• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 14 °C
  • Adana 10 °C
  • Antalya 12 °C

Ulus Niteliğimizi Yitirmek Üzereyiz!

Dil Derneği Yayın Kolu Başkanı Günay Güner yazdı..

Ulus olgusunu Türkçe Sözlük şöyle tanımlıyor: “Derebeylik düzeninin yıkılışı ve anamalcı düzenin oluşumu döneminde ortaya çıkan, toprak, ekonomik yaşam, dil, ruhsal yapı ve kültürel özellikler yönünden ortaklık gösteren, tarihsel olarak oluşmuş, en geniş insan topluluğu, millet” (Türkçe Sözlük, Dil Derneği).

Bir de Usta Yazar Bekir Yıldız’dan örnek tümce sunuyor: “Bu topraklar vatanın, bu insanlar senin ulusundur demişlerdi.” (O güzel insan Bekir Yıldız ki insan-insan çatışmasını ilkel budun bakışından değil, gerçek çelişki ve çatışma odağı olan sınıf bakışından öyküleştirmişti. Onun öyküleri yeniden yeniden okunmalıdır.)

Ulus kentsoylu sınıfın doğuşuyla örtüşen bir ileri aşama. 1789 Fransız Devrimi’nin, hem de sömürgeci baskılamanın etkisiyle biçimlenir. 18. yüzyıldan başlayarak insan hakları bilinci uyanır. Tekerkliliğe dayalı yönetim düzenleri, ümmet toplumları yerlerini ulus devletlere bırakır. Bu bir anda olmaz, uzun bir zamana, çetin mücadelelere yayılır. Anamalcı (kapitalist) pazarın bütünlük ve disiplin gereksiniminin sonucu olan ulus devletler, önceki insan-insan ilişkilerine göre ilerici bir öz taşır.

Ernest Renan’ın 1882’de “Ulus Nedir?” başlıklı önemli konuşması sıklıkla kaynak gösterilir. Renan’ın dillendirdiği düşüncelerde anlaşıldığı gibi, ulus kavramı tamamen gönüllü birlikteliğe, her defasında yenilenen bir istence (irade) dayanır. Renan anılan konuşmasında şunları söyler:

“Ulus bir ruhtur, tinsel (manevi) bir ilkedir. Bu ruhu, bu tinsel ilkeyi aslında bir olan iki şey oluşturur. Bunlardan biri geçmişe, diğeri ise şimdiye (bu güne) ilişkindir. Biri, varsıl bir bellek, anılar kalıtının ortak sahipliğidir. Diğeri, birlikte yaşama arzusu konusunda uzlaşı ve bir bütün durumunda devralınan kalıtı yüceltme istencidir (irade). İnsan kendiliğinden olmamıştır. Birey gibi ulus da atalar, çabalar, özverilerle dolu uzun bir geçmişin sonucudur. Ata kültünden daha geçerli bir şey yoktur. Bizi biz yapan atalardır. Kahramanlıkla dolu bir geçmiş, büyük insanlar, şan ve onur (gerçek olanını dillendiriyorum), işte üzerine ulusal bir ülkü kurulabilecek insansal kaynak, dayanak budur. Geçmişte ortak bir şan ve onur, şimdide ortak bir istenç, birlikte büyük işler başarmış olmak ve yine başarmak isteği-işte ulus olmak için gerekli koşullar bunlardır. İnsan, gerçek anlamıyla, katlandığı özveriler ve çektiği acılar oranında sever. Kendi elleriyle yaptığı ve kendinden sonrakilere aktardığı evi sever.” (Renan, “What is a Nation?”).

Yaşadığımız şu günlerde daha somut anlaşılmaktadır ki Türkiye’de ulus niteliği gitgide yitirilmektedir. Diyarbakır’da gözlenen göç, kaçış durumu acı veriyor. Arık insanlarımız güne ortak yaşama istenciyle başlamıyor.

Bu duruma nasıl gelindi? Ülke yönetimlerini geçmişten, seksenli, doksanlı yıllardan bu yana şiddet uygulamış yönetimleri kuşkusuz kınamakta bir an bile duraksamamalı. Ne ki Nasrettin Hoca demiyeli, “Hırsızın hiç mi suçu yok.” Geçmişte, günümüzde hiçbir demokratik, kültürel kanalı, olanağı kullanmayı istememiş, seçmemiş; daha ilk andan silahı, kıyımı seçmiş, başta ABD ile İngiltere olmak üzere yayılmacıların maşası olmayı benimsemiş PKK kıyım örgütünün suçu hiç mi yok. Nasıl işse bir kanadı destekleyen, karşıyı suçluyor da “kabilesi” bildiği yanı da kınamak, eleştirmek usundan geçmiyor.

Bu ilkel anlayışla ancak gerçekler örtülür. Zaten şaşkına döndürülmüş halk daha da bilmez kılınır.

Türkçe konuştuğu varsayılanlar bile aslında Türkçe konuşmaz, birbirini pek de anlamazken, ortak dili daha da aşındıracak bir siyaset uygulandı. Anadilinde eğitim istendi. Amaç anaokulundaki çocukları da mı ayırmak?

Kürtçü aydının usuna “ulusalcı”, “faşist”, “ırkçı” demek, suçlamak geldi de “Bunlar da doğru söylüyor olabilir mi, birebir aynı düşünmemiz gerekmez ama demokrasi savaşımında neden birlikte olmayalım” diye düşünmek gelmedi.

Onyıllardır yanlış üzerine yanlış yapılıyor. Dürüstçe yapılan çok az iş var. Ne ki Diyarbakır görüntüleri de anlatıyor ki olan sıradan, geçiminin, yaşamının derdinde insanlarımıza oluyor.   

Kaynak

Renan. Ernest, “Ulus Nedir?” (Bölüm çevirisi: Günay Güner), “What is a Nation?”, text of a conference delivered at the Sorbonne on March 11th, 1882, http://ucparis.fr/files/9313/6549/9943/What_is_a_Nation.pdf

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • 123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)