• BIST 109.050
  • Altın 153,015
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 17 °C
  • Adana 18 °C
  • Antalya 17 °C

Üniversitelerimiz neden etkili değil?

Hasan GÜNEŞ

Bir toplumun kalkınmasında üniversitelerin yeri ve önemi tartışılamaz.  Üniversiteler bir ülkenin öngördüğü insan gücü yetiştirilmesi ve gelişmesinde önem taşıyan bilimsel araştırmaların yapıldığı kurumlardır. Ancak, üniversitelerin varlığını gerçek anlamda devam ettirmeleri etkili olmalarına bağlıdır. Bu niteliklerin başında üniversite yöneticilerinin liderlik davranışı sergileyip sergilememesi gelmektedir. Çünkü, üniversitelerin amaçlarının gerçekleştirilesinde birinci derecede sorumlu olan yöneticilerdir.  YÖK;TUBİTAK yöneticilerinin yanında üniversite rektörlerinin, dekanları, bölüm başkanı ve anabilim dalları başkanlarının liderlik davranışını oynayıp oynayamamaları üniversitelerin etkililiğinde belirleyici bir öğe olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ancak, bu konuyla en başta sorgulanması gereken yöneticilerin atanmasında liyakat ölçütüne göre atanıp atanmadığıdır. Atanmalarında bu önemli ilkeye uyulmadığı açıktır. Bununla beraber bazı yöneticilerin bilim dışı tutum ve davranış içinde olduğunu görüyoruz. Öyle ki, eğitim düzeyinin yükselmesi ile belli ki yandaşı olduğu AKP’nin oy oranının düştüğü yönünde söylemlerde bulunan rektör yardımcıları bulunuyor. Böyle bir üniversite ikliminde etkililiği beklemek hayalden öteye gidemez. Yine, üniversite rektörlerinin atanmasında demokratik yöntemlerin gerekli olduğu yönünde her parti lideri  demeç verirken, bu ilkeye uyulmadığı bilinen bir gerçektir. Özellikle bu tutuma uzun yıllardır iktidarda buluna AKP ortaktır.

Diğer taraftan, üniversitelerin etkili olması bir ölçüde öğretim elemanlarının yeterli olgunluk düzeyinde olması gerekmektedir. Ancak, burada sorunlarımız bulunuyor. Öyle ki, öğretim elemanı alımlarında “ise göre adam” ilkesi yerine “adama göre” iş ilkesinin hüküm sürdüğü gazete ilanlarıyla karşılaşmaktayız. Yine,  kadro dağılımı, özlük hakları ve araştırma projelerinin desteklenmesi konularında bazı öğretim elemanlarının ayrımcılığına tabii olduğunu görüyoruz. Böyle bir örgüt ikliminde etkililiği beklemek hayalden öteye gidemez.

Diğer taraftan bir örgüt olarak üniversitelerin etkiliği, öğretim elemanlarının yine üniversitelerin amaçlarına bağlılık gösterdiği bir iklimde gerçekleşebilir. Oysa düşüncelerinden dolayı soruşturma geçiren, yöneticilerin tutum ve davranışına karşılık kurumuna yabancılaşan öğretim elemanları bulunmaktadır. Çünkü, bu öğretim elemanları düşük  iş doyumu moral ile çalışmaktadır.

Yine, özellikle Doğu ve Güneydoğu Bölgelerinde yeterli sayıda olmadığı için çok sayıda ders okutmak zorunda kalan öğretim elemanları bulunmaktadır. Böyle bir üniversite ikliminin örgütsel etkililik konusunda başarı göstermesi beklenmemelidir.

Üniversite- çevre ilişkileri bu örgütlerin etkililiğinde önemli bir işleve sahiptir. Üniversite- çevre ilişkileri toplumsal bakış açısıyla ele alınmalıdır. Maalesef, üniversite- çevre ilişkisinin kapitalist ilişkiler bağlamında ele alındığını görüyoruz. Öyle ki, üniversitelerde genellikle kapitalist düzenin düzeninin sürdürülmesine yönelik araştırmaların destek gördüğünü görmekteyiz. Böyle bir yapıya sahip üniversitelerin toplumsal gerçeklikle ilgisi olacağını ve etkili olacağını kim söyleyebilir?    

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)