unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Haluk Şahin

Alametler belirdi: Ne yapmalıyız?

23.11.2015 08:22

Türkiyenin iyi bir yere doğru gitmediğini görüyor, hissediyoruz. O konuda çok yazdık çizdik. Ya dünya?

Oradan gelen sinyaller de bazı şeylerin çok, ama çok yanlış olduğunu gösteriyor.

Yoksa, diyorsunuz, doğasında savaşkanlık bulunan homo sapiensin şiddetli kaşınma dönemine mi girdik yine?

Nitekim, yaşanmakta olanın, Üçüncü Dünya Savaşının düşük yoğunluklu evresi olduğunu iddia edenlere rastlanıyor. Bunun yoğunluğunun her an artabileceğinden endişe edenler var.

Alametler belirdi. Hiç olmayacak şeyler oluyor. Demek ki, çok daha garipleri de olabilir.

Soğuk Savaşın bitiminden sonra oluşmuş olan normallik ölçütleri zorlanıyor.

NATO ve ABnin merkezi, can sıkıcı bürokrat kenti Brükselde üç gün süreyle hayat durdu. İnsanlar sokağa çıkamadılar. Yeni normal bu mu?   

ABD Başkanı Obama, Paris saldırılarından sonra Bu türden saldırıların hayatın yeni normali olmasını kabul edemeyiz.  İŞİDi yok edeceğiz! dedi.

Günaydın!

Ve diyelim ki ettiniz, ya Donald Trumpı ne yapacaksınız?

Hayır hayır, Donald Trumptan korkmuyorum, onun temsil ettiği zihniyetin bu kadar destek kazanmasından korkuyorum.

Yoksa ne olacak, Donald Trump dedikleri, garip saçlı, aşırı hırslı, zengin soytarının teki! 

Bu tiplerden bizde de bulunur: İnşaat işlerinden büyük paralar vurmuşlardır. Şimdi kısa yoldan toplumsal itibar da istediklerinden ya spor kulüplerine yönetici olurlar,  ya da medya işlerine girerler.

Genellikle ikisini de ağızlarına yüzlerine bulaştırırlar. Çünkü ne gazeteciliğe inanırlar ne de spora. 

Kendilerini çok zeki ve çalışkan sanırlar ve bunların her sorunu çözebileceğini savunurlar. Oysa gerçek hayat çok daha karmaşıktır. Orada duyarlılık, merhamet, hakşinaslık, sevgi, erdem gibi değerlere de ihtiyaç vardır.

***

Trumpın  Mecidiyeköyde kulesi var. Kalktı, 2016 seçimleri için Cumhuriyetçi Partiden aday adayı oldu.

Amerikanın normalidir, her seçimde üç beş çatlak adaylığını ilan eder. Medyaya malzeme sağlar. Birkaç haftada fos diye söner. Gülünür geçilir.

Ama bu kez öyle olmuyor:  Aradan aylar geçtiği halde Trump hala Cumhuriyetçi adayların en başında gidiyor. Hem de neler söyledikten, ne zırvalar yumurtladıktan sonra.

En sonucusunu biliyorsunuz, ABDdeki tüm müslümanların sicilinin tutulmasından yana olduğunu söylemişti. Ayyıldızlı armalarını takmadan sokağa çıkmalarının yasaklanmasının iyi olacağını söylemesine ramak kalmıştı… 

Şimdi kıvırtmaya çalışıyor ama fark etmez. Adam açıkça ırkçı, kadın düşmanı, savaş tamtamcısı… 

Ve toplantıları hala tıklım tıklım doluyor.

İşte dehşet verici olan bu: Donald Trump gibi bir adamın ABD Başkanlığına ciddi ciddi aday olabilmesi. İnsanların ona laf yetiştirmek zorunda olması. Kapkara faşizan gündemin tartışılabilir hale gelmesi.  

Amerikanın yeni normali bu ise, diğerlerininki ne olur?

Aman ha, alametler kötü: Dünyanın neresinde olursak olalım, hayatı yaşanır kılan temel uygarlık değerlerine  (Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik) sımsıkı sarılmak zorundayız!

Eğitim