• BIST 106.825
  • Altın 146,023
  • Dolar 3,5179
  • Euro 4,1308
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 26 °C
  • Adana 27 °C
  • Antalya 24 °C

Tüm Yerel-Sen 6 bin memur için toplu sözleşme masasında

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Birleşik Kamu İş Konfederasyonu'na bağlı Tüm Yerel Sen arasında Toplu İş Sözleşme görüşmeleri başladı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kuruluşları, İZSU Genel Müdürlüğü ve ESHOT Genel Müdürlüğü’nde, 6 bin çalışanı kapsayacak sözleşme, çalışanlar için ileri kazanımları hedefliyor.

Konfederasyonun Eğitim ve Basın Yayın Sekreteri Semra Pektopal "Sendikal mücadelede amaç, çalışma yaşamını geliştirmek, iş barışını sağlamak, emekçilerin haklarını ve evlerine götürecekleri ekmeği büyütmektir. Bu sorumluluk bilinciyle tüm çalışanları mutlu edecek bir toplu sözleşmeye imzalamayı hedefliyoruz" dedi. 

Tüm Yerel-Sen İzmir 1 No'lu Şube Başkanı Dr. Hakan Kıran "Aileleriyle birlikte düşündüğümüzde yaklaşık 20 bin kişiyi ilgilendiren ilk görüşme sendikamızla İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU ve ESHOT bürokratları arasında gerçekleşti. İlk toplantımızda taleplerimizi içeren sözleşme taslağımız resmi anlamda belediye yetkililerine sunduk ve toplu iş sözleşmesinin hukuksal kısmını değerlendirdik. Görüşme olumlu bir havada geçti ve sözleşme taslağında yer alan diğer maddelerin görüşülmesi için ikinci bir toplantı yapacağız. Verdiğimiz sözün gereği olarak, yapılan tüm görüşmeleri üyelerimizin bilgisine sunuyor ve görüşme tutanağını yayınlıyoruz. Bu bizim sendikal mücadelede tabanın söz karar ve denetim hakkının en açık uygulamasıdır. Zaten toplu sözleşme talebimizi de üyelerimizin öneri ve taleplerinden oluşturmuştuk" dedi.

 Sendikal mücadelede daha önceden en fazla üyeye sahip Tüm Bel-Sen'in 2 yılda 11 belediyede yetkiyi Tüm Yerel-Sen'e kaptırmasından sonra 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme kanununun 32. Maddesi hükümleri çerçevesinde en çok üyeye sahip olan Tüm Yerel Sen Sendikası ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında Toplu Sözleşme masasına oturmaya hak kazanmıştı.

Bu bağlayıcı karara karşın Tüm Bel Sen İzmir Şubeleri geçen Cuma günü İzmir İBB önünde basın açıklaması yaparak belediye bürokratlarını ve Tüm Yerel Sen'i suçlayıcı açıklamalarda bulundu. Yaptıkları açıklamada şu görüşü açıkladılar: " Toplu Sözleşme sürecinde dikensiz gül bahçesi isteniyor. Oysa idare şunu istiyor; kendilerine sorun çıkarmayacak, adeta kendi şube müdürlüğü gibi çalışacak bir sendika. Biz böyle olmadık ve olmayacağız. Yapılmak istenen yeni toplu sözleşme sürecinde dikensiz gül bahçesi yaratmak, oldu bittiye getirerek bu süreci emekçilerin öznesi olmadığı bir şekilde sonlandırmaktır. Bu süreçte somut bir şey elde edilse dahi, bunun emekçilerin mücadelesinin sonucunda değil, araya birilerinin sokularak adeta kafa-kol ilişkisine, yandaşlığa dayalı bir sürecin sonucunda idarenin bahşettiği bir lütuf olarak gerçekleşebileceğini düşünmemiz isteniyor. Her işveren gibi belediye de emekçilerin kendi mücadelesiyle bir kazanım elde etmesini ve bu bilince sahip olmasını istememektedir. Yetkiyi çalışanlardan aldık, İBB. ve Valilikten değil, yetkimizi gasp ettirmeyiz." 

Bu açıklamayı değerlendiren Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Eğitim ve Basın Yayın Sekreteri Semra Pektopal' da bu konuda sendikalarına ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne karşı haksız ve hukuksuz suçlamalar yöneltildiğini vurguluyor.

Pektopal, "Sendikal mücadelede boş laflara yer yoktur. Ne zaman, ne söylediğini bileceksiniz. Günü kurtarmak üzere söyledikleriniz gün gelecek karşınıza çıkacaktır. Örneğin "yetkiyi çalışanlardan aldık, İBB ve Valilikten değil, yetkimizi gasp ettirmeyiz" söylemlerinin karşılığı olmadığı gibi, sonrasında yetkinizi gasp ettiklerini düşündüğünüz kurumlar ve kişilerin kapısını aşındırmak tutarsızlığın örneklerinden biridir. 

Bir önceki toplu sözleşmede, İZSU’da yetkili olan Tüm Yerel Sen’in Toplu Sözleşme imzalama yeterliliğini kabul etmeyip, İBB, İZSU ve ESHOT’u kapsayan bir sözleşmeye imza atılmıştı. Ama o zaman, bu durumu hukuksuz bulmayan, ses çıkarmayan Tüm Bel-Sen, bu yıl Büyükşehir Belediyesi çalışanlarını bütünleştirerek, bu kurumda en çok üyeye sahip sendika durumuna gelen Tüm Yerel Sen'in toplu sözleşme hakkına ulaşmasına karşı anlamsız ve boş saldırılarda bulunmaktadır. Çünkü korkuyorlar ve biz onların neden korktuğunu ve bu kadar tepki gösterdiğini biliyoruz.  Onların asıl derdi, emekçinin ekmeğini büyütmek değil, asıl dertleri, yıllardır İBB emekçilerinden haksız ve hukuksuz yerere gasp ettikleri dayanışma aidatlarıdır. Yıllarca haksızca alınan aidatlar mahkeme kararıyla iptal edildiği halde iade etmiyorlar, sonra da hiç utanmadan, "yetkiyi çalışandan aldık" diyebiliyorlar. 

Tüm Bel-Sen yöneticilerinin elinde kendi lehlerine olacak bir tek belge yok. Olsa bu kadar kıyameti koparırlar mıydı? Bu arkadaşlarımız, Belediyeyi tanımıyor, Valiliği tanımıyor, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nü tanımıyor,  Çalışma Bakanlığı’nı tanımıyor. Çünkü bu kurumlar; "yasaya uygun olarak Tüm Yerel-Sen ile sözleşme yapılmalı çünkü en çok üyeye onlar sahip" diyor. Zaten bu kurumları tanımayanlardan da emekçilerin iradesine saygı göstermelerini beklemiyoruz. Onlara şunları önemle öneriyorum; bu öfkeli, kavgacı, uzlaşmadan uzak dil  ve davranışlar  uzak durun, sendikamızın emeğine saygı gösterin ve bunun sonunda da kazanan 6000 çalışan olsun" dedi. 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)