• BIST 104.918
  • Altın 147,038
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 28 °C
  • İzmir 23 °C
  • Adana 27 °C
  • Antalya 26 °C

Umut Oran: Ey PKK, derhal silahı bırak ve şiddeti terket

Umut Oran: Ey PKK, derhal silahı bırak ve şiddeti terket
Umut Oran, “PKK’nın yarattığı vahşet ortamından faydalanmak için her türlü baskıyı arttıran ve hukuksuzluğu sıradanlaştıran AKP iktidarına karşı mücadele etmek de zorunludur” dedi.

CHP’li Umut Oran, PKK’ya silah bırakma çağrısında bulunurken, kazılan hendeklerin AKP’nin baskıcı anlayışına hizmet ettiğini belirtti. Umut Oran, “PKK’nın yarattığı vahşet ortamından faydalanmak için her türlü baskıyı arttıran ve hukuksuzluğu sıradanlaştıran AKP iktidarına karşı mücadele etmek de zorunludur” dedi.

“Bu millet ve bu ülke AKP parti-devletinin zulmü altında acı çekmektedir. Halkımız bu büyük tehlikeyi bir an evvel görmek, yeniden umutlu yarınların hayalini kurabilmek için örgütlenmek ve mücadele etmek zorundadır. Başka bir kurtuluş yolu yoktur. Türkiye, AKP’nin otoriter zihniyetini de PKK’yı da aşmak zorundadır.”

Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı, CHP’li Umut Oran, PKK’ya silah bırakma çağrısında bulunurken, kazılan hendeklerin AKP’nin baskıcı anlayışına hizmet ettiğini belirtti. Umut Oran, “PKK’nın yarattığı vahşet ortamından faydalanmak için her türlü baskıyı arttıran ve hukuksuzluğu sıradanlaştıran AKP iktidarına karşı mücadele etmek de zorunludur. Bu millet ve bu ülke AKP parti-devletinin zulmü altında acı çekmektedir. Halkımız bu büyük tehlikeyi bir an evvel görmek, yeniden umutlu yarınların hayalini kurabilmek için örgütlenmek ve mücadele etmek zorundadır. Başka bir kurtuluş yolu yoktur. Türkiye, AKP’nin otoriter zihniyetini de PKK’yı da aşmak zorundadır” dedi.

Umut Oran, bugün yaptığı yazılı açıklamasında şunları kaydetti:

Türkiye Cumhuriyeti’nin en vahşi terör saldırılarıyla karşı karşıya kaldığı bugünlerde, geniş toplum kesimleri; AKP’nin ve yaptığı her kanlı eylemle AKP’nin otoriter yönetim anlayışına hizmet eder duruma gelen PKK’nın gerici ve bölücü tehditleriyle karşı karşıyadır.

Düne kadar Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı müzakere masaları kuran AKP ve PKK, bugün de rejim değişikliği tehdidini teşvik eden politikalar gütmektedir.

Özellikle PKK, uyguladığı vahşi terör eylemleriyle, yaptığı ırkçı açıklamalarla, şehirlerin ortasına “hendek” kazarak AKP’nin baskıcı anlayışına hizmet etmektedir.

Şüphesiz ki PKK bir terör örgütüdür. PKK’nın ya da başka adlarla masum insanları bombalayan yan kuruluşlarının saldırıları insanlık ve nefret suçudur, hiçbir koşulda kabul edilemez. Hangi etnik kökenden olursa olsun tüm yurttaşlarımızın PKK’ya ve teröre karşı “amasız”, “fakatsız” karşı durması demokratlığın ve insanlığın gereğidir. Türkiye’nin demokrasi kültürüne ve hukukun üstünlüğüne inanan her vatandaşı için PKK’yı lanetlemek bir görev ve sorumluluktur.

Bu anlamda ilk adım olarak tüm siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve halkımızın “PKK’ya Derhal Silah Bırakma!” çağrısı yapması gerekmektedir. HDP ve ilişkili yapıları PKK’yla olan tüm bağlarını koparmalıdır. Demokrasiyi, PKK’nın kanlı silahlarının gölgesinden kurtarmak hem Kürt kökenli yurttaşlarımızın hem de tüm demokrasi âşıklarının asli görevi olmalıdır. Halkın oylarıyla seçilen ve diğer 3 partiyle birlikte TBMM’de milletin iradesini temsil eden HDP’nin PKK’ya karşı net tavır alması bölge halkının da özgürleşmesi için bir fırsat yaratacaktır. PKK’dan kurtulmuş olan bir Türkiye’de çözülemeyecek hiçbir sorunun olmadığı görülecektir.  Türkiye’nin huzur içinde yaşayacağı o günlere ulaşmak için ben de “PKK’yı Derhal Silah Bırakmaya” ve demokrasimizin üstünden kanlı gölgesini çekmeye çağırıyorum. Bugüne kadar PKK’yla yakın ya da uzak ilişki içine girmiş olan her bir yurttaşımızın da PKK’ya karşı net tavır alması gerektiğine inanıyorum.

Ancak tek başına bu tavır yeterli değildir. PKK’nın yarattığı vahşet ortamından faydalanmak için her türlü baskıyı arttıran ve hukuksuzluğu sıradanlaştıran AKP iktidarına karşı mücadele etmek de zorunludur. Türkiye, büyük bir hızla otoriterleşerek, hak ve hukuk tanımaz bir parti-devlet yapısına dönüşmüştür. Devletin tüm gücünü elinde toplayıp keyfi yönetim anlayışının aygıtı haline getirmek isteyenler, köklü Cumhuriyet geleneğimizi de hiçe saymaktadır. Ülkemizi sonu gelmez bir kaosa sürükleyecek ve demokrasiyi rafa kaldıracak olan “başkanlık hedefi” de hiçbir şekilde ülkemizin ve milletimizin yararına değildir.

Yaşadığımız günler kaos günleridir ve gidişat, toplu bir yıkımı işaret etmektedir.

Bu millet ve bu ülke AKP parti-devletinin zulmü altında acı çekmektedir. Halkımız bu büyük tehlikeyi bir an evvel görmek, yeniden umutlu yarınların hayalini kurabilmek için örgütlenmek ve mücadele etmek zorundadır. Başka bir kurtuluş yolu yoktur. Türkiye, AKP’nin otoriter zihniyetini de PKK’yı da aşmak zorundadır.

Bu itibarla her yaştan halkımızı bir kez daha cesur olmaya, güzel yurdumuzu zindana çevirenlere karşı uyanık olmaya ve Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlık yolunda yürümeye çağırıyorum. “

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)