• BIST 108.953
  • Altın 144,354
  • Dolar 3,4810
  • Euro 4,1079
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 23 °C
  • Adana 23 °C
  • Antalya 25 °C

Türkmen sevdasının perde arkası

'Türkmenler, AKP iktidarının Suriye de giriştiği tüm kirli oyun ve dinci operasyonlarda önemli aktörler olarak kullanıldı.'

Ömer ÖDEMİŞ / Haber-Analiz
Lazkiye kırsalında yoğunlaşan çatışmalar sırasında bölgede operasyonlara katılan Rus uçağının düşürülmesi, AKP’nin Türkmen sevdasının nedenlerini ve izlediği siyasetin arka planını bir kez daha gündeme getirdi.

Öncelikle saptanması gereken gerçek şudur; Suriye’de 5 yıldır süren iç savaşta, Türkiye sınırın hemen yanı başındaki bölgede yaşayan Türkmenler, AKP iktidarının Suriye de giriştiği tüm kirli oyun ve dinci operasyonlarda önemli aktörler olarak kullanıldı. Suriye devletinin Türkmenlere karşı özel bir tavrı, baskısı ve saldırısı olmamasına karşın, bu toplumun küçük bir bölümü kışkırtmalar sonucu rejime karşı başlatılan gerici isyanda yer aldı. Oysa Türkmenler bu ülkede diğer Suriye vatandaşları gibi bütün demokratik ve siyasal haklara sahipti.

Türkmenlerin bir kısmı, AKP’nin kışkırtmasıyla Suriye devletinin karşısında yer aldı. Bulundukları bölgede, Suriye Ordusu ve rejim yanlısı güçlerle hiçbir çatışma yaşanmamışken, Şabanlı karakolunu basarak, orada görevli olan askerleri katleden dinci çeteler, ordunun Türkmen bölgesine operasyon yapacağı söylentisini yayarak, halkı köylerini terk ederek Türkiye’ye geçmelerini yönünde teşvik ve tahrik etti. Türkiye sınırına çok yakın bir mesafede olan Şabanlı karakol baskınından sonra, Türkmen köylerinin önemli bir kısmı bu çetelerin kara propagandasıyla boşaltıldı ve yine bu çeteler tarafından yağmalandı.

Katliamcı, yağmacı, dinci çeteler

Türkiye sınırının hemen yanı başında oluşturdukları askeri kamplarda yıllardır barınan,  Alevi köylerine saldırarak katliamlar ve yağmalar yapan dinci Türkmen çetelere karşı kısa süre öncesine kadar Suriye ordusu nitelikli bir operasyona girişmemişti. Geçen yıl, AKP İktidarının kışkırttığı, desteklediği ve donattığı bu çeteler El Nusra ve Çeçen cihatçılarla birlikte Alevi köylerini basarak yaklaşık 500 sivili katlettiler. Ayrıca, yine geçen yıl aynı çeteler Ermeni kasabası olan Kesab’a saldırarak pek çok insanı katletti ve kenti yağmaladı. Kesab’tan Ermeni halkına ait olan 300’e yakın traktöre de el koyarak Yayladağ’a getirdiler. Gasp ettikleri altın ve diğer değerli eşyaları kamyonlarla sınırdan geçirerek Türkiye’ye getirip “ganimet” diye paylaştılar.

Sultan Selim Tugayı, Sultan Abdülhamit Tugayı, Sultan Murat Tugayı, Fatih/Fetih Ordusu ve Bayır Bucak Ordusu gibi küçük silahlı guruplar oluşturan Türkmen çeteler, Türkiye sınıra yakın olmanın da avantajlarını kullanarak, bu güne kadar bölgede var olmayı başardı. Türk İstihbarat örgütü ile sürekli koordineli bir şekilde hareket eden, lojistik desteği ve askeri eğitimi Türkiye tarafından sağlanan bu güçler, bu güne kadar AKP’nin gayri resmi silahlı gücü davrandılar. AKP kadrolarıyla yakın ilişkileri belgelenen bu dinci çetelerin her zaman rahatlıkla Türkiye’ye girip çıktıkları, korundukları ve ciddi maddi destek gördükleri biliniyor.

AKP, IŞİD’in Türkmen katliamını seyretti!

Peki, AKP Türkmenleri çok mu seviyor? AKP’nin bu Türkmen sevdası nereden kaynaklanıyor?

Aynı AKP, Musul’a saldırarak bir günde 5 bin civarında Türkmeni katlederken IŞİD’e sesini çıkartmamıştı. Yüz binlerce Türkmen evlerinden barklarından olurken, binlercesi katledilirken, “bunlar bizim kardeşlerimiz” diyemeyen AKP,  dinci Türkmen çetelerinin Lazkiye kırsalından temizlenmesini önlemek için ülkeyi ateşe atmaya kalktı.

Şii Türkmenler ‘soydaş’ değil mi?

AKP’nin Türkmenler ile ilişkisini mezhepçi yaklaşımı belirliyor. Musul da katledilen Irak Türkmenleri Şii diye ses çıkarmaz ve onları Türk kabul etmezken, Sünni olan Suriye Türkmenlerini bölgede tutmak için çırpınıyor. Çünkü Suriye Türkmenlerini kirli politikasında kullanıyor. Irak Türkmenlerini ise kullanamıyor. Çünkü Irak Türkmenleri kendi topraklarının Erdoğan tarafından bölgede yaşayan Kürtlere peşkeş çekildiğini düşünüyor. Hatta bu amaç için soykırıma uğramalarına Erdoğan’ın sessiz kalarak destek verdiğine inanıyorlar. Bunun içinde Türkiye ile aralarına kesin sınırlar koyuyorlar.

Bu anlamda, AKP’nin derdi Türkmenler değil, dar dinci/mezhepçi amaçlarıdır. AKP bölgede içine battığı pislikte, elini güçlü tutmaya çalışmak için Türkmenleri kullanıyor. Türkmen çeteler üzerinden diğer cihatçı güçlerle doğrudan ilişkiler kurarak, mezhepçi siyasetini bölgede sürdürmeye çalışıyor. El Nusra ve IŞİD’e çalışan bu Türkmen çetelerin tüm lojistik gereksinimleri AKP iktidarının görevlileri tarafından karşılanıyor, yönetici kadrolarının bir bölümüne maaş veriliyor.

Türkmen çoğunluğu Erdoğan’a tepkili

Türkiye sınırları içinde oluşturulan Türkmen kamplarında erkeklerin ayda 2 günden fazla kalmasına izin verilmiyor, ikinci günün sonunda AFAD arabaları ile zorla Suriye cephesine savaşmak için götürülüyor. Türkmenlerin bir kısmı bu durumdan rahatsızlık duyarak kaldıkları kamplardan kaçarak değişik kentlerde zorluklarla, dilenerek yaşamayı tercih etti. İstanbul ve Ankara gibi büyük kentlerde yol kenarlarında dilenen Suriyeliler ile konuştuğunuzda bunların büyük bölümünün Türkmen olduklarını ve çok güzel Türkçe konuştuklarını göreceksiniz.

Öte yandan, Erdoğan tarafından kandırıldıklarını düşünen bir kısım Türkmen ise yeniden Suriye’ye dönüşün ve güvenli bölgelerde yaşamanın yollarını arıyor. Türkmenlerin büyük çoğunluğu dinci ya da cihatçı değil. Şu anda Bayır-Bucak bölgesinde yaşayan Türkmen sayısı son derece az, bölgedeki bütün köyler boşaltılmış durumda. Lazkiye bölgesinde 150 bin civarında Türkmen bulunuyor. Suriye genelinde ise Türkmen nüfusun yaklaşık 750-800 bin olduğu belirtiliyor.

Türkmenleri kışkırtarak kendi devletleriyle çatışma aşamasına getiren AKP, şimdi telaşla Lazkiye sınırını elinde tutmaya çalışıyor. O bölgede bulunan silahlı güçleri korumak için bütün ülkeyi risk altına atıyor.

Rusya bundan böyle Suriye içinde yapacağı operasyonlara hiç olmadığı kadar yoğunlaştırarak devam edecek. Öyle anlaşılıyor ki, Türkiye’nin bir süredir ağzına sakız yaptığı “angajman kuralları” tersine çevrilecek ve Suriye sınırını ihlal eden uçaklar vurulacak. Bunun anlamı Türk uçaklarının sınıra yaklaşmasının önlenmesi anlamına gelecek. Israr Rusya ile savaş demek. Bu ise NATO’nun bile göze alamadığı (Ukrayna örneği ortada) bir durum. O nedenle NATO ve ABD, bir anlamda "Biz karışmayız, sorunu siz aranızda çözün" demiş oldu.  Erdoğan rejimini zor günler bekliyor.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
  • Rejim değişti mi değişmedi mi? Erdoğan bakın yine ne yaptı?23 Ağustos 2017 Çarşamba 17:13
  • Polise anlamazsa gözaltına alabilecek!23 Ağustos 2017 Çarşamba 15:58
  • Atatürk'ü eleştirmek isteyen Şamil Tayyar, eline yüzüne bulaştırdı23 Ağustos 2017 Çarşamba 15:00
  • 78 kuşağı önderlerinden Bülent Uluer hayatını kaybetti23 Ağustos 2017 Çarşamba 14:44
  • AKP'de bir istifa daha!23 Ağustos 2017 Çarşamba 14:40
  • TSK orayı terk mi ediyor?23 Ağustos 2017 Çarşamba 14:09
  • Atatürk'e 'Mason' dediği iddia edilmişti: Tutuklama kararı!23 Ağustos 2017 Çarşamba 12:35
  • Yandaş yazar Sedat Peker’e arka çıktı!23 Ağustos 2017 Çarşamba 12:19
  • Cübbeli'yi öldürme talimatı verilmiş23 Ağustos 2017 Çarşamba 12:17
  • Bozdağ'dan 'tutuklama' açıklaması23 Ağustos 2017 Çarşamba 12:04
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)