• BIST 104.918
  • Altın 147,061
  • Dolar 3,4842
  • Euro 4,1810
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 21 °C
  • Adana 27 °C
  • Antalya 25 °C

Yarın 15 Temmuz hüzün doluyor insan

Mustafa Necati Yıldırım

Yandaş metin yazarı takliti yapayım dedim ama yok, kafiye olmadı. Olmaz ki... Tüm entelektüel faaliyetin baskılandığı, dışlandığı yerde açılan boşluğa dilediğiniz kadar “yerli ve milli” tıkıştırmaya çalışın ortaya trajikomedi dışında bir şey çıkmaz.

yazidetay.png

Malum afişleri görmeyen kalmamıştır herhalde. En hafif tabiriyle bir grafik kazası ya da photoshop kabusu olarak nitelenebilecek bu işlere bir de Fetöcü asker niyetine 1991 Körfez Savaşı sırasında çekilen David Turnley'in ikonik Black Star fotoğrafını yerleştirmeleri gerçekten çok hoş. Ajansa nasıl bir brief verildi acaba? Yani muhtemelen bir ajansa yaptırılmıştır, yandaş bir ajansa. “Yandaş ajans” kulağa ne tuhaf geliyor değil mi? Ama artık böyle zamanlardan geçiyoruz. 

Peki 15 Temmuz anıtlarına ne demeli... Hele Haran’a dikilen, Sayın Cumhurbaşkanı’nı tankı durdururken tasvir eden bir tane var ki, baktıkça insanın içi acıyor. Bu ülkenin bir vatandaşı olarak Sayın Cumhurbaşkanı’nın Plastip Şov karakteri gibi gösterilmesi şahsen benim zoruma gidiyor. Ama işte böyle zamanlardan geçiyoruz. Heykelden bunu anlamamız gerekiyor.

yazidetay2.png

15 yılı aşkın zamandır, önce yavaş sonra giderek ivmesini artırarak bütün ülkeyi saran; kamusal alanı, akademiyi, evlerin içini teslim alan sığlığa, kendini inanç ve gelenekle meşrulaştıran cehalete alışmaya zorlanıyoruz. Daha da kötüsü doğru düzgün zihinsel bir hazırlığı olmayan bir kesime sistematik olarak sermaye transferi gerçekleştirilmesinin müptezel sonuçlarıyla yüzleşiyoruz.

Ancak giderek daha sık gözlemlenen bir durum var ki, bu müptezellik artık sadece bu mahallenin sorunu değil. Büyük Adalet Yürüyüşü’ne toplumun tüm kesimlerinden katılım olması, yandaş kalemler arasında dahi memnuniyetsizliğin ‘yol gösterme’ adı altında daha sık dile getirilmeye başlaması, karşı mahallede alttan alta her zaman yürüyen “İslam’dan entelektüel çıkar mı,” tartışmasının yeniden alevlenmesi ve üretilen bunca mağdurun kader ortaklığı, Yürüyüş öncesinden çok daha farklı bir sosyolojik zemine işaret ediyor.

yazidetay3.png
Özellikle 28 Şubat’tan bu yana yaşanan süreç -yetişen nesil de diyebiliriz- laik/seküler kesimi Müslüman muhafazakarlarla aynı ülkede yaşaması gerektiğine hem zihnen hem de siyaseten ikna etmiş görünüyor. Her ne kadar tersine propaganda aralıksız çalışsa da -aşırı ulusalcıları bir kenara koyarsak- ülkenin seküler kesiminin inançlı kesimiyle bir alıp veremediği yok. Tıpkı seküler mahallesi sayılabilecek Fenerbahçe Parkı’nda kızlı erkekli, türbanlı şortlu gençlerin bir arada caz konseri dinleyebilmesi gibi. Bunun altında yatan temel neden ise basit. Eğer seküler biriyseniz kimin nasıl yaşadığı umurunuzda olmaz. İşte aslında bu umursamazlık tehdit değil, bizatihi mütedeyyin yaşam tarzının da teminatıdır.

Bu yüzden 2019’a giderken başta CHP ve ‘adalet’ çatısı altında bir araya gelen tüm bileşenlerin önünde çok sıkı bir ajanda durmaktadır. Her fırsatta, her ortamda, her yolla; her şehirde, kasabada, köyde, eldeki tüm olanakları birleştirip koordine ederek insanımıza ulaşılmalı ve herkes için adalet isteyen, tektipleştirmeyen, ötekileştirmeyen, herkesin yaşam alanına saygılı, birbiri ile etkileşim halinde bilimde, ekonomide, kültürde, sanatta tüm dünyaya ilham olabilecek yepyeni sentezler yaratan barış içinde bir toplum olabilmek için birbirimize ne kadar ihtiyacımız olduğu anlatılmalıdır.

Artık memleketteki bütün mahallelerin toplanıp tam aralarından geçen, kokusundan pencere açamadığımız dereyi islah etmenin yollarını araması vakti gelmiştir. 

En azından birbirimizden öğrenebileceğimiz çok şey olabileceği fikrine zihinlerimizi açık tutabilirsek herkesin ezberini bozacak yeni ufuklar yaratabiliriz. En azından eli yüzü düzgün afiş ve heykel yapmayı iyi bilir ve isteyen herkese öğretebiliriz. Ya siz?

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)