• BIST 108.392
  • Altın 143,552
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 26 °C
  • Adana 30 °C
  • Antalya 28 °C

Toplumun direnme noktaları: Sivil İnisiyatifler

Torun Ahmet TÜRKMEN

Adana Türkiye’nin en dinamik şehirlerinden birisidir. Bu hem toplumsal- kültürel, hem de siyasal olarak böyledir. Adana, tarihimizin her döneminde yeniliklere açık, yeni fikir ve uygulamaların hep içinde yer almıştır. Hoşgörü, anlayış her zaman ön plandadır. 

 Son dönemlerde azalsa da,  çok kültürlü yapısıyla daima toplumsal- kültürel olgularda Adana hep başı çeken şehirlerden biri olagelmiştir. Çelişkiler diyarıdır aynı zamanda. Çelişkilerin özellikle aydınlanma çabalarında itici bir güç olduğu görülür. Edebiyatımızda, kültürümüzde bu hep hissedilir. 

Kendine özgü gelenekleri vardır Adana’nın. Tanımlanmış değer yargıları. Kendine özgü jargonu vardır. Bozulmaya yüz tutsa da kendi duruşu vardır. Olguları tanımlamada kendine özgü dili, anlatım özellikleri vardır. Birçok şeyi, hayatı, sevgiyi, kendine göre anlatır. Aşkı kendine göre yaşar ve tanımlar. Kendine özgü toplumsal ve kültürel özellikleri vardır. 

Rakı kültürü de bunlarda birisidir. Rakı masasının bir adabı, kendine göre bir kültürü vardır. Bu adaba uymayan pek sevilmez, dışlanır. Rakı kültüründe bir ölçü vardır. Kontrolsüz içenler, taşkınlık yapanlar pek sevilmez. Ve kültürün geçmişi çok eskilere dayanır.   

Bu gelenek ve kültür son yıllarda, “Rakı Festivali” adıyla bir festivale dönüştürüldü.  Ve yıldan yıla büyüdü, binlerce insanın aktif bir şekilde kutladığı bir şenliğe dönüştü. 

İşte bu noktada sorunlar çıkmaya başladı. Siyasal iktidarın baskısı ile bu festival yasaklandı. Hem de hiçbir makul gerekçe gösterilmeden.  

 Egemen anlayış kendi değerler sistemini dayatıyor. Bireysel hak ve özgürlükleri yok sayıyor. Kendi yaşam anlayışlarını kabul ettirmeye, insanların iradelerini ortaya koymalarını önlemeye çalışıyor. Tıpkı ”Gezi sürecinde” olduğu gibi.  

Ama Adana insanı yaratıcıdır. Hemen festivalin adını değiştirdi. ”Kebap ve Şalgam festivali” yaptı. Toplumsal kültürü yok etme girişimi tutmadı. Güçlü bir karşı duruş sergilendi. Organize bir gurubun pravakasyon girişimine rağmen, İçen, içmeyen binlerce insan festivalin yapıldığı tarihi bölgeye akın etti. Sonuçta kurgucuların kurguları bozuldu.  

Sorun alkol alıp almamak değil burada. Sorun, yaşam değerlerine, kültürüne, insan onuruna olan saldırı. İradi olarak bir bakış açısının dayatılması.  

Bu olaydan hareketle şu saptamayı yapmak mümkün. Boyun eğmeyi seven, dayatılana hayır diyemeyen, suskun kalmayı kabul eden bir toplumda, kendi doğrusunu kararlılıkla savunan bir olgu ile karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek gerekiyor.  

Bu olay aynı zamanda siyasal yanı olmayan, kendi değerlerinin savunan bir kitlenin organize ettiği, sivil inisiyatif özelliğini taşıyan bir organizasyondur. Toplumsal muhalefetin sadece siyasi güçlerin organize ettiği mücadele ile olmayabileceğini gösteriyor.  

Gezi’de olduğu gibi çok farklı dürtülerle, farklı yaşamsal kaygılarla ortaya çıkan bu güçlerin ülkemiz geleceğinde dönüştürücü bir güç olarak çok büyük bir potansiyel taşıdığını görmemiz gerekiyor.  

Şimdi önemli olan bu potansiyellerin görülüp, örgütlü güçler tarafından, yerlerine kendilerini koymadan teşvik edilmesi gerekiyor. Ülkemiz geleceğinin, oluşabilecek böylesine büyük  potansiyelin dinamikleri ile, siyasetin birleşerek şekillendirileceğine inanıyorum.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)