• BIST 106.843
  • Altın 142,635
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 32 °C
  • Adana 32 °C
  • Antalya 29 °C

Yalanlara karşı çıkmak mesleki bir görevdir

Haluk ŞAHİN

Gazeteciliği sıradan bir uğraş olmaktan çıkartan özelliklerden birisi, "hakikat"in insanları özgür kılacağı inancıdır. (Bilim insanları için de benzer şeyler söylenebilir.)

Bu inancın gereği olarak; gazeteciyi, olgular aracılığı ile doğruyu ararken, yalanlarla mücadele eden insan olarak görebiliriz.

Hele bağnazlık, kin ve nefret gibi sislerle karartılmış alanlarda, yalanlarla mücadele özel bir önem kazanır. Çünkü yalanlar, konuyu araştıranları yanlış yerlere yönlendirir ve  doğruların ortaya çıkartılmasına da engel olurlar...

                                ***

Türk-Ermeni ilişkileri böyle bir konudur. Yalanların sisini delip gerçekleri görmek zordur. 

Hrant Dink davasının 10. yılında karşı karşıya bulunduğumuz karmaşa bunun bir kanıtı. Cinayetin arkasındaki güçlerle ilgili olarak 10 yılda söylenenler, yalanların ne kadar oynak olabileceğinin de göstergesidir.

Başlangıçta, suikast aşırı milliyetçi ve ırkçı bir gencin ve taşradaki bağlantılarının eseri olarak gösterilmişti. 

Sonra, çerçeve büyütüldü, darbe yapmak için gerekçe arayan bazı derin çevrelerin, başka bir deyişle "Ergenekon"un parmak izlerini taşıdığı öne sürüldü. 

Şimdi ise, herşeyin, Ergenekon kumpasına destek üretme çabasındaki Cemaat'in marifeti olduğu belirtiliyor. 

Aradan 10 yıl geçtikten sonra hala yeni deliller bulunması bu taraftaki yalan katmerlerinin kalınlığını gösteriyor.

                               ***

Bizde durum böyle. Ya Ermeni tarafı? Orada yalan yok mu?  

Ben son iki yılı yalanlarla karartılmış bir başka suikastı araştırarak geçirdim. Yaptığım araştırmanın sonuçları yakında Unutulmuş Bir Suikastın Anatomisi adıyla kitap olarak çıkacak.

O suikastın kurbanları Türkiye'nin Los Angeles Başkonsolosu Mehmet Baydar ile yardımcısı Bahadır Demir'di.  

Bahadır arkadaşımdı. 30 yaşındaydı. Ölümünden 4-5 ay önce Los Angeles'te konuşmuştuk. İyi yetişmiş, hayat dolu, ilerici bir genç adamdı.

Katili Gürgen Yanıkyan ise 77 yaşında, 1945'te İran'dan ABD'ye göç etmiş Ermeni kökenli bir Amerikalı idi.

Geriye dönüp baktığımızda 27 Ocak 1973'te  Santa Barbara'nın en lüks otelinde gerçekleşen bu cinayetin 20. yüzyıl'ın en önemli suikastlarından biri olduğunu görebiliyoruz. Çünkü, Yanıkyan'ın çağrısı ile başlayan ve 20 yıl kadar süren terörist eylemlerinde 31'i Türk diplomat olmak üzere 90'ı aşkın insan öldü, yüzlercesi yaralandı, rehin alındı...

1915 mağduru Ermeniler adına yapıldığı iddia edilen bu terör eylemleri nedeniyle Türkiye'deki Ermeniler de çok sıkıntı çektiler, çünkü onlara karşı nefret söylemi üretmek için bekleyenlere bol bol malzeme verdiler.  

Hep böyledir: Nefret kendi karşıtını üretir. Yoksa yaratır.

Bu eylemler yüzünden Türklerle Ermenilerin uzlaşma ve barışma takvimi en az bir kaç kuşak geriye atıldı. 

Ben hep arkadaşım Bahadır'a 1973'te sıkılan kurşunların 36 yıl sonra arkadaşım Hrant'a saplandığını düşünmüşümdür. Bence, Yanıkyan olmasaydı Ogün Samast da olmazdı.  

Ama barış ortamında Bahadır'la Hrant arkadaş olabilirlerdi.

                                 ***

Peki, kimdi bu Yanıkyan?  Kimin adamıydı ve neyin kavgasını veriyordu? 

Son zamanlarda gizliliği kalkan bin sayfaya yakın FBI raporunu ve bir süre gözden kaybolan ve yeniden ortaya çıkan 800 sayfa dava tutanaklarını okuduktan ve bilimsel araştırmaları inceledikten sonra şunu biliyorum:  

O azılı bir yalancıydı!

Birileri onun yalanlarını kendi amaçları için kullandılar. 

Türk ve Ermeni halkları arasında barış ve dostluğun kurulabilmesi için karşılıklı olarak yalanların aşılması gerekiyor! 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)