriyelilere vatandaşlık verilmesinin yaratacağı olası sosyal patlamalara karşı, hükümetin yol haritası nedir? Bu sorular daha da çoğaltılabilir. Mevcut durum AKP'nin hesapsız kitapsız uyguladığı politikaların bir sonucudur.

Mülteciler bu noktada düşman bellenerek, esas suçlu görmezden geliniyor. Irkçı hezeyanlarla, Suriyelilere yönelik geliştirilen düşmanca söylemler, hükümetin ekmeğine yağ sürmekten başka bir işe yaramaz. Maraş, Gaziantep gibi yerlerde Suriyeliler ile yerel halk arasında birçok kez kavga çıktı. Suriyelilerin yoğun olarak yaşadığı şehirlerde, huzursuzluk had safhada. Bu milyonlarca kişiye iş ve yaşam güvencesi verilmediği, entegrasyon politikaları uygulanmadığı için, çoğunluğu dil bilmeyen, elinde düzgün bir mesleği, maddi birikimi olmayan bu kitle, ucuz işgücü olarak kullanılmakta, sokaklarda dilencilik yapmak zorunda kalmakta, adli olaylara karışmaktadır. Bu yüzden insanlar mültecilere karşı yoğun tepki göstermektedir. Ancak ne hikmetse Suriyelilerin yoğun olarak yaşadığı şehirlerde, AKP'nin yüzde 60'dan az oyu yok. İnsanlar sorumluluğu hükümete yüklemiyorlar, yabancı düşmanlığı üzerinden Suriyelilere saldırıyorlar. Bu ırkçılığın temel bir göstergesidir; suçu ve suçluyu sistemde değil, dışarıdan gelerek huzurumuzu kaçıran, sosyo-ekonomik yapıyı bozarak bizim 5 liraya yaptığımız işi 3 liraya yapan ve bizi işsiz bırakan yabancılarda ara...

Avrupa'da aşırı sağ bu şekilde yabancı düşmanlığı üzerinden yükseldi. Solun, sınıf siyasetinin güçlü olmadığı yerlerde, alt ve orta gelir grubuna ait insanlar, aşırı sağın popülist politikalarına sarılıyorlar. Irkçılığın ve göçmen karşıtlığının ve bu karşıtlığı mobilize eden sağ partilerin, toplumda var olan huzursuzluğu ortadan kaldırmadığı gibi daha büyük sosyal patlamalara yol açtığı su götürmez bir gerçekliktir. Bu noktada yapılması gereken; ırkçı söylemlerle Suriyelilere saldırmak değil, ipsiz sapsız hayallerle Ortadoğu'yu cehennem yerine çeviren hükümetin, iflas etmiş politikalarını her yerde teşhir etmektir.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)