unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Necdet Saraç

AKP Afrinden İstediğini Alır mı?

22.02.2018 15:41

Afrinle ilgili zafer şarkıları söyleniyor olsa da siyasi aktörün çok bol olduğu bir bölgede, 40 küsur yıldır denenen yöntemlerle zaferin kolayca kazanılamayacağı belliydi.  Bir ayı aşan süredir manevra yapılan, girilen bütün bölge 8-10 kmyi geçmiyor. Kafasını bildik televizyon kanallarından çeviren, Türkiyede alternatif haber sitelerini veya uluslararası medyayı az buçuk takip eden herkes hem bu gerçeği, hem de Afrinin çıkmaz bir sokak olduğunu görür.

Bu gerçeğe rağmen Kürt paronayısı ile birleşen mezhepçilik ve iktidar hırsı Türkiyeyi yeni ve büyük bir çıkmaza doğru taşıyor. İnsan, bataklıkta yaşananlara baktıkça AKPye kadar Türkiyedeki tüm iktidarların, en azından diplomatik açıdan Orta Doğuya mesafeli durmalarının tesadüf değil, birkaç yüzyıllık bir tecrübenin sonucu olarak bilinçli bir tavır olduğunu bir kez daha görüyor…

RUSYANIN SESSİZ ONAYI
Bu bölgede birilerinin yüzde yüz olarak birini kontrol ettiğini düşünmek doğru olmaz, zira herkes kendi çıkarları ve mantığı doğrultusunda hareket ediyor diyen Rusya Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Konstantin Kosaçev bölgedeki durumu bütün çıplaklığıyla özetliyor. Yani Kosaçev diyor ki, bölgede kimin eli kimin cebinde belli değil…

Belli olan ise şunlar: Afrin harekatı, Türkiye açısından ne söylenirse söylensin, seçim yatırımın ötesine geçemiyor. Güvenlik bir yana yeni kaos ve güvensizlik alanları açıyor. Türkiye, iç siyasette aktör gibi görülse de, harekette yardımcı oyuncu durumunda. Operasyonda asıl oğlan Rusya…

Rusyanın sessiz onayı ile yapılan  Afrin hareketi, Kürtleri yola getirmek, ABDnin bölgedeki etkisini kırmak, Türkiyeyi NATO ile karşı karşıya gelmesine zemin oluşturmak, Suriye ile Türkiyeyi masaya oturtmak ve Suriyeyi tek parça haline getirmek için yapılıyor…

PYDden desteğini çekmeyeceğini ama ayar vereceğini açıklayan ABD ise bir başka asıl oğlan olarak hem Kürtlerle ilişkilerini koparmak, hem de bölgedeki ağırlığını kaybetmek istemiyor ama Barzaniden sonra bu kez PYDye ayar veriyor…

Özetle işin çok zor ve çetrefilli olduğu kesin. İş ne iç kamuoyuna Türkiyenin bekası söylemi üzerinden milliyetçilik pompalamak kadar veya ABD büyükelçiliğinin bulunduğu caddenin ismini değiştirerek o caddeye Zeytin Dalı Caddesi demek kadar kolay değil…

Nereden tutsan elinde kalacak bir süreç yaşanıyor…

TSK ile adı birlikte anılan ve adındaki özgürlük kavramı ile uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmayan, ne olduklarına karar vermek için tiplerine bakmanın yeterli olduğu operasyon ortağı ÖSO meselesi ise başlı başına ayrı bir konu…

Operasyonun bir ayağının bölgede hiç olmayan IŞİDe karşı düzenlendiğinin ya da "harekatın Suriyenin toprak bütünlüğü için yapıldığını söylenmesi de başlı başına ayrı konular...

Milyonlarca Suriyeli sığınmacının, Kürtlerden dolayı değil IŞİDden ve savaştan kaçarak Türkiyeye sığındıkları bilinse de, savaş bitince Suriyeli sığınmacıları geri göndereceğiz söylemi ise komik bile değil…

İnsanın sayılardan ibaret olduğu bölgede ölümler mi? Geçin o konuyu, ölümler meselenin en önemsiz yanı!

İŞİN RENGİ DEĞİŞTİ!
Türkiyede resmi kaynaklar bombaladık ve geri çekildiler deseler de Afrine gideceği günlerdir konuşulan ve ağırlığını Alevi ve Şii milislerin oluşturduğu Suriye Halk Güçleri Afrine girmiş durumda. Hem Afrin kaynakları, hem de Suriye kaynakları bunu doğruluyor.

Bu gelişmenin bölgedeki işleri Türkiye açısından daha da karmaşık hale getireceği kesin. Kürtler zaten bir süredir Suriye ordusunu gel topraklarını koru diye göreve çağırıyorlardı. Şimdi, Kürtlerle Suriye yönetimi resmi bir anlaşma yapıp, Afrinde yönetim Şama geçip YPG güçleri Suriyenin doğusuna çekilirse ne olacak?

Bu durumda AKP açısından en doğru yol, bu gelişmeleri görerek operasyonun sessiz ortağı Rusyanın da uzun süredir istediği gibi, kapalı kapılar ardında görüşmeleri sürdürmek yerine, açık açık Esad ile masaya oturmak ve Afrini teröristlerden temizledik, Suriyenin birliği için Şam yönetimine devrettik açıklaması yaparak kendi sınırlarımız içine çekilmek olsa da, hiç değilse şimdilik işin böyle olmayacağı açık…

Oysa yapılması gereken bu! Bu yapılmadığı taktirde uzun değil kısa vadede bu operasyonunun başarısız olduğu iç kamuoyunda da ortaya çıkacak. Başarısızlığı göstermemek için, beklenen başarısızlık kızgınlığı, kızgınlık ise daha fazla saldırganlığı  tetiklerse, müneccim olmaya gerek yok ki, sonuç bugüne kadar yaşananlardan daha da büyük bir felakete dönüşür…

Bu gerçeğe rağmen, Erdoğanın da, AKP ve MHP kurmaylarının söylemleri maalesef oy oranlarını arttırmak için savaş ve kutuplaştırma üzerine kurgulanmış durumda. İktidardan nemalanan herkes YPG ve PKK üzerinden yürütülen Kürt düşmanlığının ve savaşı genişletmenin bayraktarlığını yapıyor. Tıpkı 7 Haziran 2015 sonrası olduğu gibi…

Ancak bilinmeli ki, aynı hesap her zaman tutmaz, bu savaşın sonuçlarının alanda da, sandıkta da kazananı olmaz. Abdülkadir Selvi gibilerin verdikleri gazlar seçim kazandırmaz, seçim kaybettirir…

Afrinden dolayı Abdülkadir Selvi her ne kadar AKPyi yüzde 55lerde gösterse de, AKPnin zoraki ittifak arayışı Afrine rağmen AKPde işlerin yüzde 51i aşacak şekilde iyi gitmediğini gösteriyor.

KÜRTLER OLMADAN İKTİDAR OLUNAMAZ
MHP ve BBP ile ittifak yüzde 51 için önemli görünse de, Anadolu topraklarında en azından 500 yıldır değişmeyen bir gerçek var. 1514de Çaldıranda, İdris-i Bitlisi ittifakı sayesinde Şah İsmaile karşı kazanan Yavuz Selimden bu yana Kürtleri yanına almayan veya Kürtlerden destek görmeyen hiç kimse iktidar olamamıştır. Bu sonuç 1920 Meclisi için de, 1923de Cumhuriyetin ilanı için de geçerlidir!

1950de Menderesle başlayan, AP ve ANAPla devam ederek, AKPyle bugüne uzanan tablo ise ortada... Bu tabloya CHPnin son 70 yılda iktidara en çok yaklaştığı 1977 seçim sonuçlarını da, CHPnin 41 ilde belediye başkanlığını kazandığı 1989 Yerel Seçim sonuçlarını da dahil etmek gerekir…

1 Kasım 2015 seçimlerine ve 16 Nisan 2017 referandumuna baktığımızda da benzer bir sonucu görürüz; Hepsinde de Kürt oyları iktidar için belirleyici olmuştur…

Nitekim, AKPyi yeniden iktidar yapan 1 Kasım seçimlerinde Kürtlerin en yoğun yaşadığı illerde oyların yüzde %43,16sını HDP,  %45,90ını AKP almıştır.

Ülkeyi tek adam rejimine götüren 16 Nisan referandumun da Diyarbakır başta olmak üzere Kürtlerin en yoğun yaşadığı illerde seçmen ağırlıkta HDPnin yanında durarak Hayır demiş olsa da, Hakkari, Şırnak, Muş, Siirt gibi illerde Evet için ciddi bir kayma olmuş ve iktidar lehine sonucu etkilemiştir…

AFRİN AKPYE KAYBETTİRİR
Afrin operasyonu uzarsa, bu işten AKPnin kazançlı çıkması mümkün olmaz. Klasik YPG-PKK-Terörist tartışması yapmayacaksak, Kürtlere yönelik düşmanca tutumla birleşen ve bir savaşa dönüşen Afrin Hareketi uzadıkça iç kamuoyunda yaratılmaya çalışılan algının tersine Kürtler ve kentliler AKPden daha da uzaklaşacağı için AKP hem oy, hem de iktidarı kaybedecektir…

OHAL ve savaş koşullarında, üstelik telefonla yapılan kamuoyu yoklamalarının doğru sonuçlar vermesi mümkün olmaz. Buna rağmen yapılan kamuoyu yoklamalarında AKP hiç de söylendiği gibi yüzde 55-60 bandında çıkmıyor. Hatta Afrinden dolayı AKPnin oylarının arttığını gösteren kaynaklar bile, iktidarın yönlendirmesi ve OHAL operasyonları nedeniyle  önemli ölçüde görünür olmaktan çıkan, belirleyici bir siyasi aktör olmaktan uzaklaşan HDPyi en kötü olasılıkla yüzde 9 - 9,5 bandında göstermek zorunda kalıyorlar. Bu sonuç bile HDPnin gücünü koruduğunu, tepki oylarıyla birlikte barajı geçeceğini açıkça gösteriyor…

Kürtlerin desteği alınmadan iktidar olunamayacağı gerçeği kuşkusuz yalnızca AKP için geçerli değil. Asıl ve önemli ölçüde CHP için de geçerli. CHP eğer iktidar olmak istiyorsa, acaba ne derler sendromunu bir an önce terk edip,  Kürt meselesinde de,  savaşa karşı da daha gerçekçi ve özgün bir tavır almalı, Kürtlerin çözüm için yöneldiği parti olmalıdır…

Milliyetçi ve muhafazakar yaklaşımlardan çekinerek savaşa karşı barışı savunmadan alternatif olmak, iktidar için kitleleri inandırmak ve yüzde 51i yakalamak mümkün değildir!

Türkiyeye yazık oluyor. Türkiyeyi normalleştirmenin yolu savaştan değil, barıştan, diyalogdan, demokrasiden ve özgürlüklerden geçiyor…

 

 

 

 

 

Eğitim