• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 18 °C
  • Adana 16 °C
  • Antalya 18 °C

ÜKD: Üniversiteler AKP'nin saldırılarına boyun eğmeyecek

Ünversite Konseyleri Derneği (ÜKD), Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın akademisyenleri hedef alan dünkü konuşmasının ardından "Üniversiteler iktidarın saldırılarına boyun eğmeyecek" başlıklı bir açıklama yayımadı. 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün Büyükelçiler Konferansı nedeniyle verilen öğle yemeğindeki konuşmasında Sultanahmet saldırısına 44 saniye ayırırken, "Barış için akademisyenler" bildirisine imza koyan bilim insanlarına 10 dakika boyunca hakaret etmişti. 

"AKP'NİN TAVRI, AKADEMİSYEN KİMLİĞE TOPYEKÜN SALDIRI"

Bu konuda bir açıklama yayımlayan Üniversite Konseyleri Derneği (ÜKD), "Bugün AKP tarafından ortaya konan bu tavır üniversitelere, akademisyen kimliğine topyekun bir saldırıdır. Bu saldırı ODTÜ'yü hedef alan tavırlarından, akademisyenlere yönelik artan baskılardan ve yeni YÖK yasa taslağı tartışmalarından ayrı ele alınamaz. Üniversiteler yeni ve sistematik bir saldırı kuşağı ile karşı karşıyadır. Bu saldırılara karşı durabilmek, bahsettiğimiz bütünlükte bir siyasal hatta sahip olmayı ve örgütlenmeyi gerektirir. Üniversite Konseyleri Derneği, akademisyenleri bilimden yana, aydınlanmacı, sermaye ve emperyalizm karşıtı bir doğrultuda örgütlenmeye çağırmaktadır" denildi.

ÜNİVERSİTE KONSEYLERİ DERNEĞİ'NİN AÇIKLAMASI

ÜKD'nin "Üniversiteler iktidarın saldırılarına boyun eğmeyecek" başlıklı bildirisi şöyle: 

Türkiye katliamların, kaosun ülkesi haline gelmiştir. 12 Ocak 2016'da, Sultanahmet patlaması ile AKP iktidarı yarattığı kaos ve şiddet ortamını süreklileştireceğinin sinyallerini verirken, Erdoğan'ın talimatıyla birlikte ibre gün içinde hızla akademisyenlere döndürülmüştür.
12 Eylül dönemini hatırlatan bir linç kültürü ile, cadı avı ile karşı karşıyayız. "Barış İçin Akademisyenler" imzası ile yayımlanan, Kürt sorununa ve bölgede yaşananlara ilişkin görüşlerini dile getirip, barış çağrısında bulunan akademisyenlere karşı Erdoğan açıkça cihat çağrısında bulunmuştur.
AKP'nin yürüttüğü reel politikanın eleştirisini dile getirdikleri için akademisyenlerin "aydın müsveddesi" olarak nitelendirilmesi kabul edilemez. Erdoğan bu metnin imzacılarını "karanlık ve cahil" olarak nitelese de asıl karanlıkta olanlar AKP iktidarı ve üniversitelerde onun taşıyıcılığını üstlenenlerdir. Asıl karanlıkta olan, Erdoğan'ın talimatı ile hızla Prof. Dr. Bülent Tanju'nun istifasını isteyen Abdullah Gül Üniversitesi Rektörlüğü'dür. Asıl karanlıkta olan hızla çeşitli yaptırımlarda bulunacağını deklare eden 12 Eylül kalıntısı YÖK'tür. Asıl karanlıkta olan sahte imza atmaktan da geri durmadıkları karşıt imza kampanyaları ortaya koyarak, "yüzde 50'yi evde zor tutuyorum" tavrını devam ettiren iktidar odaklarıdır. Öyle ki bu imzalar ayrıntılı incelendiğinde belirli üniversitelerde yoğunlaşmaların olduğu gözükmektedir. Bu durum, AKP'nin, onun öncesinde çeşitli cemaatlerin, bilimden ve insanlığın aydınlanma mirasından nasibini almamış odakların kadrolaşma çabalarının sonucudur. 
Tartışılan metinden ve imzacıların kim olduğundan bağımsız olarak söyleyebiliriz ki, AKP ülkemizi içine attığı ateşin sorumluluğunu başkalarının üzerine atmaya uğraşmaktadır. Ülke içindeki muhalefet unsurlarını sindiremediği oranda lince başvuracağını bir kez daha göstermiştir. Üniversitelere ve ilgili kurumlara doldurdukları kadrolar da esas duruşta talimat beklemektedirler. Cadı avı başlamıştır ve sırası gelen herkese bir bedel ödetmek için AKP tüm olanaklarını seferber etmektedir. Bir zamanlar demokrasi şampiyonu ilan edilen, Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'yı yargılarmış gibi yapan AKP, 12 Eylül'ü teorisiyle ve pratiğiyle yeniden sahneye koymaktadır. 
Üniversite Konseyleri Derneği bugüne kadar ülkemizin tüm sorunlarının çözümü için, ülkemize, coğrafyamıza, dünyaya barışın gelmesi için emekçilerin kendi kaderlerini ellerine almaları gerektiğini savunmuştur. Bu nedenle başka öncelikleri olan siyasal / ideolojik kanallarda yürütülen çalışmalara eleştirel bir gözle yaklaşmayı tercih etmiştir. Ancak bu tutum, bu cadı avı karşısında sessiz kalacağımız anlamına gelmemektedir. Ülkemizin bir kez daha AKP'nin, ABD'nin ve AB'nin beslediği cihatçı çeteler tarafından kana bulandığı gün, Tayyip Erdoğan başta olmak üzere AKP'nin ve tüm yandaşlarının, görüşlerini bildiren akademisyenlerin imza kampanyasına saldırmasının açıklanabilir tarafı yoktur.
Bugün AKP tarafından ortaya konan bu tavır üniversitelere, akademisyen kimliğine topyekun bir saldırıdır. Bu saldırı ODTÜ'yü hedef alan tavırlarından, akademisyenlere yönelik artan baskılardan ve yeni YÖK yasa taslağı tartışmalarından ayrı ele alınamaz. Üniversiteler yeni ve sistematik bir saldırı kuşağı ile karşı karşıyadır. Bu saldırılara karşı durabilmek, bahsettiğimiz bütünlükte bir siyasal hatta sahip olmayı ve örgütlenmeyi gerektirir. Üniversite Konseyleri Derneği, akademisyenleri bilimden yana, aydınlanmacı, sermaye ve emperyalizm karşıtı bir doğrultuda örgütlenmeye çağırmaktadır.
Üniversite Konseyleri Derneği hedef gösterilen, sindirilmeye ve üniversiteden uzaklaştırılmaya çalışılan meslektaşlarımızın yanında olacaktır.  İnanıyoruz ki ülkemizi yalanla, baskıyla ve siyasi linçlerle yönetmeye çalışanların hesap verecekleri günler de gelecektir.
Kamuyouna saygıyla duyururuz.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)