• BIST 101.892
  • Altın 189,295
  • Dolar 4,6043
  • Euro 5,3842
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 23 °C
  • Adana 25 °C
  • Antalya 25 °C

Ya Cumhuriyet ya da Diktatörlük

Torun Ahmet TÜRKMEN

Meclis, Cumhuriyetin kuruluşundan sonra en anlamlı ve en önemli sınavını veriyor. Başkanlık sistemini tartışıyor. Başkanlık sistemi tartışması altında Cumhuriyet rejimi tartışılıyor. Bir bütün olarak ülkemizin, Türkiye halkının geleceği tartışılıyor. Bu tartışmalar ve ardından olası halk oylamasında Cumhuriyetin geleceği oylanacak.

Bu süreçte AKP çevrelerinin, siyasi iktidarın taslağın özünü toplumdan saklayan, geniş halk yığınlarından ve özellikle kendilerine oy verebilecek çevrelerden kaçırma çabaları oldukça düşündürücüdür. “Yangından mal kaçırır gibi” tasarının halk düşmanı özü geniş kesimlerce tartışılmadan gündeme getirilmesi dikkat çekicidir. Dikkatli bakan gözlerin dikkatinden “ birilerinin talimatı ile halkın arkasından nasıl dümen çevrildiği” kaçmamaktadır. Özellikle Meclis TV kapatılarak, diğer kanallara sansür konularak halkın haber alma hakkının gasp edilmesi nasıl bir ruh hali içinde olduklarını ortaya koyması anlamında oldukça önemlidir. Medyanın bu tutumu tarihe kara bir leke olarak düşecektir.

Halktan korkuyorlar!

Dün Mecliste ortaya koydukları tablo gerçekten çok trajikomikti. AKP çevrelerinin tasarının özüne hiç dokunmayan, çizgilerini savunmakta zorlanan, aciz, zavallı, silik görüntüleri görülmeye değerdi. Savunmaya çalıştıklarından utandıkları görüntüsünü önleyemediler. Kimi MHP milletvekillerinin, daha önceki söylemlerinden çok farklı, adeta tüm söylemlerini yalayıp yutan tutumları nedeniyle olsa gerek utançtan başlarını kaldıramaması çok ilginç görüntüler oluşturdu. Maddelere geçilip geçilmeyeceği oylamasında her AKP vekilin başına bir denetçinin koyulduğunu görüyoruz. Milletin vekilliği kavramını ayaklar altına nasıl düşürdüklerini gördük. AKP kendi vekillerine güvenmiyor. Tüm bunlar halkın gözü önünde yapılıyor.

Göreceli olarak uzunca bir süre sürmesi beklenen bu süreç daha önce başbakanın “oylama OHAL altında yapılmayacak” açıklamasına rağmen birkaç gün önce OHAL’in uzatılması açık bir korkunun belirtisi olarak okunması gereken bir olgudur. Halk desteklerinin günden güne düşmesi OHAL’in uzatılmasının ana gerekçelerinden birisidir. Baskıyı ve şiddet ortamını bu nedenle körüklemektedirler. Bu yanıyla terör örgütlerine ve Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu bu kırılgan dönemden yararlanmak isteyen dış güçlere ortam yaratmaktadır. Kısmen de olsa kendilerine zarar verse de ana hatları ile bu ortamın kendilerine yarar sağladığını düşünmektedirler. Ülkenin yıkımı pahasına.

Bu teklif halkın iradesini yok sayan bir teklif.

Yüzde ellinin üstünde oy alsa bile halkın yüzde yüz iradesine ipotek koymayı hedefliyor. Eksiklikleri de olsa parlamenter sistemdeki kimi demokratik ögeleri yok saymayı temel alıyor. Yasama, yürütme ve yargı fonksiyonlarını tek bir kişinin, diktatörün eline veriyor. Ülke yönetimini adeta “egemen- teba” ilişkisi çerçevesinde bir yönetime çeviriyor. Buna bir de diktatörün aynı zamanda iktidar partisi başkanı olması gerçeğini eklersek ülkenin “Parti devletine” dönmesi bir anda gerçekleşmiş olacaktır.

Ülke tam bir kaos ortamı yaşıyor.

Siyasal, sosyal istikrarsızlık had safhada. Ekonomi tüm dinamikleri ile büyük açmaz yaşıyor. Hiçbir pozitif gelişme beklenmiyor. Bu süreç yeni bir tur istikrarsızlığın kapısını aralayacağa benziyor.

Bu kaosu öncelikle çözecek anahtar Meclis’tedir. Bu yanlışlık meclisten geçmemelidir. Sağduyulu, bu teklif eğer meclisten ve halktan geçerse ülkenin nelere gebe olduğunu gören AKP ve MHP vekilleri üzerinde seçmenlerin baskı kurması büyük önem taşımaktadır.

Ülke gündemi zor ve daha da sancılı sürece giriyor.

Ülkesini seven, demokratik, özgür bir Türkiye özlemi taşıyan her bireyin bu süreçte yapabileceği çok şey var. Bu basit bir siyaset yapma çabası değildir. Ülkenin geleceğinin tümden şekilleneceği bir süreçtir. Bilinmelidir ki, başkanlık tasarısı eğer kabul edilirse bu siyasal sistemin çökmesi anlamına geleceğini bilelim. Bir daha partiler asli görevini yapamayacaklardır. Seçimlerin yapılıp yapılmayacağı meçhuldür. Yapılsa da bu biçimsel bir seçim olacaktır.

Önümüzde iki seçenek var; Ya Cumhuriyet ya da Diktatörlük.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      1234567
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)