• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 26 °C
  • Adana 28 °C
  • Antalya 28 °C

'Yalancının doğrusunu bin kez sorgula'

Nahit DURU

Bir yanda PKK, diğer yanda IŞİD terörü Türkiye'de dehşet saçıyor. Halk tedirgin, Güneydoğu'da yaşayan yurttaşlarımız perişan. Bir yanda PKK, diğer yanda güvenlik güçleri.

Bu günlere nasıl gelindi sorusuna yanıt aramadan önce, gözlerden kaçan, ancak usta gazeteci, ağabeyim Sencer Güneşsoy'un uyarısı ile okuduğum bir haberi aktarmak istiyorum.

Cumartesi günü Sözcü gazetesinin iç sayfalarında PKK ile ilgili bir haber şu başlıkla yer aldı:

"Açılım sürecinde yaptıkları yığınağın boyutu 51 günde ortaya çıktı...

Sur'da kuşatılan teröristler günde 30 bin mermi yakıyor"

Haberi okudukça insanın tüyleri diken diken oluyor. 

Merminin tanesi 21 sent. Ve günde 30 bin mermi... 

Haber yalanlanır veya bir açıklama yapılır diye 3-4 gün bekledim. Ancak, ne Genelkurmay'dan, ne İçişleri, ne Milli Savunma bakanlıklarından, ne de başka yetkiliden aykırı bir ses geldi. 

Demek ki haber doğru.

Günde 30 bin mermi. Ayda 900 bin, iki ayda 1 milyon 800 bin mermi...

Mermilerin yanı sıra bazukalar, havan topları, roket atarlar yani ağır - hafif saldırı ve savunma silahları. Bir de insansız uçak...

Bir günde sağlanabilecek silah ve cephane değil. Tıpkı, barikatların kurulması, hendeklerin kazılması, tünellerin açılması gibi... 

Tam 3,5 yıl... Askerin, polisin terör odaklarına baskın yapması "çözüm süreci yara almasın" denilerek önlenmedi mi?

Askerlerin yazılı olarak talep ettikleri operasyon başvurularına mülki amirler yanıt vermeyerek, ya da reddederek terörün palazlanmasına yol açmadılar mı?

Bu silahlanmayı, Temmuz 2015'e kadar görmeyen bir iktidara sihirli bir el değiyor ve  AKP iktidarı, PKK ile mücadeleye karar veriyor. Sonra anlıyoruz ki, AKP milliyetçi oylara göz dikmiş ve yeniden seçime karar vermiş.

Sonra ortalık toz duman. 

1991 yılında İstanbul İl Başkanlığı döneminde Recep Tayyip Erdoğan'ın  hazırlattığı Kürt Sorunu raporunda , "PKK terörünü kınadığımız kadar devlet terörünü de kınamak" ifadesine yer veriliyordu.

Bunu neden hatırlattım.

PKK'yı yok edeceğiz diye,  masum çocuklar, kadınlar sivil halk da teröristlerle birlikte öldürüldüler mi? Günlerce evlerinde korku ile bekleyen, yiyecek ekmek bulmakta güçlük çeken insanlarımız sıkıntı yaşamadı mı? Sokağa çıkma yasağı nedeniyle Hastaneye gidemeyen yaralı ve hastalardan, hamile kadınlardan yaşamlarını yitiren olmadı mı? Yurttaşlarımızın ölülerini bile zamanında toprağa veremediği günler yaşanmadı mı?

Kimse zekamızla oynamaya kalkmasın.

Terörle mücadele edilirken bölge halkı büyük zarar gördü. 

Devlet "kurunun yanında yaş da yanar" deme hakkına sahip değildir. Devlet vatandaşının yaşam hakkını güvence almak zorundadır.

Ama ne gezer.

Kentlerde yaşayanların korkulu rüyası haline gelen IŞİD için günümüz Başbakan'ı Dışişleri bakanı olduğu dönemde, IŞİD'i hafife alarak,  2014 yılının Ağustos ayının ilk günlerinde şunları söylememiş miydi:

" IŞİD dediğimiz yapı radikal, terörize gibi bir yapı olarak görülebilir. Ama oraya katılanlar arasında Türkler, Araplar, Kürtler vardır. Oradaki yapı, daha önceki hoşnutsuzluklar, öfkeler, büyük bir cephede geniş bir reaksiyon doğurdu... IŞİD öfkeyle büyüyen bir tehdit ama işin özünü unutmamak lazım."

Dün bu sözleri söyleyenler bugün başka konuşuyor. Dün, Güneydoğu'da devlet terörü olduğunu iddia edenler bugün, "sivil halk ölüyor, çocuklar ölmesin" diyenleri "vatan haini" ilan ediyor. 

Bizleri yalanla uyutmaya çalışıyorlar.

Halkımız şu sözü bir kenara yazsın.

"Bir kez yalanını yakaladığın kişinin doğrusunu bin kez sorgula."

Bu kadar vurdum duymazlık, terörün finansmanı nasıl  sağladığı sorusunu da akla getiriyor.

Teröristler bu silah ve cephaneleri, bombaları, insansız uçakları almak için parayı nereden buluyor, bunları kimlerden satın alıyor. Kimler yardım elini uzatıyor teröristlere.

İyi de kim hesap soracak PKK ve IŞİD'e yardım edenlerden?

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)