• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 13 °C
  • Adana 18 °C
  • Antalya 16 °C

Türkiye kumar oynadı, kaybetti

Haluk ŞAHİN

Türkiye 21. Yüzyıl'ın ilk çeyreğinde kumar oynadı ve kaybetti. Tarihçilerin yıllar sonra vereceği yargıyı beklememize gerek yok, açık seçik görülüyor.

Büyük kaybetti. Şimdi kırk satır ile kırk katır türü seçenekler arasında başına gelecekleri bekliyor. Hepsi birbirinden kötü şeyler...

Bu kumar, demokrasiye bir saniye bile inanmamış kadrolara demokrasiyi teslim etme kumarıydı. Aşırı güven diyebilirsiniz, saflık diyebilirsiniz, salaklık diyebilirsiniz.

Sonuç değişmiyor.

***

Çağdaş demokrasi, aslında demokrasiye inanmadıkları halde demokrasinin olanaklarından yararlanarak iktidara gelenlerin sistemi yok etmesine karşı çeşitli koruma mekanizmaları ile donatılmıştır. 

Anayasalar her şeyden önce bunun için vardır. Sistemi başka bir şeye dönüştürmek isteyenler çeşitli engel, filtre ve frenlerle karşılaşırlar. Denetim ve denge bariyerlerine çarparlar. Zorlanırlar. Başları belaya girer.

Bunlara rağmen bir adım atmayı başarabilirlerse "hata"yı geri almanın yolları vardır.

O yüzden şöyle denmiştir: Demokrasi her zaman en doğru kararların alındığı değil, alınan yanlış kararların düzeltilmesi için daima yollar bulunan sistemin adıdır. Kendi kendisini düzelten mekanizmalarıdır demokrasiyi özel yapan. 

***

Türkiye bir kumar oynadı ve demokrasiye inanmayan, onu bir araç olarak gören siyasal İslamcıların iktidara gelmesine izin verdi. Ve onlar, demokrasinin kendi kendisini koruması için konmuş olan sigorta sistemlerini bir bir devreden çıkarmak için çalışmaya başladılar. Bunu zamana yaydılar. Yanlış kararların düzeltilmesi için yerleştirilmiş tüm mekanizmaları körelttiler, battal ettiler.

Hatta daha kötüsünü yaptılar: Kazara da olsa alınmış doğru kararları bozmak için kısa devreler oluşturdular.

Geldiğimiz yer ortada: Frenleri patlamış koca bir kamyon gibi savaşa ve felakete sürüklenen bir ülke!

Demokrasinin en "nihai" düzeltme mekanizması olarak gördüğü seçimleri bile tersine döndürmeyi başardılar. 7 Haziran'da ortaya net bir mesaj çıkmıştı.  Halk iktidardan memnun değildi, değişim istiyordu. Ama allem ettiler kallem ettiler, 1 Kasım'da onu tam aksine çevirdiler.

***

Halk arasında iptilaların en kötüsünün kumar olduğu söylenir. Yiyip içerek, hovardalık yaparak harcayabileceğiniz paranın sınırı vardır. Ama kumarla, bir masaya oturuşta her şeyinizi kaybedebilirsiniz.

İttihatçılar koskoca bir imparatorluğu öyle kaybettiler.

O yüzden Cumhuriyet'i kurup yönetenler kumar masalarından uzak durdular. Şimdiki maceraperestlerin eleştirdiği "korkaklık" ondandır.

İsmet İnönü, Johnson Mektubu adlı kitabımda da anlattığım gibi, sırf ordu üzerinden kumar oynamamak için 1964'te Kıbrıs'a çıkmadı: Çıkartmanın başarısız olma olasılığı vardı...

Ve şimdi, demokratik her türlü denetimi devre dışı bırakmış olanlar, boş hayaller peşinde rulet masasından kalkıp bakaraya oturuyorlar...

Ne olacağı bellidir! Bu ülkeye yazıktır!

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)