• BIST 110.179
  • Altın 155,916
  • Dolar 3,8576
  • Euro 4,5431
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 9 °C
  • Adana 14 °C
  • Antalya 17 °C

TEOG bahane oyun şahane! (1)

TEOG bahane oyun şahane! (1)
Geçmişte sorular çalınarak, meşru olmayan yollarla cihatçı gençler üniversitelere yerleştirilerek iktidarın kadroları yetiştiriliyordu, şimdiler de ise bu işi daha kolay ve risksiz yapmak istiyorlar...

Cemal Çağlı

Önce şunun altını çizelim: Bu ülkede başta AKP olmak üzere hiçbir siyasi iktidar sınavları kaldıramaz;tam tersine adını, biçimini, içeriğini değiştirerek sınavların sayısını artırır. Eğitim alana çok büyük rant alanlarından biridir. Rant ise bu sistemin diğer adıdır.

Eğer bir gün bu ülkede sınavlar kaldırılırsa, biliniz ki ülkeyi artık sosyalistler yönetiyor demektir!

Sonda söyleyeceğimizi başta söyledikten sonra şimdi asıl meseleye dönelim ve yıllarca sahneye konulan büyük oyunun, TEOG bahane edilerek nasıl sürdürüldüğü üzerinde duralım.

Bu ülkenin temel sorunu TEOG mu?

Bilimselliği reddeden, merkezine insanın özgürlüğünü değil dini dogmaları koyan, düşünmeyi değil itaat etmeyi öğreten; içerik olarak ırkçı, şeriatçı, cihatçı bir dünya görüşünü topluma dayatan eğitim sistemini tartışmak dururken TEOG'u tartışmak/tartıştırmak, dinci , piyasacı eğitim sisteminin gerçek yüzünü gizlemeye hizmet etmektir.

TEOG neden değil sonuçtur.

17 Eylül pazar günü Kartal Meydanında Alevi örgütleri ile Eğitim Sen'in öncülüğünde gerçekleşen ve on binlerce insanın katıldığı gerici eğitime karşı gerçekleşen mitingin hemen arkasından partili cumhurbaşkanı tarafından "TEOG kalkmalı" komutunun verilmesi olayın sınıfsal arka planının gizlenmesine yönelik bir algı operasyonu olduğunun altını çizmek gerektiğini düşünüyorum. Niçin yapılır algı operasyonu?  Suni gündemler yaratarak asıl tartışılması gerekenin tartışılmamasını sağlamak. Doğrusunu söylemek gerekirse, amaca uygun bu algı operasyonu başarılı da olmuştur. Öyle ki demokratik  güçlerinin çoğu müfredatın içeriğini tartışmayı bir tarafa bırakıp TEOG'un kaldırılmasının doğruluğu ya da yanlışlığını ana gündem kabul ederek, tartışmanın sanal zemine kaymasına neden olmuşlardır.

TEOG'un kaldırılmasının, cumhurbaşkanının emri üzerine kaldırılmış olmasıyla:

1) Nedenler değil sonuçlar tartışmaya açılarak hayata geçirilmek istenen dinci, gerici, cinsiyetçi, ırkçı eğitim sisteminin karanlık yüzü maskelenmiştir.

2) Eğitimin üretim biçimiyle, üretim ilişkileriyle olan bağını kopararak yani sermaye sınıfının isteklerinin bir sonucu olduğunu gizleyerek, olayın kişiselleşmesini sağlamıştır. Sanki, ülkenin cumhurbaşkanı bunu istediği için TEOG'un kaldırıldığı imajı başarıyla yaratılmıştır. Böylelikle de toplumun çoğunluğu, söyletene değil söyleyene tutunarak değişiklik karşısındaki yorum ve analizini yapmıştır.

Öyle bir toplum mühendisliği yapılmıştır ki:

a) Sanki TEOG, AKP'ye rağmen başka bir iktidar tarafından getirilmiş algısı yaratılmıştır. Oysa ki TEOG, 2012 yılında partili cumhurbaşkanının başbakanlığı döneminde muhalefetin tepkisine rağmen "adaletli, eşitlikçi" bir sınav sistemi olduğu yalanına sarılarak meclisten geçirmişlerdir.

b) TEOG'un kaldırılmasının asıl nedeni çocukların yaşadıkları stres, kaygı ve ailelerin ekonomik olarak sömürülmeleriymiş!

Partili cumhurbaşkanı, gazetecilerle yaptığı son söyleşide insana "Pes" dedirtecek söyler söyledi. Birlikte okuyalım:

 “Çünkü ailelerin hali ortada. Çocuklar bindirilmiş kıta. TEOG ne kazandırıyor bize? Sadece stres, stres, stres... Masraf, masraf, masraf... O sistem, paraların genelde o namussuzlara (FETÖ’ye) akmasını sağlıyordu” 

Ve devam ediyor:

" Bu nedenle dershaneleri kapattık, biz devlet olarak hafta sonlarına takviye kursları koyduk. Çocuklarına kurs isteyen göndersin kurslara. İnat etmenin hiçbir anlamı yok. Sen devlet olarak çocuklarını yetiştiremiyorsan bir yerde suç bizimdir. Bunu aşmamız lazım. Ortayı düz ortaokulda okudun, buradan fen lisesine gidecek. Kendisine en yakın yere gidecek. Fazla müracaat varsa lise kendi imtihanını yapar.”

Söylenenlerin neredeyse tümü algıda yanılgı yaratmaya yönelik, satır aralarında ise meselenin gerçek ipuçları kendini ele veriyor.

Bütün mesele dindar ve kindar nesil için daha fazla genci İmam Hatiplere yönlendirmek ve üniversite sınavlarında çok düşük olan İmam Hatip liselerindeki başarıyı yükselterek daha fazla İmam Hatip öğrencisini  üniversitelere yerleştirmek. Bilindiği üzere her beş İmam Hatip mezunu öğrenciden sadece bir kişi her hangi bir  üniversiteyi kazanabiliyor hem de düşük puanla.

Gerçek budur, bunun dışında söylenen her söz, gerçeği saptırmaya, gizlemeye yönelik çabanın bir ürünüdür.

Geçmişte sorular çalınarak, meşru olmayan yollarla cihatçı gençler üniversitelere yerleştirilerek iktidarın kadroları yetiştiriliyordu, şimdiler de ise bu işi daha kolay ve risksiz yapmak istiyorlar.

İktidarı besleyen sermaye sınıfı, sistemi sorgulayamayan, biat eden   bir nesil istiyor, iktidar da isteneni hayata geçirmeye çalışıyor. Olup biten bundan ibaret. 

Söylenenlerin her bir cümlesi aslında bir yazı konusu. Bir sonraki yazıda "TEOG ne kazandırıyor bize? Sadece stres, stres, stres... Masraf, masraf, masraf..." saptamasının gerçeği yansıtmadığını, duyguları yönlendirme ve zihin karışıklığı yaratma  amaçlı  olduğu üzerinde durmak istiyorum.


Not: Biz TEOG’la başlayan süreci tartışırken üniversite sınavlarıyla ilgili değişikliğin gündeme oturduğunu hatırlatalım.

 

 

 

 

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)