• BIST 102.270
  • Altın 149,533
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 14 °C
  • Adana 23 °C
  • Antalya 20 °C

Yanlışlıklar komedyası

Haluk ŞAHİN

Alman komedyen Jan Böhmermann’ın ZDF televizyonunda okuduğu taşlama şiir üzerine seyretmeye başladığımız  komedyadan söz ediyorum.

Başka bir galakside yaşamıyorsanız mutlaka duymuşsunuzdur: Böhmermann’ın okuduğu şiir başta hedef aldığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türk hükümeti tarafından tepkiyle karşılandı; Erdoğan’ın avukatları cezai dava açılması için Şansölye Angela Merkel’in hükümetine başvurdular; Merkel dava açılması için izin verdi; şiir ZDF arşivinden çıkarıldı; tepkilerden korkan komedyene koruma verildi, olay büyüdü, pek çok komedyen ve sanatçı Böhmermann’a desteğini belirtti, vb. vb.

Hikaye henüz bitmiş değil, daha çok şeyler duyacak göreceğiz.

Gelelim yanlışlıklara:

Bence birinci yanlışlık komedyen Böhmermann’ınkiydi. Okuduğu metin gerçekten iğrenç ve rezil yakıştırmalar içeriyordu. Bırakın bu gibi konularda hoşgörü eşiği düşük olan Erdoğan’ı, başkalarını da kızdırır, öfkelendirirdi. Diyelim ki, bu bir taşlamadır, aşırı gidebilir. O zaman da Böhmermann bunu mertçe yapabilmeliydi. Oysa burada ucuz bir kurnazlığa başvuruyor, o  iğrenç sözleri hem söylüyor, hem de “Bakın bunları söyleseydim yasaları çiğnemiş olurdum!” diyor, yani kendisine söylememiş muamelesi yapılmasını istiyordu.

 Bizde bu yönteme bir zamanlar magazin gazetelerinde başvurulurdu: “Şu rezalete bakın, ahlak kalmadı mı?” manşetinin altına dans ederken öpüşen çiftin kocaman fotoğrafları konurdu.

İkinci yanlışlık, Erdoğan ve avukatlarınının konuyu en üst düzeyde protesto ederek ve cezalandırma isteyerek büyütmesi. Böyle üzerine gidilmeseydi, saman alevi gibi sönüp giderdi. Büyük çoğunluğun ruhu bile duymazdı.  Şimdi bilmeyen yok. Almanya ve Avrupa’da pek çok kişinin bunu Türkiye’de basına reva görülen muamelenin intikamı olarak algıladığı anlaşılıyor...

En önemlisi, bizim siyasetçilerin asla öğrenmek istemediği: Şairlere ve taşlamacılara karşı dava açıp tarihsel anlamda kazanan olmuş mu? Bugün Veziri Azam Bayram Paşa mı hatırlanıyor, yoksa şair Nef’i mi? Baskıcı Abdülhamid, Şair Eşref’i susturup unutturabildi mi? 

Üçüncü yanlışlık, doğrudan doğruya Şansölye Merkel’in. Göçmen antlaşması nedeniyle Erdoğan’a karşı elinin zayıf olduğunu herkes kabul ediyordu. Ancak, Erdoğan’ın talebi üzerine soruşturma başlatırken komedyenin söyledikleri için “açıkca incitici” olduğunu söylemesi doğru muydu? Böyle bir ifade yargıyı etkilemez miydi? Nitekim, daha sonra bizzat kendisi bunun bir yanlışlık olduğunu itiraf etti ve “keşke söylemeseydim” dedi. 

Ayrıca, Almanya’da yabancı devlet adamlarına hakarete ilişkin yasa maddesinin 2018’de kaldırılacağı ilan edildiğine göre, söylenenler ne kadar ağır olursa olsun, bu davadan bir şey çıkmayacağını görmek için derin hukukçu olmak gerekmiyor.

 Ben Erdoğan’ın avukatlarının yerinde olsam davayı geri çeker, zararın neresinden dönülse kardır derim.

Daha önce dediğim gibi, günümüz koşullarında bazı davaları kazanabilmek mümkün değil, ama kaybedebilmek mümkün!  Bu onlardan biri!

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)