• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 17 °C
  • Adana 24 °C
  • Antalya 21 °C

Tiyatrolara Dokunmayın

Tiyatrolara Dokunmayın
Bu hazin ve trajik günlerde, sanatın -tiyatronun yasaklanması, ancak toplumsal gerginliği artırır.

Metin Boran

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne atanan kayyum yönetimi 27 yıldır kente ve bölgeye hizmet veren Şehir Tiyatrosu’nu geçtiğimiz hafta kapatarak oyuncuların sözleşmelerini iptal etti. Diyarbakır Şehir Tiyatrosu 1990 yılında dönemin SHP’li belediye başkanı Turgut Atalay’ın girişimiyle kurulmuş ve 1995 yılında yönetime gelen Refah Partili Ahmet Bilgin tarafından kapatılmış, 1999 yılında Hadep’in adayı avukat Feridun Çelik’in belediye başkanı seçilmesiyle yeniden açılmıştı.

Diyarbakır Şehir Tiyatrosu yaklaşık kırk kişilik oyuncu ve teknik kadrosu ile yerli ve yabancı yazarların farklı tarzlarda oyunlarını sahneliyor ve sadece kent halkına değil bölgenin geneline turne düzenleyerek halkın tiyatroyla buluşmasına öncülük ediyordu.

1990 yılında Ziya Demirel’in Genel Sanat Yönetmenliğinde kuruldu, 1993 yılında Veysel Öngören başrejisör olarak atandı ve profesyonel olarak tiyatro serüveni baladı. 1994 yılında oyun yazarı Cuma Boynukara’nın yönetiminde çalışmalarını sürdüren topluluk 1995 yılında dönemin belediye başkanı Ahmet Bilgin tarafından kapatıldı. Feridun Çelik’in 1999 yılında belediye başkanı seçilmesiyle tekrar açılan Şehir Tiyatrosu, bir sezon Mete Ayhan ile devam etmiş ve aynı yılın sonlarında (Kasım 99) Metin Boran’ın Genel Sanat Yönetmenliğinde devam etmişti. Boran’ın 2005 yılında ayrılmasıyla kurumdan yetişen sanatçılardan Rüknettin Gün’ün idaresiyle çalışmalarına devam eden topluluk son yıllarda oyunlarını Kürtçe sahneliyordu.             

Kuruluşundan bu yana, Orhan Asena, Güngör Dilmen, Orhan Kemal, Murathan Mungan, Vasıf Öngören, Haldun Taner, Aziz Nesin, Sophokles, W. Shakespeare, Bertolt Brecht, Howard Fasd, Dario Fo gibi yazarların elliye yakın oyununu sahneleyerek seyirci ile buluşturan topluluk, çalışmalarıyla hem Diyarbakır’ın hem de bölge halkının tiyatro ile buluşmasına öncülük ediyordu. Şehir Tiyatrosu sadece oyun sahnelemekle kalmıyor, kurslar açarak gençlerin tiyatroyla tanışmasına ve konservatuar sınavlarına hazırlık çalışmasının yapılmasını da öncülük ediyordu. Yanı sıra kentte geleneksel hale gelen tiyatro festivalinin de kotarılmasına ev sahipliği yapıyordu.  

Siyasal iktidarın temsilcisi olan kayyum iradesinin, idareye gelir gelmez tiyatroyu ve sanatı hedef tahtasına oturtması boşuna değil, gaddar bir anlayışın idari tezahürü… Öyle ya, aynı zihniyet, tiyatronun kapısına kilit vurduğu günlerde, belediyenin önüne yerleştirilmiş olan Asurluların yaşam kültürünün bir sembolü olan insan başlı aslan heykellerinin kaldırılması emrini verdi ve hemen ardından Rojava Parkı’nda bulunan heykeltıraş Suat Yakut tarafından tasarlanan “Roboski Anıtı” da aynı kayyum anlayışı tarafından parçalanarak imha edildi.

Bütün bu yıkımlar, yasaklamalar, farklı kültürlere tahammülsüzlük örneği olarak bir defa daha ceberut devlet anlayışının yansıması olarak tarihe geçti. Oysa en başta tiyatro, bir toplum için kültürel ve sanatsal bir etkinlik ve görsel bir şenlik olarak yüz yıllardır insanın yaşadığı her coğrafya var olan ve yaşatılan toplumsal bir eylem. Bu şenliği sakıncalı görmek, sanatsal objeleri tehlikeli bularak imha etmek, ya bir korkunun dışavurumu ya da farklı bir kültüre tahammülsüzlüğün, düşmanca tutumu olsa gerek, bu yaklaşımın günümüzde başka bir izahı mümkün görünmüyor.

Türkiye zor bir dönemden geçiyor, halkın yarına dair umudunun iyiden iyiye azaldığı, huzursuzluğun ve karamsarlığın toplumsal hayatımıza kara bulutlar gibi çöktüğü bu hazin ve trajik günlerde, sanatın -tiyatronun yasaklanması, ancak toplumsal gerginliği artırır.

Diyarbakır Şehir Tiyatrosu kendi dilinde sanat üretiyor, bölgenin tarihsel, kültürel ve mitolojik hikayelerini sahneye taşıma girişiminde önemli bir işlevi yerine getirmeye çalışıyor. Bu çaba ile ortaya çıkan birikim tarihsel anlamda bir Anadolu gerçeğini de içinde barındırıyor Sanatsal ve kültürel bir zenginliktir bu. Bu gerçeği de göz önünde bulundurarak kayyum iradesi kararını yeniden gözden geçirmeli ve kapatılan tiyatro, tekrar mağdur edilen sanatçılara teslim edilmelidir.  

      

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)