• BIST 105.700
  • Altın 191,389
  • Dolar 4,5854
  • Euro 5,3525
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 25 °C
  • Adana 28 °C
  • Antalya 25 °C

Yağma Hasan’ın böreği, ye babam ye!

Torun Ahmet TÜRKMEN

   Siyasi iktidarın uyguladığı ‘yağma ve talan’ politikası, o kadar ‘ayyuka’ çıktı ki, bin bir türlü önlem alsalar da bu görüntünün ortaya çıkması  engellenemiyor.

     Ülke ‘kader’ seçimine giderken, ‘zararın neresinden dönersek kardır’ anlayışı ile davranan AKP iktidarı’ hesabını yaptığı, beklenti içinde olduğu verilere bir türlü ulaşamıyor.

     Bir çok ‘konsepti’ ya şimdiden çöktü, ya da çökmek üzere.

     İyi Parti'yi seçime sokmama hesabı yapılırken, CHP’nin bir hamlesiyle, daha ilk günden bu hesap yerle bir oldu. 

    Kürt oylarının toparlanması, HDP’nin baraj altında tutulmasıyla oy ve parlemento çoğunluğu oluşturma beklenirken, Kürt seçmen içinde güçlü bir direnç ortaya çıktı. Bunun sonucu olarak, Demirtaş’ın Cumhurbaşkanı adayı çıkarılarak, belkide HDP’nin alacağı oyun üzerine 1-2 puan ekleme yapılıyor. 

    En önemlisi 4 muhalefet partisinin birlikte oluşturdukları ortak platform somut sonuç alarak, ülkenin önünü açabilecek, AKP’de keskin kırılma yaratabilecek bir ortak deklarasyon açıklama noktasına geliyorlar. Kim bilir bu sürecin içine kısa süre sonra HDP’de girer.

     Türkiye siyasetinde ilk defa gerçekleşen , çok farklı anlayış ve çevreyi buluşturan böylesine bir birlikteliğin oluşmasındaki payları nedeniyle buna önderlik eden tüm liderlere buradan teşekkür etmekte yarar var. Burada, ana muhalefet partisinin ve onun başkanının özel rolünü de özellikle vurgulamak gerekiyor.

     Alan çakışmalarında net bir şey görülüyor; AKP artık alan hakimiyetini kaybetti. En çok destek verdiği noktalarda ‘pul pul dökülüyor’ Bu dökülmenin en çok hissedildiği yerlerden biri, büyük şehirlerdeki, büyük umut bağladıkları ‘Kürt oyları’ oluyor. 

    Aynı etki ve algı değişikliği, işverenler ve işveren örgütleri içinde hissediliyor. Etkisinin seçim günü hissedilebileceği bu olgu AKP’nin ‘kabus’ noktalarından biri olacaktır. İşverenler içinde ‘üretimdeki güç kaybının’ AKP iktidarı döneminde düzelme şansının olmadığı görüşü hakim.

     Bu değerlendirmeler benim bizzat ‘alan’ çalışmalarından edindiğim, yaşadığım gerçekler.

     İşte benim gördüğüm bu gerçeğin, siyasi iktidar liderliği tarafından da görüldüğü gerçeğinden hareketle, ülke çapında ‘açık bir’ talan politikasının uygulandığı görülüyor. Bu durum kontrol edilemez bir noktaya gelmiş durumda.

   Bugünkü Cumhuriyet gazetesinde haberleştirilen ‘bir bakanla, bir büyükşehir belediye başkanı arasındaki çıkar ortaklığı ve devlet ihalelerinin nasıl paylaşıldığı kanıtlarıyla birlikte ortaya konuyor. Tam bir kokuşma hali.

     Bu gerçeği bilen ve gören kimi AKP kalemşörleri, son dönemdeki yazılarında bunu dillendirmeye başladılar. Hatta seçim sonucunda büyük bir ‘yargılanma’ sürecinin başlayacağı ifade ediliyor. 

    Tam bir panik havası oluşmaya başladı.

    Bunun da etkisiyle devletin kimi kurumlarında muhalefete karşı ‘hoşgörü’ eğilimi ile, resmî olarak uygulanan şiddet ve baskı politikası atbaşı gitmeye başladı.

     Seçim kampanyası sürecinde bu eğilimin, eğer büyük bir hata yapılmaz sa, daha da güçlenebileceğini söyleyebiliriz. 

    Son 16 yıllık süreçte ilk defa inisiyatif tümden muhalefet güçlerinde.

     Bu durum iyi değerlendirilir, yeni güçlerin ve bireylerin katılımıyla bu süreç derinleştirilirse, demokratik ve özgürlükçü bir Türkiye’nin önü açılır. Parlementer sistem güçlendirilmiş kurumlarıyla yeni bir şekilde kurulabilir.

     Evet, bu gerçekleşebilir. Neden  olmasın...

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)